Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/14148 E., 2025/3069 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14148 E., 2025/3069 K. (26.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14148
Karar No
2025/3069
Karar Tarihi
26.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14148 E. , 2025/3069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2170 E., 2024/1836 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/15 E., 2022/234 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın davacı aleyhinde Düzce 2. İş Mahkemesi nezdinde 2017/242 Esas sayılı dosya ile iş kazasından bahisle maddi-manevi tazminat istemi ile dava açtığını, anılan davanın yapılan yargılaması esnasında SGK'nın davacı hakkında %10,1.lik maluliyetinin oluştuğuna ilişkin tespit kararına itirazın bulunması halinde bu konuda tespit davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, ...'ın, 26.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeni ile sürekli işgöremezlik derecesinin %8,20 olarak belirlendiğini, yapılan bu belirlemeye davalı şahsın vaki itirazı üzerine dosya Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiğini ve iş bu kere maluliyet oranının %10,1 olarak belirlendiğini, belirlenen bu oranın çok yüksek olup gerçek durumu yansıtmadığı gibi söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebileceklerini beyanla davalı ... için belirlenen iş göremezlik oranına itirazlarının kabulü ile işgöremezlik oranının ve başlangıç tarihinin belirlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum sigortalısı ...'ın davacı işyerinde çalışmakta iken maruz kaldığı iş kazası sonucu uğradığı iş gücü kaybı oranının tespiti ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebinde bulunduğunu, İş Kazası Tespit Komisyonu tarafından alınan 26.07.2017 tarih 2017/25 sayılı komisyon kararında olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılmasına karar verildiğini, İstanbul Bölge Sağlık Kurulu tarafından alınan 05.01.2018 tarih 20 sayılı Sağlık Kurulu Kararında adı geçenin iş gücü kaybı oranı %8,2 olarak belirlendiğini, sigortalının 23.02.2018 tarih, 2575413 sayılı dilekçesi ile İstanbul Bölge Sağlık Kurulu kararına itiraz etmesi üzerine dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiğini, iş gücü kaybı oranı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca %10,1 olarak belirlendiğini ve sigortalıya iş kazası sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası ile ilgili olarak davalı kurumun sağlık kurullarınca iş gücü kayıp oranı tespit edildi��ini, yapılan tespitlerde bir hata bulunmadığını, davalı Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davalı olduğu Düzce 2. İş Mahkemesinin 2017/242 E. sayılı dosyasında açmış oldukları iş kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat davasındaki sakatlık oranına karşı işbu dava açıldığını, davalı tarafın niyetinin diğer davayı uzatmak olabileceğini, davalı tarafın itiraz etmiş olduğu SGK Yüksek Sağlık Kurulunun %10,1'lik raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 26.09.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporuna göre maluliyetinin %7,0 olarak belirlendiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı ...'ın 26.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde uğramış olduğu meslekte kazanma gücü kaybı oranının 05.01.2015 tarihinden itibaren %7,0 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işgöremezlik oranının İlk Derece Mahkemesi kararında yapılan tespitten de düşük olarak tespitine karar verilmesinin gerektiğini beyan etmektedir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kaza sebebi ile sağlığını kaybettiğini, kazanın etkilerinin yoğun şekilde devam ettiğini, çalışamaz duruma düştüğünü, yeni bir işe girdiği zaman yaşadığı sağlık sorunu sebebi ile girdiği işlerden çıkartıldığını, düşük olarak belirlenen %7.0 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranını dayanak kabul eden yerel mahkeme kararını kabul etmediğini, davalının, raporlar arasındaki çelişki giderilebilmesi için ATK Genel Kuruluna sevk edilerek rapor aldırılması gerekirken, sadece ATK Üst Kurulu Raporu ile yetinilerek çelişkinin giderilememesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. 3-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan 28.04.2022 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurulu Raporunda davalı sigortalının maluliyet oranının %7,0 olduğu yönünde görüş bildirilmiş olduğunu, raporun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca iş gücü kaybı oranına ilişkin değerlendirmenin 10.09.2018 tarihinde yapılmış olduğunu, o tarihteki duruma göre %10,1 olarak belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'ın iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17.02.2020 tarih ve 2942 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 28.04.2022 tarihli rapor ile giderildiği anlaşılmakla taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 348fc3fcf1185604 466bce72692243f9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı