10. Hukuk Dairesi 2024/14484 E. , 2025/6785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2024/1491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/179 E., 2024/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ...'e ait villada 02.04.2006 yılında bahçıvan olarak çalışmaya başladığını, davacının çalışması ilk 4 yıl olan 2006-2010 yılları arası Ekim-Mart ayları arası haftada 3-4 gün, Nisan-Eylül ayları arasında ise düzenli olarak haftada 6 gün, 2010 yılı sonrasında ise yaz kış tüm aylarda sürekli olarak haftanın 6 günü kesintisiz çalıştığını, ancak davalı işveren tarafından davacının bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, Kurum yetkilileri tarafından yapılan denetimler sırasında 12.03.2014 tarihinde davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığına ilişkin tutanak düzenlendiğini, yine 13.03.2015 tarihinde davacının Kurum tarafından alınan ifadesinden sonra Yalova Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından gönderilen 28.04.2015 tarihli yazı ile yapılan tespitler sonucu geriye dönük olarak 1 yıllık hizmet süresinin sigortalılıktan sayılacağı daha önceki sürelerin tespiti için İş Mahkemesine başvurması gerektiğinin bildirildiğini, bu durum üzerine davacının iş sözleşmesi 02.04.2015 tarihinde davalı işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini beyanla, davacının davalılardan ... yanında 02.04.2006 ile 02.05.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi aşan çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davalı nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığını, davacının ... kalıcı konutları ... sk. No:... adresindeki yazlık ikametgahı ile ilgili olarak işyeri tespit tutanağının tanzim edilmiş olduğunu, bu adreste davacının çalıştığı hususunda gıyabında eksik ve yanlış beyanları içeren bir tutanak tanzim edilerek imza altına alındığını, anılan adreste mukim taşınmaz yazlık evin olduğunu, bir işyeri olmadığını, davacının ise geçici, ihtiyaç halinde çok kısa sürelerle çalıştığını, daha sonra meskenin olduğu çevreden ayrıldığını, davacının geçici, ihtiyaç halinde çağrı üzerine gelen ve karşılığında yevmiye alan bir kişi olduğunu, faaliyet kapsamı ile ilgili düzenli bir çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının tarım işçisi olarak bahçe düzenlemesine yardım etmek amacıyla geçmişte yazlık evde bazen haftada bir, bazen ayda bir, bazen de haftada iki gün faaliyette bulunduğunu, düzenli bir çalışmasının bulunmadığını, davacıya 2014 yılı Nisan 2015 yılı Nisan ayları arasında anlaşılan ücret üzerinden ödeme yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi asgari ücret üzerinden çalışmadığını beyanla davacı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının Kurum kayıtlarının incelendiğinde davacının SGK kayıtlarının düzenlilik göstermediğini, öncelikle çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun araştırılması gerektiğini, işyerinde ve komşu işyerinde çalışanların dinlenerek böyle bir çalışmanın olup olmadığı ve çalışma sürelerinin araştırılması gerektiğini, beyanla usul ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, davacının davalıya ait iş yerinde 02.04.2007-12.03.2014 tarihleri arasında Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarında 6 aylık dönemde haftada 3'er gün süre ile aynı tarih aralığında Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında 6 aylık dönemde haftada 1'er gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; Yalova İş Mahkemesinin, müvekkilinin yılın altı ayında haftanın yalnızca üç günü, geri kalan altı ayında ise haftada yalnızca bir gün çalışılmış olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin istemlerin reddi yönündeki kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Mahkemenin 30.04.2024 tarihli kararının bozularak davanın kabulüne hükmedilmesi gerekirken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/1573 Esas - 2024/1491 Karar sayılı ve İlk Derece Mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu yönündeki hükmünün isabetli olmadığını beyan etmektedir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tanıklarının gerçeği yansıtmayan yazılı ifadeleriyle hesap yapılmasıın hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz yazlık ev olup işyeri olmadığını, davacı müteveffanın geçici ve ihtiyaç halinde çağrı üzerine gelen ve karşılığında yevmiye alan bir şahıs olduğunu, 4 şahidin imzası bulunan mutabakat belgesinde davacının yaptığı işin ekim dikim bakım ve yetiştirme olarak kayıt altına alındığını, davacının vasıfsız bir tarım işçisi olduğunu, 12.03.2015 tarihli SGK denetmeni durum tespit tutanağının müvekkili gıyabında düzenlendiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; çalışma iddiasının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, bu tür davalarda belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin yöntemince araştırılması gerektiğini, fiilen çalışma iddiasının ispatlanması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.İnceleme konusu dosyada, sigortalı ...'ın 2007-2014 dönemi ile ilgili olarak ev hizmetleri şeklinde bahçıvan olarak geçen hizmetlerinin tespitini talep etmiş olup Mahkemece iki dönem halinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kış döneminde Ekim-Mart aylarında haftada bir gün olan çalışmasının haftanın yarısını geçmediği, bu haliyle çalışmalar süreklilik arz etmediğinden bu dönem yönünden ret kararı verilmesi gerekirken kabulü yönünde kurulan hüküm isabetsizdir. Bunun yanında yaz dönemi yönünden haftada üç gün olan çalışmaların bir gün olarak kendi içinde çelişkili olacak şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0952725d6bffa1c4 933eb82ed202828f