10. Hukuk Dairesi 2024/13100 E. , 2025/274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2469 E., 2024/2477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2023/306 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hizmet birleştirmesine zorlanmadan 01.03.2021 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile davacının 4/1-b (Bağ-Kur) günleri dışlanarak 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-h Kanun maddesine göre 4/1-a yönünde yaşlılık aylığına hak kazandığının, 01.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanılması gerektiğinin, birikmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde Kuruma tanınan 3 aylık süre gözetilerek işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, davacının hizmet birleştirmesine zorlanmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin kabulü isabetli ise de davacının 02.02.2021 tarihli tahsis talebinin matbu form şeklinde olduğu, anılan talepte; hizmet birleştirmesi yapılmadan sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi dikkate alınarak aylık bağlanmasına dair açık bir ibarenin bulunmadığı, davalı Kurum tarafından da herhangi bir açıklamada bulunulmadığından davacının tüm hizmetleri dikkate alınarak davacıya cevap verildiği, davacının hizmet birleştirmesi olmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını açıkça 31.05.2021 tarihli tahsis talebinde dile getirdiği anlaşılmakta, bu itibarla; davacının yaşlılık aylığı başlangıç tarihinin 01.06.2021 olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuş, sonuç itibarıyla; 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında kabulünün gerektiği, ancak söz konusu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği belirtilerek; 1-İzmir 9. İş Mahkemesince verilen 11.07.2023 tarih, 2021/226 Esas ve 2023/306 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 2- Davanın kısmen kabulü ile davacının 4/1-b (Bağ-Kur) günleri dışlanarak 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-h Kanun maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının, davacıya 01.06.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanılması gerektiğinin, birikmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde Kuruma tanınan 3 aylık süre gözetilerek işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1Davacı vekili, yaşlılık aylığının ilk tahsis talebinden itibaren bağlanması gerektiğini belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, hizmet birleştirmesine zorlanmadan 01.03.2021 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2-Eldeki dosyada; davacının 01.02.1970 doğumlu olduğu, ilk defa 01.01.1989 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı tescil kaydının yapılarak MYÖ sigorta kollarına tabi prim ödendiği, sigortalı başlangıç tarihinden 02.02.2021 tahsis talep tarihine kadar 5654 gün 4/a, 1631 gün 4/b olmak üzere toplam 7285 prim gün sayısının bulunduğu 4/b hizmetleri dışlandığında 506 sayılı Kanun kapsamında 5654 gün prim gün sayısının bulunduğu tespit edilmiş, 01.01.1989 sigortalı başlangıç tarihine göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları incelendiğinde 23.05.2002 tarihine kadar 13 yıl, 4 ay, 22 gün sigortalılık süresi bulunan davacı 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-h Kanun maddesine 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş, 5450 prim ödeme gün koşullarına göre aylığa hak kazabileceği tespit edilmiş, davacının 51 yaş koşulunu 01.02.2021 tarihinde yerine getirdiği, davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için başvurduğu 02.02.2021 tarihinde , 25 yıl sigortalılık süresi, 5450 prim ödeme gün sayısı ve 51 yaş koşulunu yerine getirdiği, buna göre davacıya 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h Kanun maddesine göre Kuruma başvurduğu tespit edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının 02.02.2021 tarihli tahsis talebinin matbu form şeklinde olduğu, anılan talepte; hizmet birleştirmesi yapılmadan sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi dikkate alınarak aylık bağlanmasına dair açık bir ibarenin bulunmadığı, davalı Kurum tarafından da herhangi bir açıklama bulunulmadığından davacının tüm hizmetleri dikkate alınarak davacıya cevap verildiği, davacının hizmet birleştirmesi olmadan 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını açıkça 31.05.2021 tarihli tahsis talebinde dile getirdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının yaşlılık aylığı başlangıç tarihinin 01.06.2021 olarak belirlenmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kabul hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 4/1-b (Bağ-kur) günleri dışlanarak 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-h Kanun maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının, davacıya 01.06.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanılması gerektiğinin, birikmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde Kuruma tanınan 3 aylık süre gözetilerek işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosya kapsamından, davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, 01.01.1989 sigortalı başlangıç tarihine göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları incelendiğinde 23.05.2002 tarihine kadar 13 yıl, 4 ay, 22 gün sigortalılık süresi bulunan davacı 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h Kanun maddesine 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş, 5450 prim ödeme gün koşullarına göre aylığa hak kazabileceği tespit edilmiş, davacının 51 yaş koşulunu 01.02.2021 tarihinde yerine getirdiği, davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için başvurduğu 02.02.2021 tarihinde, 25 yıl sigortalılık süresi, 5450 prim ödeme gün sayısı ve 51 yaş koşulunu yerine getirdiği, buna göre davacıya 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h Kanun maddesine göre Kuruma başvurduğu tespit edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince ilk tahsis talep tarihi olan 02.02.2021 tarihini takip eden 01.03.2021 tarihinden itibaren aylığa hak kazanıldığı gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu verilen karar isabetsizdir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.