Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/10926 E., 2025/283 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10926 E., 2025/283 K. (01.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10926
Karar No
2025/283
Karar Tarihi
01.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/10926 E. , 2025/283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2024/281 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyeri nezdinde 15.10.2006 – 03.02.2010 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı işyeri vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava dışı ...'un yanında borçlar hukuku kapsamında çalışması bulunduğunu, davalı ile arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının T.C. vatandaşlığını kazanmasından sonra geçen çalışmalarının Kuruma bildirilmiş olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı iddialarının yöntemince ortaya konulması gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli kararı ile yapılan yargılama, SGK kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının hak düşüm süresini kestiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı, davalı iş verenin 01.10.1998 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 2006 - 2010 tarihleri arasında faal olduğu, davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde başka bir iş yerinden prim ödemelerinin olmadığı anlaşılmış, davacının tanıklarının bordro tanıkları olduğu davacının çalışmasının hizmet akdine dayalı fiili ve gerçek olduğuna dair tanıklık ettikleri hizmet cetveli ve davacının talep ettiği süreler incelendiğinde tanıkların hizmet cetvellerinin sürelerin beyanları ile örtüştüğü anlaşılmış, davalı tarafından Kuruma bildirilen süreler dışlanarak bordro tanıkları komşu iş yeri tanıklarının beyanlarına itibar edilerek davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğu kanısına varılmış; davanın kabulüne davacının davalı işyeri nezdinde Kurum'a bildirilen süreler dışlanarak 15.10.2006 – 02.02.2010 tarihleri arasında asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... vekili ile Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince, "dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 03.02.2010-01.06.2015 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin davalı işyerince Kuruma bildirilmiş olduğu, 03/02/2010 tarihi öncesine ilişkin başkaca bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, davalı işyerinin 01.10.1998 tarihinden itibaren beyaz eşya tamiri faaliyeti üzerinden Kanun kapsamında bulunduğu, davalı işyeri çalışanı olan dava dışı sigortalıya ait Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2015/211 Esas sayılı hizmet tespitine ilişkin dosyasının incelenmek suretiyle talep edilip sonrasında iade edildiği, bu dava dosyası kapsamında dinlenen tanıklara ilişkin duruşma tutanağının dosyada yer aldığı, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda bir kısmı bordrolu olan davacı ve davalı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, duruşmalarda dinlenen tanık beyanları hizmet süresinin tespiti açısından yetersiz ve çelişkili olup tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmektedir. Yapılacak iş, davalı işyeri nezdinde geçtiği iddia olunan 15/10/2006 – 03/02/2010 tarihleri arası hizmet tespiti istemi yönünden tanık beyanlarına göre ücretin bir kısmının banka üzerinden yatırıldığı belirtilmekle, bulunması halinde ilgili bankadan davacıya ait uyuşmazlık konusu döneme ait hesap dökümünü talep etmek, yine bulunması halinde davacıdan ve davalı işyerinden uyuşmazlık konusu döneme ait servis fişlerini talep etmek, davalı işyerinin ihtilaf konusu döneme ait bordrolarını Kurumdan getirtmek suretiyle bordrolarda adı geçen sigortalıları re'sen tanık olarak belirleyerek bunların beyanlarına başvurmak, tanıkların beyanları ile yetinilmez ise ya da adreslerine ulaşılmaması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi idaresi, Belediye ve Emniyet Müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak suretiyle toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanığı beyanı ile kamu tanıklarına ait beyanın birbiri ile çelişkili olduğu, davacının dava konusu dönemde kesintisiz olarak çalıştığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı başkaca bir delilin dosya kapsamında yer almadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanık beyanları ile çalışmasının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyeri nezdinde 15.10.2006 – 03.02.2010 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacı davalı işyeri nezdinde 15.10.2006 – 03.02.2010 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda hükümde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda, davacının 03.02.2010-01.06.2015 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin davalı işyerince Kuruma bildirilmiş olduğu, 03.02.2010 tarihi öncesine ilişkin başkaca bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, davalı işyerinin 01.10.1998 tarihinden itibaren beyaz eşya tamiri faaliyeti üzerinden Kanun kapsamında bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarından davacının 2010 yılında iş yerine geldiği birleşen şube elemanı olduğu anlaşılmış olup Mahkemece bu husus üzerinde durularak davacının bildirim öncesi çalışmalarının iş yerinin hangi şubesinde geçtiği tespit edilerek davacının imzasını taşıyan servis fişlerinin çalışmasının geçtiği şube ismi ve çalışma tarihleri belirtilerek istenmesi ve davacının çalışmalarını bilecek birleşen şubede çalışmaları olan tanıkların beyanlarına başvurularak toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

VII. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı