10. Hukuk Dairesi 2024/1265 E. , 2025/586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1570 E., 2023/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/952 E., 2023/167 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyizi davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, sigortalının 19.07.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, kazaya kendi kusuruyla neden olduğunu, kazadan sonra yardımcı olunduğunu ve davacıya gelir bağlanmadığını, manevi tazminat davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, ıslah yoluyla da talebin artırılamayacağını ifade ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, 371,65.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 507.684,10.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının iş kazası tarihi olan 19.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne, 60.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf, davacı vekili tarafından katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda ve karara dayanak yapılan raporda davacı için verilmiş olan %25'lik kusurun hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin %25'lik kusuru bulunmayıp kusursuz olduğunu, gerek tanık beyanları ile gerekse de olay sonrasında davalı işverenin davacıyı ölüme terk edici davranışları ve hastaneye gitmesini ısrarla engellemeye çalışması, davacının sürünerek de olsa hastaneye ulaşması gibi akıl almaz olayların karşısında davalı kusurunun kast sayılabilecek bir durumun olduğunu, olay sonrası davalı işveren tutumunun, düzenlenen SGK raporunda da açık olduğunu, tüm tanıklar, davacının görevinin otel "katçılığı" olduğunu ve fakat buna rağmen yöneticisinin baskısı ve talimatı ile "meydancılık" yani merdiven temizliği yapmak zorunda bırakıldığı, davacı işçinin işyerinde çalıştığı sırada merdivenden düşerek omuriliğinin kırıldığını beyan ettiklerini, kusur raporunda bu durumun nazara alınmadığını, davalı işverenin, müvekkili kazadan sonra kasten ölüme terk ettiğini, bu durumun kusur raporunda ele alınmadığını, Mahkemece her ne kadar çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %40 olduğuna karar verilmiş ise de bunun üzerinde bir çalışma gücü kaybının olduğunu, davacının olay tarihinde maaşının net 1.500,00 TL olduğunu, Mahkemece kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduatına uygulanan faiz ile alacağın tahsiline karar vermek gerekirken kısmen faiz talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde davacı işçinin ağır kusurlu olduğunu ve asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, hatalı ve eksik bilirkişi raporlarına dayanılarak verilmiş Mahkeme kararının usul ve esas yönlerinden kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.07.2013 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanması ile neticelenen kazanın SGK müfettiş raporunda iş kazası olduğu ve davacının %25, davalı işverenin ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan kusur bilirkişi heyet raporunda tarafların kusurlarının aynı oranda belirlenmiş olduğu, yaralanma nedeni ile davacının %40 oranında iş gücü kaybının SGK Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlendiği, bu anlamda raporlar arasında bir çelişkinin de bulunmadığı, yapılan hesaplama ve tespit edilen geçici işgöremezlik ile sürekli işgöremezlik tazminatlarının dosya içeriğine uygun olduğu, davacının karar tarihinde 46 yaşında evli ve bir çocuk sahibi olması, davacının sosyo ekonomik durumu, oluşan işgücü kaybı ve tüm dosya kapsamı ile hükmedilen manevi tazminat miktarının isabetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalının ve davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.