Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/10271 E., 2025/3455 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10271 E., 2025/3455 K. (06.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10271
Karar No
2025/3455
Karar Tarihi
06.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/10271 E. , 2025/3455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye'de geçen ve bildirilen 4/1-a kapsamdaki bildirimlerinin iptali üzerine yurt dışı borçlanması da yaparak elde ettiği hizmetler üzerinden bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin 16.08.2019 tarihli işlemin iptalini, davacının davalı Kuruma bu kapsamda borcunun bulunmadığının tespitini, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarihli raporda davacının çalışıyor olarak gösterildiği ...isimli iş yerinde denetim yapıldığını, emniyetten alınan kayıtlar, iş yeri belgeleri ve Kurum kayıtlarının incelendiğini, davacının iş yerinde fiili çalışma olmamasına rağmen sigortalı bildirimlerinin yapıldığının tespit edildiğini, sigortalı olarak bildirimleri yapılan davacı ile beraber yaklaşık 200 kişinin yurt dışı borçlanması yaparak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında emekli olduklarını, bu kişilerin ikamet adreslerinin yurt dışında olduğunu, sigortalı bildirimlerinin yapıldığı dönemlerde yurda giriş çıkışlarının olmadığını, çoğunun birbirleri ile akraba ilişkisi içerisinde olduğunu, sigortalılar adına iş takibi hizmet bedeli adı altında faturalar kesildiğini, davacının da yurt dışında yaşadığını, 3 gün gibi kısa bir süre için davalı yanında sigortalı bildiriminin yapıldığını, yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle Yasa'nın 4/1-a maddesi kapsamında emekli olduğunun tespit edildiğini, davacının yurt dışında yaşıyor olması, yaşı vs. hususlar gözetildiğinde Türkiye'de 3 gün el ilanı ve broşür dağıtmak suretiyle çalışma yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fiili çalışmaya dayanmayan hizmet sürelerinin ve emeklilik işleminin iptali yönündeki Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu Kurum işleminin iptaline, davacının bu dönemde kendisine ödenen aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 16.08.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte kesilen aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve taleple bağlı kalınarak ödenmeyen aylıklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Türkiye'de geçen ve bildirilen 4/1-a kapsamdaki bildirimlerinin iptali üzerine yurt dışı borçlanması da yaparak elde ettiği hizmetler üzerinden bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin 16.08.2019 tarihli işlemin iptalini, davacının davalı Kurum' a bu kapsamda borcunun bulunmadığını tespitini, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir. İnceleme konusu davada davacıya, 3600 gün yurt dışı borçlanma süresi, Türkiye'de 10.11.2014-12.11.2014 tarihleri arasında geçen 3 gün 4/1-a kapsamındaki sigortalılık süresi olmak üzere toplam 3603 gün üzerinden 01.03.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 4/1-a kapsamdaki bildirimlerinin yapıldığı ve Kurumda 1220215 sicil numarasında kayıtlı iş yerinden yapılan bildirimlerin, fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesi ile iptali üzerine, bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptali ve 01.03.2015-21.09.2019 tarihleri arasında ödenen 95.070,78 TL 'nin yersiz aylık borcu olarak çıkarılması üzerine eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, davalı Kurum tarafından fiili çalışmaya dayanmayan bir bildirim olduğu gerekçesi ile iptal edilen ve davacının davalıya ait işyerinde çay dağıtımı, temizlik, el ilanı ve reklam broşürü dağıtıcısı olarak 3 gün süreyle yaptığı çalışmalarının geçerli olduğunun gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar için dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Dosya kapsamındaki belgelere göre davalının işyeri kaydının iş takipçiliği hususunda olup bordro tanıklarının da bu işte çalışan kişiler oldukları, kaldı ki bordro tanıklarının davacı ile aynı dönemde çalışması olan kişilerden olmadıkları, denetmen raporuna göre söz konusu işyerinden çok fazla kişinin bildiriminin yapıldığı, bu kişilerin de broşür dağıtma işinde çalıştıklarının beyan edildiği, işyerinin kapasitesi de dikkate alındığında çalışmanın fiili olup olmadığı hususunda ciddi şüphe oluşmakla, davacı ile aynı dönemde çalışması dahi bulunmayan bordro tanıklarının beyanlara dayanılarak çalışmanın fiili olduğunun kabulü isabetsizdir. İlk Derece Mahkemesince, davacı ile aynı dönemde çalışması bulunan bordro tanıkları, yeterli bordro tanığına ulaşılamaması halinde komşu işyeri tanıkları tespit edilip bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının broşür dağıtma işini nerede, ne şekilde yaptığı sorularak, davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak kanaate göre bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a9a425715e81e18 c23e95cbff822740

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı