Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/13665 E., 2025/5369 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13665 E., 2025/5369 K. (04.09.2025) – Nafaka

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13665
Karar No
2025/5369
Karar Tarihi
04.09.2025
Konu
Nafaka

10. Hukuk Dairesi 2024/13665 E. , 2025/5369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/388 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ortağı bulunduğu ... Tekstil ve ... San. A.Ş.'nin borcu sebebiyle Adana SGK İl Müdürlüğünce kendi bünyelerinde yürütülmekte olan 2012/30090 Esas sayılı dosya ile şirket hakkında icra takibinin başlatıldığını, şirketin mal varlığına işlem ve haciz yapmaları gerekir iken herhangi bir mahkeme kararı olmadan maaşına haciz konulduğunu, 2004 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile ilgili mevzuat gereği emekli maaşlarının nafaka dışındaki alacaklar için haciz uygulanmayacağının Kanunun amir hükmü olmasına rağmen sırf alacaklı idarenin yasal olmayan işlemlerle mağduriyetinin olduğunu beyanla yasal olmayan maaşının üzerindeki haczin kaldırılmasına ve yapılacak kesintilerin dava sonunda yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle 7 günlük itiraz süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu olan alacağın 2 1320 01 01 1020233 001 05 63 sicil no.lu ... Tekstil ve ... San. A.Ş. isimli şirketin prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarından dolayı şirketin ortağı ve yetkilisi ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olan davalıya tahakkuk ettirilen alacak olduğunu, davacı ...'ın şirketin ortağı ve yetkilisi aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olduğundan bu şirketin Kuruma olan prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarından sorumlu olduğunu, dava konusu ödeme emirlerine konu borcun, tahakkuk tarihi itibariyle yürüklükteki yasaya uygun olarak tahakkuk ettirilmiş borç olduğunu, prim borçlarından dolayı emekli maaşlarına haciz konulmasının hukuken mümkün olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.04.2015 tarihli kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 93/1. maddesi uyarınca prim borçları nedeniyle emekli maaşlarına haciz konulmasının mümkün olduğu ve üst düzey yönetici olan davacının emekli maaşına haciz konulmasında usul ve kanuna aykırı bir durumun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 16.04.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Kesinleşmiş bir ödeme emri olup olmadığı dosya kapsamına göre anlaşılamamaktadır. Yine, davacı her ne kadar yaşlılık aylığına haciz konulduğunu belirtmiş ise de; bazı gayrimenkul ve araçlara haciz konulduğu, aylığa ilişkin herhangi bir haczin dosya kapsamında bulunmadığı, diğer taraftan dava dışı anonim şirketin borçları nedeniyle yapılandırma talebi bulunduğu ancak buna ilişkin sonuç evrakları ile söz konusu borcun bu kapsamda konusuz kalıp kalmadığı belirgin değildir. Şu halde mahkemece, talep konusu haczin iptaline dayanak varsa ödeme emri evrakları tüm dosyası ile birlikte istenilmeli, davacıya bağlanan aylık ile varsa buna konulan haciz evrakları getirtilmeli, yine varsa dava dışı şirketin borçlarına ilişkin yapılandırma evrakları ikmal edilip irdelenmek suretiyle, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 21.05.2019 tarihli kararı ile davada, davalı Kurumun herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının üst düzey yönetici olmasına rağmen borcunu ödememesi nedeniyle kusurlu olduğu, davacı açmış olduğu davasını ispatlayamadığı ve anılan şirketin üst düzey yöneticisi ve ortağı olması sebebiyle kurum alacağından sorumlu olduğu kendi kusuru ile davayı açmış olduğu, davacının haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 21.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece; "...10.06.2014 tarihli haciz bildirgesinde adı geçen ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiğine dair bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin daha detaylı araştırılması gerekmektedir. Ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmediğinin anlaşılması halinde, kesinleşme de söz konusu olmayacağından, bir önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, bunlara dayalı haciz uygulaması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır. Diğer taraftan, dava dışı anonim şirket tarafından, dava konusu borçları da içerecek şekilde yapılandırma yapıldığı anlaşılmakla, söz konusu yapılandırmanın devam edip etmediği ile işbu davaya etkisinin araştırılması gerekmektedir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 27.10.2022 tarihli kararı ile "...dava dışı şirkete davaya konu takip dosyalarından yapılmış ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebligat parçaları SGK il müdürlüğünden istenilmiş, 28.08.2012 tarihinde ödeme emirlerinin şirket yetkilisine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu bir kısım ödeme emirlerinin ise davacıya tebliğ edilemediği bilahare iade dönen tebligatlar sonrası ilanen tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının kuruma 7326 Kanun sayılı kapsamında dava dışı şirketin yapılandırma yapılıp yapılmadığı sorulmuş kurumun yapılandırılan borcun ilk taksidini davacının ödemediği anlaşılmakla 30.11.2021 tarihi itibariyle yapılandırmanın ilk taksit borcu ödenmediğinden yapılandırmanın bozulduğu, SGK il müdürlüğünce mahkememize bildirimde bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle davaya konu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, yapılandırma işleminin devam etmediğinin SGK kurum cevabının yazısından anlaşıldığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un 88/19 uncu fıkrasına göre şirket yönetim kurulu başkanı olması dolayısı ile kuruma karşı sorumlu olduğu, kurum işleminde usul ve yasasa aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin 27.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece; dava konusu 2012/30090 sayılı haciz evrakında belirtilen ödeme emirlerinin 2012/30090, 40513, 40514, 2013/79441, 81977, 20917, 20918, 2014/31798, 27551 nolu ödeme emirleri olduğu, ilanen tebliği yapılan ödeme emirlerinin işbu dava konusu olmayan ödeme emirlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, söz konusu ödeme emirlerinin tamamının tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı, davacı adına bizzat düzenlenip davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Adana SGK İl Müdürlüğünün 2012/30090, 40513, 40514 ve 2013/79441, 81977, 20917, 20918 ve 2014/91798, 27551 takip numaralı ödeme emirleri dolayısıyla davacının maaşı üzerine konulmuş hacizlerin kaldırılması gerektiğinin tespiti ile yapılmış kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça Kuruma müracaat etmeksizin dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinde mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmadığını, davacının soyut ve hukuki değer taşımayan iddialar dışında karinenin aksinin kabulünü gerektirecek nitelikte bir delil sunamadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı anonim şirketin prim borcu nedeniyle davacının maaşına konula haczin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada, davacının maaşına konulan haczin kaldırılmasına ilişkin talebi kapsamında 2012/30090 sayılı haciz evrakında belirtilen ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin tespiti yönünden verilen bozma ilamına uyulmuşsa da söz konusu haciz bildirisinde yer alan 2014/31798 sayılı ödeme emrine ilişkin evrakların davalı Kurum tarafından gönderildiği, bozma ilamında 2014/31798 sayılı ödeme emri yönünden de inceleme ve araştırma yapılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen hükümde hatalı olarak 2014/91798 sayılı ödeme emri yönünden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "2014/91798" ibaresinin silinmesine, yerine "2014/31798" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6dc555b9ee8f8f32 744335e6aa1aa6e1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı