Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/14387 E., 2025/186 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14387 E., 2025/186 K. (08.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14387
Karar No
2025/186
Karar Tarihi
08.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14387 E. , 2025/186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 01.10.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/40 E., 2024/225 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı ihbar olunanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu uğramış olduğu maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki dilekçelerinde özetle; davayı kabul etmediklerini; trafik iş kazanın davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini; tüm kusurun davacıda olduğunu; davacının şöfor olarak çalıştığı; ücretinin asgari ücret olduğunu; işçilik alacaklarına ilişkin davanın derdest olduğu; maluliyet oranını kabul etmediklerini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. 2.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini; ... plakalı aracı 08.03.2014/20156 tarihleri arasında genişletilmiş kasko tüm otto sigortası kapsamında sigortaladıklarını; kaza başına manevi tazminat limitinin 30.000,00 TL olduğu; manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu; maddi tazminat talepleri ytönünden sorumluluklarının bulunmadığını; kusur ve teminat limitleri ile sorumlu olduklarını; davacının maluliyetinin engellilik değerlendirilmesi hakkını tespiti gerektiğini; PMF-1931 tablolarına göre hesaplama yapılması gerektiğini icraya tabi peşin sermaye değerinin zarardan indirilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğinini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, ... plakalı aracı ZMMS kapsamında sigortaladıklarını, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, tüm kusurun davacıda olduğunu, yokluklarında yapılan kusur tespitini kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan yeniden kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, davacıda kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ATK raporunun esas alınamayacağını, SGK'nın ödediği rücuya tabi peşin sermaye değerinin zarardan indirilmesi gerektiğini, maddi alacak kalemlerinin belli olmadığını, davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, aleyhe hüküm kurulmaması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile 1-Geçici iş göremezlik ödemesi olan 1.300,68 TL'nin olay tarihi olan 09.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Sürekli iş göremezlik ödemesi olan 1.284.240,83 TL nin olay tarihi olan 09.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat yönünden 5.000,00 TL nin olay tarihi olan 09.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ihbar olunanlar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada tarafı bulunmayan ve aleyhlerine hüküm de kurulmayan ihbar olunanların, hükmü istinaf etme yetkisi bulunmadığından kesin olarak istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. 2.İhbar olunanların temyiz istemi üzerine, ek kararlar ile istinaf istemlerinin reddine dair kesin olarak karar verildiğinden temyiz istemlerinin kesinlikten reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili, aleyhlerine hüküm kurulduğunu belirterek ek kararın kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının da bozulmasını talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili, aleyhlerine hüküm kurulduğunu belirterek ek kararın kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının da bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihbar olunan şirketlerin temyiz hakkının bulunup bulunmadığı ile buna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. 1. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, ihbar olunanlar hakkında aleyhe hüküm tesis edilmediği de belirtilmek suretiyle, ilgililerin istinaf hakkı bulunmadığından bahisle istinaf istemlerinin reddine ve ek karar ile temyiz dilekçelerinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesi hükmünde "ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere" şeklinde belirleme yapılmak suretiyle ilgili ihbar olunanlar hakkında hüküm tesis edildiği belirgindir. 2-Bir davada hüküm, ancak davada taraf olan hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece temyiz eden davanın taraflarına aittir. Asıl tarafın temyiz etmesi halinde taraf yanında yer alan yani müdahil olan da temyiz edebilir ve bu halde temyiz eden feri müdahilin temyiz eden asıldan ayrı olarak gerekli harç ve temyiz giderini yatırması halinde kararı temyiz etme hakkı doğar. Bunun bir tek istinası ihbar olunan hakkında bir hüküm kurulmasıdır. İhbar olunan hakkında hüküm kurulmuş ise bu halde ihbar olunan taraf müdahil olmasa ve taraflar temyiz etmese de hükmü tek başına temyiz etme hakkı elde eder. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.01.2016 tarih ve 2015/4-1348-2016/2 sayılı kararı) 3. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aleyhlerine hüküm kurulan ihbar olunanların istinaf hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunanlar yönünden işin esasına girip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istinaf isteminin reddine dair karar ile temyiz dilekçelerinin reddine dair ek karar isabetsiz bulunmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2024 tarihli ek kararlarının KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; KARŞI OY Davacı tarafından davalı ... Tarım ve Süt Ürünleri ...Tic. Ltd Şti. aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının yargılaması sırasında sigorta şirketleri ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. ye dava ihbar olunmuş, yargılama sonunda mahkemece “davanın kabulüne dair hüküm kurmuştur. Hüküm fıkrasının yazımı sırasında hüküm altına alınan miktarların davalıdan tahsiline karar verilmiş iken parentez içinde belirtilmek suretiyle “ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limitti ile sınırlı olmak üzere” ibaresi eklenmiştir. Sigorta şirketleri bu ibare nedeniyle haklarında hüküm kurulduğunu söyleyerek kararı istinaf etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sigorta şirketleri aleyhine hüküm kurulmadığı belirtilerek istinaf istemleri ret edilmiş, bu kararın temyizi üzerine de poliçe limitleri dikkate alınarak temyiz talebinin kesin olarak reddine karar vermiş olup, ihbar olunanlar vekilleri bu kararı temyiz etmiştir. Dairemiz çoğunluğu tarafından hükümde parantez içinde yazılan ibare aleyhe hüküm kurma olarak değerlendirilmiş ve istinaf taleplerinin kabul edilerek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Aşağıdaki gerekçelere göre sayın çoğunluk görüşüne tarafımdan katılınmamıştır. HMK 297. maddesinde hükmün kapsamı hükümde nelerin yer alacağı belirtilmiştir. Buna göre davada taraf olanların hak ve yükümlülükleri sıra numarası altında açıkça şüphe ve tereddüte meydan vermeyecek şekilde yazılması ile oluşturulacaktır. Somut olayda karar başlığında sadece bir davalı bulunmakta olup hüküm fıkrasında da hüküm bu davalı hakkında kurulmuştur. Davanın ihbarı iki sigorta şirketine yapılmış olup hüküm fıkrasındaki “ihbar olunan sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olacağı ibaresi” somut olaya da uymamaktadır. Devam eden maddelerde sigorta şirketleri aleyhine vekalet ücreti ve mahkeme masrafları da yükletilmemiştir. Bu ifade şekline göre ihbar olunanlar aleyhine hüküm kurulduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Parantez içinde yazılan ibarenin, icrai bir niteliği olmadığından, önceki karar kalıplardan kalan bir kalıntıdan ibaret olduğundan istinaf aşamasında da bir değer verilmemiş, istinaf talepleri reddedilmiştir. Red kararının temyizi de sigorta şirketlerinin poliçe limitlerine göre kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu nedenle reddedilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde olduğundan kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı