Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/11298 E., 2025/7837 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11298 E., 2025/7837 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11298
Karar No
2025/7837
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/11298 E. , 2025/7837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1164 E., 2024/1467 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2024/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 07.11.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sürekli iş görmezlik oranının %5.1 olarak belirlendiğini belirterek maddi ve manevi tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işgüvenliği kurallarına aykırı hareket ettiğini, meydana gelen olayda davalı tarafın kusurunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %85 oranında davacının ise %15 oranında kusurlu bulunduğu, %5,1 oranında sürekli iş göremezlik derecesi olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının toplam 560.414,68 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi hesap raporunun dosya içeriğinde bulunan bilgi, belge ve istinaf ilamına uygun olduğu, tarafların kusur oranları, davacının ve ülkenin sosyal ve ekonomik şartlarının değerlendirilmesi ile manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine "dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar karşılığı olarak 560.414,68 TL'nin olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun bulunduğu, ortadan kaldırma kararı doğrultusunda alınan hesap raporunda TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, önceki karara karşı maluliyet oranı yönünden istinafı bulunmayan davalı vekilinin bu aşamadaki maluliyet oranına ilişkin istinafının oluşan usulü kazanılmış haklar gereği yerinde bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davalı vekilinin hesaplamaya ve ücrete ilişkin istinafı bulunmadığı, bu durumda davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, davacı vekilinin ücrete yönelik istinafının istinaf edenin sıfatına göre yerinde olmadığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kabul ve red oranına göre hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının asli kusuru, müvekkilin çok genç yaşı ve oluşan maluliyet oranı, caydırıcılık unsuru ve davalının yüksek ekonomik varlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük kaldığını, maddi tazminatın düşük hesaplandığını, son karar tarihi itibariyle güncel ücret parametrelerinin esas alınarak yeniden alınacak rapor ile maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiğini, raporda esas alınan ücretin de düşük belirlendiğini, süreklilik arz eden ödemeler konusunda araştırma yapılmadığını, fazla mesai yemek servis süreklilik arz etmesine rağmen ücrete eklenmeden hesaplama yapıldığını, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili lehine düşük vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretle çalıştığını, davacıya müvekkili şirketçe yapılan ve dosyaya sunulan ödemelerin mahsup edilmediğini, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, davacının maluliyeti de her ne kadar %5,1 olarak belirtilmiş ise de bundan daha düşük bir oranda olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fe8235e49710d4e3 ea200465fd2c699f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/11298 E. , 2025/7837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1164 E., 2024/1467 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/153 E., 2024/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 07.11.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sürekli iş görmezlik oranının %5.1 olarak belirlendiğini belirterek maddi ve manevi tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işgüvenliği kurallarına aykırı hareket ettiğini, meydana gelen olayda davalı tarafın kusurunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %85 oranında davacının ise %15 oranında kusurlu bulunduğu, %5,1 oranında sürekli iş göremezlik derecesi olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının toplam 560.414,68 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi hesap raporunun dosya içeriğinde bulunan bilgi, belge ve istinaf ilamına uygun olduğu, tarafların kusur oranları, davacının ve ülkenin sosyal ve ekonomik şartlarının değerlendirilmesi ile manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine "dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar karşılığı olarak 560.414,68 TL'nin olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu iş kazası nedeniyle davacının uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun bulunduğu, ortadan kaldırma kararı doğrultusunda alınan hesap raporunda TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, önceki karara karşı maluliyet oranı yönünden istinafı bulunmayan davalı vekilinin bu aşamadaki maluliyet oranına ilişkin istinafının oluşan usulü kazanılmış haklar gereği yerinde bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davalı vekilinin hesaplamaya ve ücrete ilişkin istinafı bulunmadığı, bu durumda davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, davacı vekilinin ücrete yönelik istinafının istinaf edenin sıfatına göre yerinde olmadığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kabul ve red oranına göre hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının asli kusuru, müvekkilin çok genç yaşı ve oluşan maluliyet oranı, caydırıcılık unsuru ve davalının yüksek ekonomik varlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük kaldığını, maddi tazminatın düşük hesaplandığını, son karar tarihi itibariyle güncel ücret parametrelerinin esas alınarak yeniden alınacak rapor ile maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiğini, raporda esas alınan ücretin de düşük belirlendiğini, süreklilik arz eden ödemeler konusunda araştırma yapılmadığını, fazla mesai yemek servis süreklilik arz etmesine rağmen ücrete eklenmeden hesaplama yapıldığını, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili lehine düşük vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretle çalıştığını, davacıya müvekkili şirketçe yapılan ve dosyaya sunulan ödemelerin mahsup edilmediğini, kazanın davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, davacının maluliyeti de her ne kadar %5,1 olarak belirtilmiş ise de bundan daha düşük bir oranda olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fe8235e49710d4e3 ea200465fd2c699f ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı