10. Hukuk Dairesi 2024/14958 E. , 2025/1579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1754 E., 2024/1536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İvrindi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/163 E., 2023/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1988 tarihinden beri Balya Ziraat Odasına 3277 numara ile kayıtlı olduğunu, aynı tarihte işe Kurum giriş bildirgesi de verildiğini, 2000 yılı sonuna değin çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığını, gerekli başvurular yapılmasına karşın davalı Kurumca Bağ-Kur sigorta tescili yapılmadığını, 1479 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılanların 3 ay içinde kayıt ve tescil yaptırmaları gerektiğini aksi halde Kurum tarafından resen tescil yapılması gerektiğinin hükme bağlandığını, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun'la 1479 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar esnaf sanatkar siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna kaydı olanlardan gelir vergisi mükellefi olanlar mükellefiyetin başlangıç tarihinden itibaren sigortalı sayıldıklarını, 1479 sayılı Kanun'un 3165 sayılı Kanun'la değişik açıklanan hükmünün sigortalılık için aradığı şartlar dikkate alındığında vergi kaydı başlangıç tarihi itibarıyla zorunlu sigortalı olarak Bağ-Kur kapsamında değerlendirilme konusunda yasal zorunluluk bulunduğundan davacının sigortalılık tescil tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 01.01.1988 tarihinden itibaren tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan evvel Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını davada İvrindi İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Kurum kayıtlarının tetkikinde Altıeylül SGM'nin 16196698 sayılı görüş yazısında Kurum kayıtlarında davacıya ait belge ya da bilgiye rastlanmadığını, bu nedenle 2926 sayılı Kanun kapsamında davacının geriye dönük 4/b Tarım Bağ-Kur tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının talebinin kabulünün hukuken mümkün olmadığını, 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesiyle eklenen Geçici 18. madde gereği başvuru süresinin 02.02.2004 günü itibari ile sona erdiğini 04.10.2000 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkanı sağlayan Geçici 18. maddeden yararlanabilmek için hem süresi içerisinde başvurmak hem de maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmek gerektiğini, süresi içerisinde müracaatta ve borçlanma talebinde bulunmayan davacının geriye dönük olarak vergiye kayıtlı süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitinin de hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.01.1988 - 31.12.2000 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur (4/1-b) sigortalısı olarak tescilinin mümkün olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun ...nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karara gerekçe yapılan bilirkişi raporunun yasaların varoluş amacına aykırı olduğunu, davalı Kurumun resen tescille görevli olduğunu, yasanın kendisine yüklediği işlemi yerine getirmediğini, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.