Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/14099 E., 2025/8681 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14099 E., 2025/8681 K. (23.05.2025) – Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14099
Karar No
2025/8681
Karar Tarihi
23.05.2025
Konu
Hırsızlık, Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14099 E. , 2025/8681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1356 E., 2024/159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/133 E., 2023/596 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi ...'in Türkiye İş Kurumu iş başı eğitim programı kapsamında davalı ...Ş.'de kasiyer olarak çalışmakta iken dava dışı .. .. tarafından tarafından markette silahla ateş edilmek suretiyle öldürüldüğünü belirterek, destekten yoksun kalan davacı çocuk için 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar müteveffanın görevinin ifası sırasında yaşadığı saldırı nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilmişse de olayın bir hırsızlık, gasp vb. şekilde müvekkili şirket mağazasına yapılan bir saldırıdan kaynaklanmadığını, müteveffayı öldüren failin mütevaffanın şahsi yaşantısından tanıdığı ve husumet yaşadığı bir kişi olduğunu, müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun ve ihmalinin olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Mahkemece iki farklı iş güvenliği uzmanı heyetinden alınan raporların birbiri ile uyumlu olduğu, illiyet bağının bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasına çalışma şartları ve ortamından kaynaklanan olumsuzluklar yada iş sağlığı ve güvenliği yönünden alınmamış olan güvenlik tedbirlerinin eksikliğinin neden olmadığı, olayda kusursuz olduğunun dosya arasına alınan kusur raporundan sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava dışı üçüncü kişinin silahla ateş etmesi şeklinde gerçekleşen ağır kusurlu ve kasıtlı eylemi neticesinde meydana gelen iş kazasında davalı işverenin özen yükümlülüğü kapsamında alabileceği bir tedbirin bulunduğundan ve sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun olduğundan bahsetme imkanı bulunmadığından kazanın gerçekleşmesinde dava dışı üçüncü kişinin kasıtlı eylemi nedeniyle iş kazası ile işverenler arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada alınan kusur raporlarının karar vermeye elverişli olmadığını, işverenin işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduğunu, işverenin iş kazasının olmaması için sadece mevzuatta yer alan önlemlerin alınması ile yetinemeyeceği, mevzuatta öngörülmemiş ancak bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı diğer iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini de alması gerekeceği, işverenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, işveren koruma önlemlerini almamış ise bu zararı tazmin etmek durumunda olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bec1124c0230c316 25e8c5308b4c57fb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı