Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/14804 E., 2025/877 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14804 E., 2025/877 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14804
Karar No
2025/877
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

10. Hukuk Dairesi 2024/14804 E. , 2025/877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1656 E., 2024/2036 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/99 E., 2024/3 K. Taraflar arasındaki Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçimini herhangi bir işverene bağlı olmaksızın, kendisine, eşine ait ve kiralamak suretiyle kullandığı tarım arazilerini kendi adına ve hesabına ekip biçmek yoluyla elde ettiği tütünleri yine kendi adına ve hesabına satmak şeklinde yürütmekte olduğu tarım işleriyle sağlamakta olduğunu, davacının, 5510 sayılı Kanun ve 2926 sayılı mülga Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, adı geçen Kanun kapsamında sigortalı sayılacaklar arasında olduğunu, 24.03.2023 tarihinde davacının Tarım Bağ-Kur'u kapsamına alınması için Denizli SGK İl müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, SGK İl Müdürlüğü 03.04.2023 tarihli cevabi yazısında "...kesinti tutarlarının güvence hesabına intikal ettiği dönemlerde adınıza tahakkuk eden sigorta prim tutarlarından mahsup edildiği tespit edilmiştir. " şeklinde, 18.04.2023 tarihli 2. cevabı yazıda "....Bağ-Kur kapsamındaki hizmet sürelerinizde bir değişiklik olmamıştır..." şeklinde cevap verilerek davacının sigortalılığının 01.06.1997 tarihinde başlatılmış olduğunu, taleplerinin ret edildiğini beyanla, davacının zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1999 -31.12.2002 tarihleri arası olarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davanın, tespiti istenen en son tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle tevkifata istinaden sigortalılıklarının başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunanlar ile tescillerini yaptırmak üzere müracaat edenlerden müstahsil makbuz ibraz edemeyenlerden talepte bulunanların da bildirim listeleri titizlikle kontrol edilmek suretiyle araştırılarak, bildirim listelerinde kesinti yapıldığı tespit edilenlerin tebliğde belirtildiği gibi, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi, tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının da tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının da aynı tarih itibariyle sona erdirilmesi gerektiğini, Fatma Sorkun'un vergi kayıt sürelerine istinaden 05.03.1997-31.12.1998 tarihleri arası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesini birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince sigortalı sayıldığını, Bağ-Kur sürelerine yapılacak işlemlere esas olmak üzere talep etmesi halinde ödeme sürelerinin ve tarihlerinin dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun gereği 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği isteğe bağlı statüde değerlendirileceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosyaya celp edilen kesinti belgeleri incelendiğinde davacının ... şirketine yapmış olduğu satıştan dolayı 1997 yılında prim kesintisi yapıldığı, 1998 yılında ... şirketinden kesinti yapıldığı, 1999 ve 2000 yıllarında ... şirketine prim kesintisi olmaksızın satış yapılmış olduğu, 2001 yılında ...'e prim kesintisi olmaksızın satış yapıldığı, 2002 yılında TTL adlı şirkete prim kesintisi yapılmaksızın satış yapıldığı, davacıdan 1997 ve 1998 yıllarında prim kesintisi yapılmış olup yukarıda değinilen emsal karara göre izleyen yıllarda prim kesintisi bulunmasa dahi ürün satışı yapılmış olması halinde bu dönemlerin de Bağ-Kur sürelerinin tespitinde dikkate alınması gerektiği, buna göre 1998 yılını izleyen 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait ürün satışına dair belgelerin dikkate alınması gerekirken hizmet sürelerinde dikkate alınmaması yönündeki Kurum işleminin yerinde olmadığı bu nedenle davanın kabulü ile davacının 01.01.1999 - 31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, Kurum işlemlerinin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, ayrıca bu tür tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek olan tanıkların tespiti istenen sürede davacıyı yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi gerektiği, tanık beyanları ile yazılı belgeler birbirini teyit etmesi gerektiğinden bahisle istinaf talebinde bulunmuştur. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri, 2926 sayılı Kanun. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkil Kurum yazışmaları incelendiğinde görüleceği üzere davacının işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca bu tür tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek olan tanıklar tespiti istenen sürede davacıyı yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi gerektiği, usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme tarafından verilen davanın kabulüne ilişkin kararına karşı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı