10. Hukuk Dairesi 2024/14616 E. , 2025/2967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/36 E., 2024/149 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 1997-31.06.2006 yılları arasında ön muhasebe, yönetici, sekreter olarak aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, davalı şirkete 2000 yılında SGK’dan denetime gelindiğini, kendisinin 2000/03 ayında 15 gün, 2001/01 ayında 31 gün olmak üzere toplamda 46 gün sigorta bildirimi yapıldığını, işyerinde çalıştığı tarihlerde firmaya ait, irsaliye ve faturalarda ve diğer işyeri belgelerinde kendisinin el yazısı bulunduğunu belirterek 1997-31.06.2006 tarihleri arasındaki sigortalı çalışma süresinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içinde talep edilmediğinden reddi gerektiğini, davacının davalı iş yerinde 1997 tarihinde işe başladığını, maaşından kesinti yapılmasını istemediğini beyan ederek SGK’ya bildirim yapılmasını istemediğini, davacının polis olan eşinin 31.06.2006 tarihinde Iğdır’a tayini çıkması üzerine kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının işten ayrıldığı tarihte aylık 550,00 TL ücret aldığını, davacının işten ayrılırken davalı şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığını beyan edip davanın reddini savunmuştur. Davalı Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının sicil dosyasından davalı iş yerinde çalışmalarına rastlanmadığını, davalı iş yerinin 01.01.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığını, iş yerinin varlığının ve Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, hizmet tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi, Kurum kayıtlarının aksine eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2020 tarih, 2014/126 E., 2020/147 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacı ...'ın davalıya ait 01.1000920.... iş yeri sicil numaralı davalı iş yerinde; 01.11.1997-30.06.2006 arasında olmak üzere; toplamda 3.074 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarih, 2021/738 E., 2023/857 K. sayılı kararıyla davalı şirket ve davalı Kurum vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Somut olayın incelenmesinde; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde, davalı iş yerinden 2000/3. dönemde 15 gün, 2001/1. dönemde 31 gün bildiriminin yapıldığının anlaşılması karşısında; Mahkemece 22.04.2014 tarihinde açılan davaya göre; davacının 01.01.2000 öncesi çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirdiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında; işe giriş bildirgesi verilmeden önceki döneme yönelik çalışma iddiasının, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yıl sonundan itibaren başlamak üzere 5 yıl içerisinde ikame edilecek dava ile ileri sürülebileceği açıkça ifade edilmiş olup somut olayda 01.01.2000 öncesi dönem yönünden bildirim bulunmadığından ve blok çalışma söz konusu olmadığından davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın davalıya ait 01.100092... iş yeri sicil numaralı davalı işyerinde; 01.01.200-30.06.2006 arasında çalıştığının tespitine, 01.01.2000 öncesi dönem yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 1997-31.06.2006 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370, 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.