10. Hukuk Dairesi 2024/12324 E. , 2025/958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/237 E., 2024/223 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'ın davalıya ait işyerinde 05.03.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, sigortalıya müvekkili Kurumca 70.989,04 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, 7.146,67 TL geçici işgöremezlik ödemesi ile 9.195,12 TL tedavi masrafı yapıldığını, olayda davalının kusurunun bulunduğunu belirterek Kurum zararından fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01.07.2024 tarihli dilekçesinde, peşin sermaye değerli gelirler yönünden; 34.705,79 TL’nin onay tarihinden, geçici iş göremezlik ödemeleri yönünden; 6.074,67 TL’nin ödeme tarihinden, yapılan masraflar yönünden; 7.815,85 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Madencilik vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazalı işçinin diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, kazanın kazalı işçinin kusuru sonucu meydana geldiğini iddia ederek açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Madencilik vekili duruşmadaki beyanlarında; açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarih, 2014/298 E., 2015/596 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davalıdan sigortalıya bağlanan gelir nedeni ile 60.340,68 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödemesi nedeni ile 6.074,67 TL ve yapılan tedavi gideri nedeni ile 7.815,85 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla birlikte, taleple bağlı kalınarak, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı 500,00 TL'nin onay tarihinden itibaren, sigortalıya geçici iş göremezlik döneminde yapılan ödemeden kaynaklı 250,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren, sigortalının tedavisi nedeniyle yapılan masraflardan kaynaklı 250,00 TL'nin sarf tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ... Madencilik Petrol Ürünleri Enerji İnş. Liman Gemi Yat Yapım Turz. Nak. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; inceleme konusu davada, Mahkemece öncelikle davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini, bir başka ifade ile asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup olmadığı hususu tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bunun için davalılar arasında kaza tarihinde mevcut sözleşme örneğinin ve davalı ... Madencilik Petrol Ürünleri Enerji İnş. Liman Gemi Yat Yapım Turz. Nak. San. ve Tic. A.Ş.’nin Zonguldak 3. İş Mahkemesinde 2014/847 E. sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü beyan ettiği tazminat dosyası getirtilerek davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin olup olmadığı ile kusur oranlarının ayrıştırılarak tespiti ile neticesine göre karar verilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlenmesi için yukarıda belirtilen prosedür kapsamında irdeleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedeni olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davalıların kusur oranları ayrıştırılarak dosya kazanın meydana geldiği iş kolu olan maden ve iş güvenliği alanında uzman üçlü bilirkişiye teslim edilerek bilirkişi ek raporu aldırılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 10.10.2023 tarihli kusur bilirkişi ek raporunda, davalı alt işveren ... Madenciliğin %45 oranında kusurlu, davalı asıl işveren ... Madenciliğin %40 oranında kusurlu olduğu, kazalı işçinin %15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, kazanın meydana geliş şekli ve işverenin aldığı ve alması gerektiği önlemler dikkate alındığında somut olayın özelliği ile uyumlu olduğu, hakkaniyet ilkesi ile iş güvenliğine ilişkin ilkeleri esas aldığı görülmekle işverenlerin %85 kusurlu olduğu yönündeki rapora itibar edilmiş ve bu kusur oranı üzerinden dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek 21.03.2024 tarihli hesap raporu dosya arasına alınmış, gelen SGK evrakları ve taraf itirazları doğrultusunda dosya yeniden hesap bilirkişisine tevdi edilerek 10.06.2024 tarihli ek hesap raporu dosya arasına alınmış olup alınan raporda, peşin sermaye değerinden kaynaklı talep edebileceği alacağının 34.705,79-TL, geçici iş göremezlik ödeneğinden alacağının 6.074,67 TL, tedavi masrafından talep edebileceği alacağının 7.815,85-TL olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Kurum kayıtları, tedavi evrakları, YSK raporu, Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2014/847 Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporları, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 26.03.2018 tarih ve 2016/1302 Esas 2018/2548 Karar sayılı ilamı, Adli Tıp Kurumu raporları, kusur ve hesap bilirkişi raporları, talep arttırım dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hesap raporunun yukarıda belirtilen yüksek Yargıtay uygulamasına uygun olduğu, somut olayın niteliği ile örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu görülmekle esas alınmış ve tahsislerin kusur oranına isabet eden miktarından fazla gerçek zararın bulunduğu görülmekle tahsisin davalıların sorumlu olduğu kusur karşılığının hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalıların % 85 (davalı ... maden %40, davalı ... maden %45) kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 34.705,79 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı isteyebileceği alacağın 6.074,67 TL, yapılan masraflardan kaynaklı isteyebileceği alacağının 7.815,85 TL olduğu anlaşılmakla birlikte; hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 34.705,79 TL'nin gelirin onay tarihinden itibaren, yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine, hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak olarak 6.074,67 TL'nin ödeme tarihinden itibaren, Kurum tarafından yapılan masraflardan kaynaklı alacak olarak 7.815,85'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin atfı ile HMK'nın 428, 439. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21. ve 76. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f6576a35d2bf8bc4 8bb466ed7d9c1d43