Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12313 E., 2025/323 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12313 E., 2025/323 K. (09.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12313
Karar No
2025/323
Karar Tarihi
09.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12313 E. , 2025/323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/449 E., 2024/1504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/562 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının borçlanma başvurusu SGK'nın 16.08.2017 tarihli yazısı ile kabul edilerek "3201 sayılı Kanun'a göre düzenlenen borç tahakkuk cetveli" gönderildiğini, 5.450 gün borçlanmasının karşılığı 103.332,00 TL ödendiğini, bu ödeme yapıldığında emeklilik şartlarının davacıya 48 yaş 5450 gün olarak bildirildiğini, davacının 48 yaşının ikmalinden sonra yaptığı başvuruya SGK'nın 22.01.2021 tarihli yazısı ile olumsuz cevap verildiğini, bu yazıda davacıya 50 yaş 5672 gün şartını yerine getirmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacının borçlanmasını yaptığı sırada geçerli olan 48 yaş 5450 gün şartının 50 yaş 5672 gün olarak yeniden belirlenmesine gerekçe olarak ise 2018/38 sayılı genelgenin gösterildiğini, söz konusu genelge öncesi ev kadınlığı süreleri sigorta başlangıcı 26.12.1990 olarak kabul edilirken, genelge sonrası ev kadınlığı sürelerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi kaldırıldığından, ilk sigortalı çalışma girişi (13.11.1996) tarihi sigorta başlangıcı sayıldığından emeklilik yaşının da 48'den 50'ye yükseldiğini, davacının genelge öncesinde başvurusunu yapıp borçlanmasını ödemiş olması ve SKG'nın da sigortalı başlangıç tarihini ev kadınlığı süresi nedeniyle 26.12.1990 tarihi olarak kabul etmiş olduğundan, sonradan yürürlüğe giren genelgenin uygulanmasının söz konusu olamayacağını belirterek, davanın kabulüne, davacıya 48 yaş 5450 gün şartı üzerinden 26.12.2020 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum kayıtlarına göre davacının emeklilik aylığına hak kazanamadığının tespit edildiğini, 2018/38 sayılı genelgeye göre ev kadınlığı süreleri akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihlerinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyeceğini, ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcının 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince tespit edileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı