Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/13784 E., 2025/3666 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13784 E., 2025/3666 K. (06.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13784
Karar No
2025/3666
Karar Tarihi
06.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13784 E. , 2025/3666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 02.05.2017 - 07.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerine ait ... isimli yatta "..." olarak çalıştığını, çalışmalarında meslek kodunun, hatalı olarak "Büro Memuru" olarak bildirilmiş olduğunu; davacının mesleki yeterliliğini sınırlı vardiya zabitliğinden sınırlı kaptana yükseltmek istediğini, ancak işe giriş aşamasında SGK meslek kodunun yerine getirmiş olduğu hizmetinden farklı girilmesi nedeni ile çalıştığı sürenin mesleki yeterlilik hizmet süresine dahil edilmediğini, bu nedenle sınırlı vardiya zabiti olan mesleki unvanını, 2 yıllık Deniz Hizmeti ile Sınırlı Kaptan olarak yükseltemediğini ileri sürerek 02.05.2017 - 07.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarında "..." olarak çalıştığının tespiti ile meslek kodunun değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne, davacının, davalı işverenlikteki 02.05.2017 ile 07.09.2020 tarihleri arasındaki çalışmasını 8350.14-... meslek kodu ile gerçekleştirdiği anlaşıldığından, SGK kayıtlarındaki 4110.03 Büro Memuru(Genel) meslek kodunun, ... meslek kodu şeklinde düzeltilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; "Dosyadaki kayıt ve belgelere göre 26.04.1994 doğumlu davacının hizmet dökümünün incelenmesinde; 02.05.2017 - 07.09.2020 tarihleri arasında, 4110.03 (büro memuru genel) meslek kodu ile, ... sicil no.lu davalı işveren tarafından hizmetlerinin bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafından 14.02.2022 tarihli dilekçe ile dava konusu hakkında davalı Kuruma başvuru yapıldığı, bu başvuru üzerine düzenlenen 25.07.2022 tarihli Kurum kayıt inceleme raporunda; davalı işveren şirket tarafından kayıt ve belgeler ibraz edilmediğinden sigortalının meslek kodu hakkında 5510 sayılı Kanun'un 102/1-n bendi ve çalışma talimatının 2.7.2 bölümüne göre inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde; davalı işyeri tarafından davacı adına düzenlenmiş, davacının güverte stajyeri olduğu yazılı olan 05.02.2018 tarihli hizmet belgesi fotokopisi, 27.12.2018 tarihli Türkiye Cumhuriyeti gemi adamları için ...-78 sözleşmesi ve değişikliklerine göre düzenlenen belgede davacının sınırlı vardiya zabiti olduğunun belirtildiği, davalı işyeri tarafından davacı adına düzenlenmiş davacının sınırlı vardiya zabiti olduğu yazılı olan 28.12.2019 tarihli hizmet belgesi fotokopisi, davacının ismi karşısında mürettebat yazılı olan 15.05.2017 tarihli seyir izin belgesi örneğinin dosyaya sunulmuş olduğu görülmüştür. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davanın meslek kodunun düzeltilmesine ilişkin olduğu, davacının Kuruma başvurusunun olumsuz sonuçlandığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile dinlenen tanıkların davacının baştan itibaren ... olarak çalıştığını doğruladıkları anlaşılmakla, Mahkemece davacının meslek kodunun düzeltilmesine karar verilmesinde hata olmadığı, yerinde olduğu" belirtilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, eksik ve hatalı inceleme neticesinde çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak hüküm tesis edildiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili özetle, İlk Derece Mahkemesinin tahkikat aşamasında hiç tanık dinlemediğini, davacının ikame ettiği ve henüz derdest olan alacak davasındaki tanık anlatımlarına dayanarak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının ... isimli gemide çalıştığını iddia ettiğini, ancak bu geminin müvekkili şirkete ait olup olmadığına dair herhangi bir araştırmanın yapılmadığını, davacının gerçekten büro personeli olarak çalışıp çalışmadığı araştırılmadığı gibi, eğer “...” olarak çalıştı ise hangi dönemlerde ya da kesintisiz olarak çalışıp çalışmadığına dair de herhangi bir araştırma yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ... olarak çalıştığının tespiti ile meslek kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/b maddesi uyarınca "İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde ise “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı" hükmüne yer verilmiştir. Çalışma hayatında işçilerin mesleklerine göre sınıflandırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması için meslek kodları kullanılır. SGK meslek kodları, çalışanların hangi meslek dalında çalıştığını gösteren numaralardan oluşur. Bu kodlar, işçilerin faaliyet alanlarını tanımlamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde bildirmesi için kullanılır. İşverenlerin, çalışanların işyerinde fiilen yapmış olduğu işe uygun meslek kodunu prim hizmet beyannamesinde gerçeğe aykırı biçimde bildirir ise idari para cezası ödemek zorunda kalacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki söz konusu idari para cezası işyeri bazında ve her bir beyanname dönemi için tatbik edilmekte olup uygulama 2018 yılına ait Ocak ayına ilişkin beyannamelerden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır. Meslek kodlarının girişi sırasında, sigortalının bitirmiş olduğu okuldaki mesleği veya uzmanlık alanı değil, işyerinde fiilen yapmış olduğu işe ilişkin meslek kodunun girilmesi yasal zorunluluktur. 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca işveren tarafından çalışanın fiilen çalıştığı işe ait meslek adının ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu SGK’nın denetim ve kontrol amacıyla görevlendirmiş olduğu memurlar aracılığıyla denetlenmektedir. Sonuç olarak 5510 Sayılı Kanun’da yapılan düzenleme uyarınca işverenler, çalışanları işe alırken işyerinde fiilen yapacakları veya yapmakta oldukları işe uygun meslek kodunu SGK’ya bildirmekle yükümlü hale gelmiş olup işbu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde idari para cezası yaptırımı ile karşılaşmaları söz konusudur. Her meslek grubuna özel olarak atanan bu kodlar, işçilerin SGK’ya bildirilen bilgilerini doğrulamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Meslek kodları, çalışanların yaptığı işin niteliğini belirler ve onları doğru bir şekilde sınıflandırır, işçilerin prim, vergi ve diğer yasal kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanmasında önemli bir rol oynar, yapılan işin risklerini ve iş güvenliği önlemlerini belirlemek için de kullanılır ve sigortalıların yasal haklarının korunmasına yardımcı olur. Meslek kodunun sosyal güvelik hukuku, kamu hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku yönünden önemli etkileri vardır. Sosyal güvenlik hukuku yönünden prime esas kazancı, fiili hizmet süresi zammını ve ayrıca hizmetin geçtiği gerçek işverenin belirlenmesinde etkisi vardır. Bireysel ve toplu iş hukukunu etkileyen yönleri olsa da 2018 yılında yasal düzenleme ile denetimi Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olup, uyuşmazlığın artık 5510 sayılı Kanun kapsamında kaldığı tartışmasız hale gelmiştir. 5510 sayılı Kanun'da 2018 tarihinde yapılan değişiklikle meslek kodu, işe giriş bildirgesinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Zira bu eksiklik cezai yaptırıma bağlandığına göre hukuki yaptırımı da olmalıdır. 5510 sayılı yasal düzenleme gereğince meslek kodu düzeltilmesi istemi, sigortalı sicil kaydının düzeltimi ve geniş anlamda fiili çalışmanın varlığının araştırılması nedeni ile hizmetin tespit kapsamında değerlendirilmesi gerekir. 3. Eldeki davada, davacının, ... Mah. ... Caddesi, ... adresinde bulunan davalı ... işyerinden bildirimlerinin yapıldığı, davacının dosyaya sunduğu 05.02.2018 tarihli Hizmet Belgesi başlıklı belgede "Donatanın adı" bölümünde şahıs isimlerinin yer aldığı görülmekle, Mahkemece geminin işleteni belirlenmeli, donatanlar tarafından işletilmekte ise bu kişilere husumet yöneltilmesi sağlanmalı, söz konusu gemi adına işyeri tescili bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının gerçek işvereni belirlenmeli, davacının fiili çalışması davalı işyerinde gerçekleşmemiş ise oradan bildirilen hizmetlerin iptali ve gerçek işveren nezdindeki çalışmasının süresi araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0c4f3c4c4f2a4a9d 2c8e7250aebd581c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı