10. Hukuk Dairesi 2024/10047 E. , 2025/300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/300 E., 2024/114 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı Kurum vekilleri taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverene ait matbaa iş yerinde geçen ve bildirilen çalışmalarına 506 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesini, verilen sürelerin yaş haddinden indirilerek yaşlılık aylığı koşullarının buna göre hesaplanıp koşulların oluştuğu tarih itibariyle aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı işveren davacının matbaada baskı ustası olarak çalıştığını bildirimlerinin yapıldığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur. SGK vekili, davacı hakkındaki bildirimlerin işveren tarafından yapıldığını, davanın kabulü halinde davaya sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarih, 2017/434 E., 2021/132 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; yargılama aşamasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı matbaada çalıştığı ve 01.02.1989-30.06.1990 tarihleri arasında bildirilen 510 gün çalışmasının itibari hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesi isabetli ise de 127,5 gün itibari hizmet süresi verilmesi gerekirken 128 gün verilmesi isabetsizdir. Ayrıca davacının 21.09.2017 tarihinde davalı Kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması için talep bulunmuş olması ve aynı talebini dava dilekçesinde yinelemesi nedeniyle, 30.06.1971 doğumlu, 01.02.1989-30.09.2017 tarihleri arasında 8549 gün 506 sayılı Kanun ve 4/1-a kapsamında bildirimi bulunan davacının 506 sayılı Kanun'un Ek 39. maddesi ve Geçici 81. maddesinin (h) bendi kapsamında 23.02.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu görüldüğünden bu hususta bir değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait 11868.35 ss no.lu dosyada işlem gören ... unvanlı matbaa işi işyerinde yaptığı işin 506 sayılı Kanun'un Ek -5/II fıkra olarak 2098 sayılı Kanun ile eklenen (EK-1) madde kapsamında bulunduğu anlaşıldığından bu iş yerinde 01.02.1989-30.06.1990 tarihleri arasında geçen ve 1A olarak diğer davalı Kuruma bildirilen toplam 510 günlük fiili çalışma süresinin 3A olarak değerlendirilerek, 510 günlük sürenin %25'i olan 127,5 günlük sürenin itibari hizmet süresi olarak salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, davacının 01.03.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği halde işleyecek yasal faizlerin başlangıç tarihlerinin kararda belirtilmediğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, itibari hizmet süresinin tespiti ile itibari hizmet süresinin yaş haddinden indirilerek koşullarının oluştuğu tarih itibariyle yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir. Eldeki davada, davacıya 01.03.2022 tarihinden itibaren tahsise karar verilmesi karşısında bu tarihe göre 01.06.2022 tarihinden itibaren de faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, (2) no.lu bendinin tamamen silinmesi ile yerine; "Davacının 01.03.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile hak edilen aylıkların 01.06.2022 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.