10. Hukuk Dairesi 2024/13339 E. , 2025/3039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1582 E., 2024/2396 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/23 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davalılar nezdinde Ekim 1992- Şubat 2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar... vekilinin cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazında bulunduğu, davacının aktif husumet ehliyeti ve hukuki menfaati bulunmadığını, 1475 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi ile 4857 sayılı Kanun'un 4/1 maddesi uyarınca “Ev hizmetlerinde çalışanlar" için İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını, ayrıca davacının hizmet sürelerinin tespitini talep ettiği dönemlerde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunlar uyarınca ev hizmetlerinde çalışanların, ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç sigortalı sayılmayacağını davacının, müvekkillerinin evine temizliğe geldiği eski yıllarda bazı haftalar haftada bir kez çalıştığını, bazı haftalar ihtiyaç duyulmadığı için hiç çalışmadığını, bu süreçte başka evlerde çalışmaya devam ettiğini, en son Ocak 2015 ayında müvekkiline eve haftada 3 kez gelerek çalışmak istediğini ve bu şekilde kendisine ücret ödenmesini aksi halde haftada 1 kez temizliğe gelmeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilleri tarafından bu talebin reddedildiğini, davalıların yılın altı ayını İstanbul'daki evlerinde, üç ayını Datça'daki yazlıklarında, kalan üç ayını ise Ankara'daki evlerinde geçirdiklerini toplamda yılın üç ayında bulundukları Ankara'daki evlerinde temizlik hizmetlerine çok sık ihtiyaç duyulmadığını, davacının iddia ettiği tarihlerde sürekli ve düzenli çalışması olmadığını belirtmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın kanıtlanması gerektiğini, Kurumun taraf olmamasından dolayı davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının, 01.08.2005-31.01.2015 tarihleri arasında haftada 3 gün X 4 hafta = ayda 12 gün asgari ücret ile davalılar tarafından hizmet akdi ile çalıştırıldığının tespitine, davacının, 2005 yılında 60 gün, 2006 yılında 144 gün, 2007 yılında 144 gün, 2008 yılında 144 gün, 2009 yılında 144 gün, 2010 yılında 144 gün, 2011 yılında 144 gün, 2012 yılında 144 gün, 2013 yılında 144 gün, 2014 yılında 144 gün, 2015 yılında 12 gün olmak üzere toplam 1368 gün davalılar tarafından hizmet akdiyle çalıştırıldığının tespitine, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili: a. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, b.Tanık ifadeleri ile çalışmanın 1992 yılında başladığının sabit olduğunu, c.Çalışmanın sürekli ve düzenli olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, beyan etmektedir. 2.Davalı işverenler vekili: a.Ev hizmetlerinde çalışanların Kanun gereği sigortalı sayılmayacağı, b.Tanık beyanları ile de davacının sürekli çalışmasının olmadığının kanıtlandığını, c.Çalışmanın kanıtlanamadığını ve davanın reddi gerektiğini, beyan etmektedir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili: Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece dinlenen tanıklar beyanlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden davacının çalışmasının gerçekliği, belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacının ücretini elden mi banka kanalıyla mı aldığı araştırılmalı, davacının 1992 yılında, davacıların Ankara'da Arjantin Caddesindeki evlerinde 1999 yılından itibaren de Bilkent Çamlık Sitesinde çalışma iddiasında bulunması karşısında (Davalıların Çamlık sitesine 2005 yılında taşındıklarına ilişkin belgeler dosya arasına alınmış ise de) Arjantin Caddesinde bulunan evdeki çalışma yönünden tarafların beyanı alınmak suretiyle adres tespit edilerek, bu adresteki abonelik kayıtlarından davalıların bu adreste oturdukları sürenin tespitinden sonra bu adresteki kapıcı, yönetici ve komşuların beyanları alınmak suretiyle çalışmanın varlığı araştırılmalı, davalıların beyanlarında ve İstanbul'da bulunan Yalı Apartman Yönetimi tarafından gönderilen aidat ödeme dekontlarından davalıların yılın 6 ayında İstanbul'da kaldıkları, yılın 3 ayında Datça'da ki yazlıkta kaldıkları iddiası ile yılın diğer 3 ayında da davacının çalıştığını beyan ettiği adreste kaldıkları iddiası araştırılmalı, çalışmaların Ankara'da geçtiği beyan edildiğinden davalıların yılın hangi döneminde nerede kaldıkları komşu tanıkların beyanları alınarak netleştirilmeli, davalıların Ankara'da kaldıkları dönem netleştirildikten sonra komşu kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c7a9bb97c7f038e 900ff801842306ae