Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/12452 E., 2025/7836 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12452 E., 2025/7836 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12452
Karar No
2025/7836
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/12452 E. , 2025/7836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3182 E., 2022/2609 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/294 E., 2022/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.03.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin davalı işyerinde bilgi işlem görevlisi olarak çalıştığını, olay günü mağaza müdürünün talimatıyla dışarıda mal kabul işlemlerini yaptığı sırada yeni gelen ürünler kamyondan indirilip depoya kaldırılırken yük taşıma asansöründeki yüklerin üzerine düşmesi sonucu davacının yaralandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 289.443,47 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının müterafik kusuru olduğunu ve herhangi bir zarar oluşmuşsa da bu zarardan kendisinin de sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Maddi tazminat talebinin kabulü ile 289.443,47 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (31.03.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (31.03.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.03.2018 tarihli iş kazasında davacının meslekte kazanma gücü kaybının 14,1 olduğu, kusur bilirkişi raporunda davalı işverenin %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup, dosya kapsamına uygun olduğu, davacının maddi tazminat talebinin denetime elverişli hesap bilirkişisi raporuna göre kabulünün yerinde olduğu, ancak davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminat az olup, davacının olay nedeniyle işgöremezlik derecesi, davalının olayda tam kusurlu olması, olay tarihi ve davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek, davanın kabulüne, "Maddi tazminat talebinin kabulü ile 289.443,47 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (31.03.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (31.03.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya herhangi bir kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının yaşı, meslekteki tecrübesi ve olay tarihi itibarı ile akli melekelerinin yerinde olması gibi hususlar göz önüne alındığında görevini belirlenen alanda icra etmesi gerektiğinin açık olduğunu, 07.01.2022 tarihli aktüerya raporundaki fahiş hesaplamayı kabul etmediğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda baz alınan iş göremezlik derecesinin SGK Başkanlığı Yüksek Sağlık Kurulunun 27.11.2018 tarihli kararı ile belirlenmiş %14,1 oranındaki iş göremezlik derecesi olduğunu, iş göremezlik derecesi %14,1 olarak tespit edilmiş ise de davacının hiçbir şekilde bir başkasının bakımına muhtaç olmayacağının da belirtildiğini, fakat bu hususun bilirkişi ve Mahkemece hiç irdelenmediğini, bakiye ömür süresinin 79 yaş olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. HMK'nın 361/2. fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir" düzenlemesi vardır. Somut olayda, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı manevi tazminat yönünden istinaf kanun yoluna başvurmadığı buna göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz yoluna başvurusunda hukuki yararı da bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı