Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/14411 E., 2025/5169 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14411 E., 2025/5169 K. (07.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14411
Karar No
2025/5169
Karar Tarihi
07.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/14411 E. , 2025/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2256 E., 2024/2724 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/219 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; avukat olan müvekkilinin 18 yaş öncesinde 506 sayılı Kanun'a tabi olarak 47 gün sigorta kaydının olduğunu, avukat topluluk sigortası olarak 30.09.2008 tarihine kadar 5886 gün prim gün sayısının bulunduğunu, bu tarihten sonra da topluluk sigortası mevzuattan çıkarıldığından 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4-1-b(Bağ-Kur) maddesi gereğince zorunlu sigortalı olarak çalıştığını, 14.05.2019 tarihinde yaptığı başvuru ile sadece SSK Prim gün sayısı olan 5933 gün üzerinden tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasını, 5510 sayılı Kanun'un 4-1-b maddesi üzerinden yatırılan prim gün sayısı ile birleştirme yapılmamasını talep ettiğini, Kurum tarafından talebinin reddedildiğini belirterek davalı Kuruma yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile tarafına başvuru tarihinden itibaren talebi gibi sade 506 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından tarafından özetle; davacıya 22.04.2019 tarihli talebine istinaden davalı Kurum tarafından 01.05.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusuz kalmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava açılmasından sonra Kurum tarafından davacıya 22.04.2019 tarihli talebine istinaden 01.05.2019 tarihinden itibaren aylık bağlandığının, bağlanan aylıkta herhangi bir değişiklik yapılmadığının ve aylığını ödenmesine devam edildiğinin bildirildiği, davacının dava konusu olan talebi bakımından davanın konusuz kaldığı, Kuruma yaptığı başvurunun kabul edilmemesi nedeniyle davacının dava açmakta haklı olduğu ve davalı Kurumun yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu olduğu anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince HMK 353/1–b1 Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davaya konu uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 331. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 81ed6fef9cdcd4c7 9aa3afd1b9d1aed7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı