10. Hukuk Dairesi 2024/14827 E. , 2025/876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3219 E., 2024/2548 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/19 E., 2024/172 K. Taraflar arasındaki Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05.12.2022 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurarak, müvekkilinin 1994 yılı ve sonrasındaki döneme dair aralıksız, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetlerinden kaynaklı Bağ-Kur sigortalılık günlerinin tesciline karar verilmesi talep ettiklerini, başvuruya davalı Kurumca dava tarihine kadar cevap verilmediğini, taleplerinin zımnen reddedildiğini, müvekkilinin Denizli ili, Güney ilçesi ... Mahallesi (Köyü)'nde doğduğunu, yaşamını burada sürdüren müvekkilinin babasına/ailesine ait tarlada (Üçkuyular mevkiinde bulunan tarla vasıflı taşınmaz) uzun yıllar kesintisiz olarak sürdürdüğü tarımsal faaliyetler (tütün yetiştiriciliği) ile geçimini sağladığını, davacı müvekkilinin davalı Kurum mevzuatı kapsamında, davaya konu süreler içerisinde bir işverene iş akti ile bağımlı işçi olarak çalışmamış veya kendi nam ve hesabına farklı bir bağımsız esnaflık faaliyetinde bulunmadığını, davalı Kurum tarafından, davacı müvekkilin tarımsal sigortalılığı açısından, davaya konu 01.06.1997 ile 31.12.2005 tarihleri arasındaki sürelerde, mülga 2926 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4b hükümleri kapsamında kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunmasına karşın tarımsal sigortalılığı kayıt ve tescil edilmediğini, tevkifat kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 01.06.1997 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar aralıksız biçimde tütün teslim ettiğini, yani müvekkilinin dava konusu edilen süreler içerisinde (başvurumuza davalı kurumca yanıt verilmediğinden Kurumca kabul edilen süre olması halinde bu süreler haricinde kalan dönem için) geçimini kesintisiz olarak, kendi nam ve hesabına tarımsal ürünleri sıralı olarak dikip, üretip işleyerek ve bunları satarak sağladığını, davalı Kurum yasal ve anayasal ödevini ihmal ederek müvekkilinin dava konusu süreler içerisinde sigortasız kalmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle 01.06.1997 tarihi ile 31.12.2005 tarihi arasında bulunan (başvurumuza davalı kurumca yanıt verilmediğinden Kurumca kabul edilen süre olması halinde bu süreler haricinde kalan dönem için) mülga 2926 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4b hükümleri kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğinin tespiti ile tesciline, yargılama harç ve giderleriyle ücret-i vekaletin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile öncelikle davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, müvekkil Kurumun Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan 10.08.2015 ve 30.11.2015 tarihli Genel Yazılarda Mülga 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescili yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tavkifatı yapılan çiftçilerin tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle sigortalılık başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesabına intikal etmesi şartıyla tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren sigortalılıkları başlatılacak, herhangi bir kurum kuruluş veya meslek kuruluşlarında üye kaydı bulunmayanların, tevkifatın yapıldığı tarihte sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının olması halinde, tescil tarihi itibarı ile sigortalılıkları devam edeceği, tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihten önce veraset ilamı almış olması şartıyla zilyedinde bulunan tarlaların tapu tescil kayıtlarını tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihten sonra yaptırmaları halinde bu kayıtlara itibar edileceği ve sigortalılıklarının devam ettirileceğinin açıklandığını, davacının müvekkil Kuruma bildirimleri doğrultusunda yıllara ve tutarlara ilişkin kesintiler yapılarak Kurum kayıtları oluşturduğunu, bu sebeple Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğundan işbu talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacı davasını ispatlamak zorunda olduğunu, dava konusunda davalı Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının 01.06.1997 - 31.12.2005 tarihleri arasında davalı Kurum tarafından tescil edilen süreler dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sigorta prim tevkifatına binaen 01.06.1999 - 31.12.2005 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, Kurum kayıtlarına tesciline dair hüküm kurulduğunu ancak mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığını, toplanan deliller ışığında sübut bulmayan bu tespite itirazları olduğunu, 2005 yılından bu yana geçen dava konusu, süre yönünden dava zamanaşımına/hakdüşürücü süreye uğradığını, hak düşürücü süreye uğramış olan davanın kabulüne karar verilmesi usul hükümlerine uygun olmadığını, diğer taraftan davacı taraftan bilinmesine rağmen aradan geçen bunca zaman sonra böyle bir davanın açılmış olmasının da hakkın açıkça kötüye kullanımından ibaret olduğunu, davacının davasını şüphe götürmez bir şekilde ispatlamak zorunda olduğunu ancak davanın ispatlanmadığını, yapılan yargılamada Kurum kayıtları ve diğer kayıtların getirtildiğini, tanık dinlendiğini davacının fiili çalışması kesin delillerle ortaya konamadığını, dinlenen tanıkların net bir şekilde davacının tütün ekim çalışmasını gördüklerini ifade etmediklerini, toplanan deliller ışığında sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının mevzuata uygun olmadığını, davanın kamu düzenini ilgilendirdiğinden ancak kesin delillerle ispatı gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca davalı Kurumun kayıt ve belgelerinin esas olup aksi ancak eşdeğer yazılı belgeler ispatlanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri, 2926 sayılı Kanun V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekiği, süre yönünden dava zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığı, diğer taraftan davacı taraftan bilinmesine rağmen aradan geçen bunca zaman sonra böyle bir davanın açılmış olması da hakkın açıkça kötüye kullanımından ibaret olduğu, davanın ispatlanamadığı, yapılan yargılamada Kurum kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmiş, tanık dinlenmiş, davacının fiili çalışması kesin delillerle ortaya konamadığı, dinlenen tanıklar net bir şekilde davacının tütün ekim çalışmasını gördüklerini ifade etmediklerini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77b06f915bd125df c399a4001d3f3b78