Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/14038 E., 2025/2888 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14038 E., 2025/2888 K. (24.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14038
Karar No
2025/2888
Karar Tarihi
24.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/14038 E. , 2025/2888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1624 E., 2024/2172 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/181 E., 2023/403 K. Taraflar arasındaki maluliyet aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 23.08.2019 - 01.03.2023 dönemi talebine yönelik davanın reddine, 01.03.2023 tarihi sonrası talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 4/a sigortalısı olan müvekkilinin 2012 yılında geçirdiği ameliyat sonucunda sürekli maluliyet oranının %60 olarak belirlendiğini, müvekkilinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca engellilik indiriminden yararlanarak 01.04.2013 tarihinden itibaren maluliyet aylığının bağlandığını, kontrol muayenesinde maluliyet oranının %10 olarak belirlenmesi üzerine Kurumun rapor tarihinden itibaren aylığını durdurduğunu belirterek kanuna ve hukuka aykırı Kurum işleminin iptaline, durdurulan aylığının rapor tarihi olan 23.08.2019'u takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenmeyen sakatlık vergi indirimi nedeniyle yaşlılık aylıklarının her birinin ayrı ayrı hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin kanun ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 23.08.2019-01.03.2023 dönemine ilişkin maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddine, davacının 01.03.2023 tarihinden sonrası maluliyet aylığına yönelik talebinin konusuz kalması nedeniyle, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 13. ve 18. maddelerindeki düzenlemeye göre davacıdan Kurumca kontrol muayenesi yapılmasına ilişkin yeni bir rapor istenemeyeceğini, kaldı ki sağ böbreği alınan davacının zaman içinde iyileşmesi ve maluliyet oranının düşmesinin söz konusu olmayacağını, 01.12.2022 tarihli raporda %64 maluliyet olduğunun tespit edildiğini, 01.03.2023 tarihinden itibaren Kurumca davacıya tekrar yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının maluliyet maaşının kesildiği 23.08.2019 tarihinden 01.03.2023 tarihinde tekrar maluliyet maaşı bağlanıncaya kadar olan dönemde maluliyet maaşı alamadığını, bu durumun kanunlara aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davada aylık durdurmaya ilişkin Kurum işleminin iptaliyle 23.08.2019 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasını talep ettiğini, Mahkemece dava tarihi itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının sağ böbreğinin alındığı, sol böbreğinde ise fonksiyon kaybı bulunduğu, %60 maluliyet raporu alınarak 01.04.2013 tarihinde özürlü ve vergi indiriminden faydalanmaya başladığı, davacının sakatlık oranının %40'ın altına düştüğü gerekçesiyle kendisinden kontrol muayenesi olması istenmesi sonucunda maluliyet oranının %40'ın altına düştüğü, belirtilen rapor nedeniyle davacının maluliyet aylığının kesildiği, incelemeye konu dosyada SSYSK'dan alınan 27.01.2021 tarihli raporda maluliyet oranının %10 olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 25.04.2022 tarihli raporunda maluliyet oranının %37 olduğu, Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 26.01.2023 tarihli raporunda maluliyet oranının %37 olduğu, Antalya Eğitim ve Araştırması Hastanesinin 01.03.2023 tarihli raporuna göre maluliyet oranının %64 olarak belirlendiği ve SGK tarafından bu oran üzerinden 01.03.2023 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmış olmakla dosya kapsamı, delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sağlık Bakanlığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 28.11.2012 tarihli sürekli %60 maluliyet (özürlü) raporuna istinaden özürlü vergi indiriminden faydalanmaya başladığını, müvekkilinin çalışma gücünün %60’ını kaybetmesi nedeniyle sakatlık vergi indirimi yoluyla emeklilik talebi kabul edilerek kendisine 01.04.2013 tarihinden itibaren aylık bağlandığını, sürekli maluliyet raporlarında kontrol muayenesi yapılamayacağına dair yönetmelik hükümlerine aykırı olarak müvekkilinin kontrol muayenesiyle maluliyet oranının düşürüldüğünü ve 23.08.2019 tarihi itibarıyle maaşının durdurulduğunu, en son maluliyet oranının %64 olarak belirleyen 01.03.2023 tarihli rapor tarihinden itibaren Kurum tarafından tekrar maluliyet maaşı bağlandığını, Mahkemece bu iki tarih arasındaki (23.08.2019-01.03.2023) maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinin kanunlara aykırı olduğunu belirterek yasal olmayan kontrol muayeneleri sonucu 23.08.2019 tarihinde alınan %10 maluliyet raporu tarihinden itibaren aylığını iptal eden davalı Kurumun işleminin iptali gerektiğinin tespitine, durdurulan yaşlılık aylığının rapor tarihi olan 23.08.2019'u takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden ödenmesi gerektiğinin tespitine; ödenmeyen sakatlık vergi indirimi nedeniyle yaşlılık aylıklarının her birinin ayrı ayrı hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince Kurumun sebep verdiği şeklindeki yanlış değerlendirmeye bağlı olarak kabul edilen kısım üzerinden Kurum aleyhine vekalet ücreti ve masrafa hükmetmek yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davaya konu uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, menfi tespit ve yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ea6684a2d95dcec 27134a23d9c8f068

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı