Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/13055 E., 2025/7097 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13055 E., 2025/7097 K. (29.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13055
Karar No
2025/7097
Karar Tarihi
29.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13055 E. , 2025/7097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/379 E., 2024/119 K. Taraflar arasındaki aylık miktarının yeniden tespiti ile fark aylıkların tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum tarafından 1979 yılında malulen emekli olduğu, Kurumun en son çıkardığı intibak yasası ile ilgili emekli maaşında bir artış olması gerekirken herhangi bir artış olmadığı, kendisi ile aynı konumda olanların emekli maaşında artış olduğu, Kuruma maaşının tekrar hesaplanması için yapmış olduğu başvuru sonucunda maaşında sadece 8 TL artış olduğu, kendisi ile aynı konumda olan kişilerin maaşında en az 150 TL artış olduğu iddiasıyla eksik hesaplanan maaşının yeniden hesaplanmasına ve geriye dönük eksik ödenen maaşlarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; malullük aylığı alanlar yönünden son tahsis talep tarihi özel sektörden emekli olanlar için 31.12.1999, kamu sektöründen emekli olanlar için 14.01.2000 tarihinden önce olanların malullük aylıkları 5510 sayılı Kanunun Geçici 39. maddesi uyarınca yeniden hesaplandığı, hesaplanan intibak aylığı 2013/Ocak ayındaki mevcut aylığı ile mukayese edilerek ödenmekte olan aylık tutarının altında kalması halinde mevcut aylık, üstünde olması halinde intibak aylığının ödendiği, intibak aylıkları için geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 23.05.2019 tarihli ve 2017/420 Esas, 2019/250 Karar sayılı kararla davacının dava dilekçesindeki talebine ilişkin Kuruma 10.12.2015 tarihinde başvuru yaptığı, Kurum tarafından talebinin 14.12.2015 tarihinde reddine karar verildiği, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının eksik bağlanıp bağlanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunduğu, 5510 sayılı Kanunun Geçici 39. maddesi kapsamında uzman bilirkişi marifetiyle hesap yaptırıldığı, 28.03.2019 tarihli hesap raporu neticesinde 2013 Ocak ayı itibariyle davacının aylığının 909,30 TL olduğu, Kurum tarafından eksik aylık bağlanmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2017/420 Esas, 2019/250 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 30.03.2020 tarihli ve 2019/1645 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2020 tarihli ve 2019/1645 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 15.03.2022 tarihli ve 2020/5141 Esas, 2022/3571 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada, 506 sayılı Yasa hükümleri gereğince davacıya 01.10.1979 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının aylığının eksik hesaplandığı iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmakla, davanın yasal dayanağı, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi ve bu maddenin yollaması ile 506 sayılı Yasanın 61.maddeleridir. 506 sayılı Yasanın 61. maddesine göre, yaşlılık aylıklarının hesabında 31.12.1999 tarihine kadar katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanmakta iken, 4447 sayılı Yasa ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu, 01.01.2000 tarihinden itibaren katsayı esasına dayalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırılmış, sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hâsıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı arttırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturması esası getirilmiştir. Ancak bu sistem, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayıp, emekli olanlara uygulanacağından, 506 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasanın 17. maddesi ile eklenen geçici 82.maddesi ile 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için, eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Davacının 01.01.2000 tarihi öncesindeki aylık miktarının hesabında, 506 sayılı Yasanın Ek 34. maddesinin 'Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabına esas alınacak üst gösterge, sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son on takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.' düzenlemesi ile Ek 35. maddede belirtilen, üst gösterge tablolarının tavan göstergesine göre hesaplanacak aylıkların aylık bağlama oranının %50 olduğu, anılan maddenin 2. fıkrası ile üst gösterge tablosunun tavan göstergesi ile gösterge tablosunun tavan göstergesi arasında bağlanacak aylıklarda aylık bağlama oranını belirleme yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmiş olup Bakanlar Kurulunun 1987/11994 sayılı Kararı ile üst göstergelerin taban aylık bağlama oranının %50 olarak belirlendiği, bilahare 1992/2607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üst gösterge tablosunda her bir göstergenin taban aylık bağlama oranının ayrı ayrı olmak üzere %50 ila %59,9 arasında belirlendiği gözetilerek, gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılacaktır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Yasanın geçici 39. maddesi hükümlerinin de irdelenmesi gereklidir. Madde hükümlerine göre; (1) Son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplanır. (2) Aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanunun mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısı esas alınır. (3) Sigortalının aylık bağlama oranı aşağıdaki şekilde belirlenir: b) Yaşlılık aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre %59,9 ila %50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranı, sigortalının tahsis talep tarihi itibarıyla kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük 3malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (l)’er artırılır, 5000 günden noksan ödediği her 240 gün için (1)’er eksiltilir. Maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışması, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce malûl olması, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanması veya erken yaşlanması nedeniyle tarafına yaşlılık aylığı bağlananlara günden dolayı eksiltme yapılmaz. ç) Malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığının aylık bağlama oranı % 85’ten fazla olamaz. (4) Sigortalının 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla aylığı, yukarıdaki hükümlere göre tespit edilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımı suretiyle belirlenir. (5) Bu madde hükümlerine göre 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarı, %5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutarı ise, (7,13326594120697) çarpanı kullanılarak 2008 yılı Ocak ayına taşınır. Bu şekilde hesaplanan aylık tutarı da, 2008 yılı Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dâhil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile artırılır. (6) Bu maddeye göre hesaplanan aylık tutarının, sigortalı veya hak sahiplerine 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde ödenmekte olan aylık tutarının altında kalması halinde, mevcut aylıkların ödenmesine devam edilir. (7) Bu maddeye göre hesaplanan aylıklar için geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz. (8) Sözleşme aylıklarını 2000 yılı Ocak ayı başından sonra borçlanma yapmak suretiyle tam aylığa yükseltenler ile geçici 20’nci maddeye göre devir alınacak sandıklardan aylık alanlara devir tarihinden sonra bu madde hükümleri uygulanmaz.' Eldeki davada ise, bilirkişi tarafından davalı Kurumun cevabi yazısına göre yapılan hesap raporunda herhangi bir hata bulunmadığı tespit edilmiş ise de, öncelikle tahsise esas alınan tüm verilerin getirtilmesi ile davacı hakkında aylığın başlangıç tarihindeki gösterge, katsayı ve aylık bağlama oranı ile 1999 yılına kadar gelinen süreçte, davacının aylığındaki değişimlerin görülebildiği şekilde ve kurumca 2015 yılında davacıya hitaben düzenlenen ve 9535 gösterge ve %60 Aylık Bağlama Oranı üzerinden bağlandığı belirtilen aylık miktarına 5510 Sayılı Yasanın geçici 39. maddesi hükümlerinin uygulanması ile birlikte 926,29 TL’ye çıkaran Kurum işlemine dayanak teşkil eden, süreç içerisinde yasal veya çeşitli Bakanlar Kurulu Kararları ile değişikliğe uğradığı anlaşılan gösterge, katsayı ve Aylık Bağlama Oranları ile davacının aylığına esas hesaplamaları içeren dayanak belgelerin, davalı Kurumdan celbi ile iddia ve savunma üzerinde durulmalı, buna göre denetime elverişli bir rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna atıfla davanın kabulüne karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; fer'i müdahil olmaları gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının çalışmalarının ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aylık miktarının yeniden tespiti ile fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f16261f898a8aff7 830ea6b1bd7696e2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı