Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13629 E., 2025/2462 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13629 E., 2025/2462 K. (19.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13629
Karar No
2025/2462
Karar Tarihi
19.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13629 E. , 2025/2462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1582 E., 2024/777 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/295 E., 2022/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mersin 6. İş Mahkemesinde 2014/32 Esası ile açmış olduğu davada davalı Nuri ve İsmail Dokkacı'ya ait iş yerinde 20.09.1982 tarihi itibari ile 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile 01.03.2013 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına ve birikmiş emekli aylığının yasal faizi ile birlikte ödemesine karar verilmesini talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda sayın Mahkemece 01.12.2015 tarihli karar ile davanın kabul edildiği, ancak davacının 01.03.2013 tarihi itibari ile emekli aylığı bağlanması ve yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi, tefrik işlemleri ve harcının yatırılması için bir haftalık kesin süre verilmesine de karar verildiği için anılan karar uyarınca işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu beyanla Mersin 6. İş Mahkemesinin davacı lehine vermiş olduğu kabul kararının kesinleşmenin bekletici sorun yapılmak sureti ile bu kararın kesinleşmesinden sonra buna bağlı olarak davacıya 01.03.2013 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, birikmiş emeklilik aylığının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından diğer davalıya ait iş yerinde bir gün sigortalı olarak çalışmasının tespitini talep ettiğini, bu talebi 2014/32 Esas sayılı dosyada kabul edilmiş olsa da söz konusu kararın henüz kesinleşmediğini, bu gibi hizmet tespitine yönelik davalar, kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiğinden öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, yada çalışmanın Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hakkında, tanık beyanlarının, iş yeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte, o iş yerine en yakın iş yerinden o iş yerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının doğruluğunun ve geçerliliğinin, konularında araştırma ve inceleme ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 05.02.2014 tarihi itibari ile emeklilik şartlarını sağlaması nedeni ile takip eden ay başı olan 01.03.2014 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, bu tarihten itibaren ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalının çalışmasının gerçek bir çalışma olup olmadığını incelemeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 05.02.2014 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren aylığın bağlandığı 2016/Şubat arasındaki birikmiş aylıklarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı