Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12145 E., 2025/96 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12145 E., 2025/96 K. (07.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12145
Karar No
2025/96
Karar Tarihi
07.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/12145 E. , 2025/96 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/484 E., 2024/2103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/86 E., 2017/151 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik gelirinden yapılan indirime ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu indirim neticesinde eksik ödenen gelirin yasal faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda hüküm bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarih 2021/(21)10-370 - 2022/1622 E.K. sayılı kararı ile "Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi gereğince bozulmasına, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2 nci maddesi uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinden ancak iş kazasındaki kendi kusurunun (%50'nin) yarısına tekabül eden %25'i oranında indirim yapabileceğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanma tarihinden itibaren yeniden hesaplanarak eksik bağlanan kısmının bağlanma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.10.2001 tarihli trafik tespit tutanağında, kazanın oluşunda davacı ...'ın tamamen kusurlu olduğunun belirtildiğini, sürekli işgöremezlik gelirinin mülga 506 sayılı Kanun'un 111. maddesine istinaden %50 indirimli olarak bağlandığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun taleplerini doğrular ve destekler nitelikte olduğunu, davanın ispatlanmasına rağmen hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu trafik kazası hakkında tutulan trafik kaza tespit tutanağı ve kaza ile ilgili düzenlenen iş müfettişi raporunun dikkate alınmadığını, iki raporda da kazanın oluşunda sigortalının tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2019 tarih ve 2017/2872 - 2019/458 E.K. sayılı kararı ile ... sigortalının kazanın oluşumunda %50 oranında kusurlu bulunduğunun kesinleşen Mahkeme kararı ile anlaşıldığı, olay günü, motosiklet kullanmak için yeterli A-2 sınıfı sürücü belgesine sahip olmadan, çift yönlü olan güzergah üzerinde bir öndeki aracın arkasından seyir etmekte olduğuna göre, dikkatini yola vermesi ve önündeki araç ile kendi aracı arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakması, aracının hızını, hava, yol ve trafik şartları ile aracının teknik özelliklerine uydurup seyir anında belirebilecek herhangi bir tehlike karşısında önünde açık olan en kısa mesafede aracını duruşa geçirebilecek bir hızla seyrini sürdürmesi, güvenli araç kullanma bakımından elzem olmasına rağmen aşırı hız ve yakın takipten dolayı öndeki araca arkadan çarparak kazanın meydana gelmesinde bağışlanmaz kusuru bulunduğu, bu nedenle sürekli iş göremezlik gelirini 506 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca %50 indirimli olarak bağlayan Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilmeden davayı kısmen kabul eden Mahkeme kararının hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarih ve 2019/3958 - 2020/2267 E.K. sayılı kararı ile ... somut olayda; kusur oranlarının bilirkişi raporu alınmadan Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesinin hatalı olduğu, davalı Kurumun taraf olmadığı tazminat dosyasının kesin hüküm teşkil etmediği, ancak ayrıntılı irdeleme içermesi ve kesinleşmesi halinde güçlü delil niteliğinde olduğu gözetilerek, müfettiş raporlarındaki durum tespit ve kusur oranları ile trafik kaza tespit tutanağı da dikkate alınarak trafik iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden iş güvenliği mevzuatına göre yöntemince işveren ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarının belirlenmesi için rapor alarak, elde edilecek sonuca göre 506 sayılı Kanun'un 111. maddesi gereği bağışlanamaz kusur değerlendirmesi yapılarak hüküm kurulması gereğine işaret edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2020 tarih ve 2020/1049 - 2020/1588 E.K. sayılı kararı ile aynı gerekçelerle bir önceki kararında direnilmesine, karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.Dairemizin 15.03.2021 tarih ve 2021/1659 - 2021/3265 E.K. sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2022 tarih ve 2021/(21)10-370 - 2022/1622 E.K. sayılı kararı; "Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınmadan kusur oranları değerlendirilerek bağışlanmaz kusur değerlendirmesi yapılması yerinde olmayıp davacı ve dava dışı işverenin taraf olduğu tazminat davasında verilen ve kesinleşen kararın sadece o davanın tarafları yönünden kesin delil niteliğinde olduğu, o davanın tarafı olmayan eldeki davanın davalısı Kurum yönünden güçlü delil mahiyetinde bulunduğu, trafik kaza tespit tutanağının da gelir indirimi yönünden davacıyı bağlamayacağı gözetilerek müfettiş raporlarındaki durum tespiti ve kusur oranları ile trafik kaza tespit tutanağı dikkate alınıp trafik iş güvenliği alanında uzman bilirkişi heyetinden iş güvenliği mevzuatı kapsamında değerlendirme içeren, dava dışı işveren ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarını belirleyen rapor alındıktan sonra sonucuna göre 506 sayılı Kanun’un 111. maddesi gereğince bağışlanmaz kusur değerlendirmesi yaparak karar verilmesi gerektiğinden, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek, direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2024 tarihli ve 2023/484 - 2024/2103 E.K. sayılı kararı ile dosyaya kazandırılan kusur raporlarına göre davacı sigortalının iş kazasının oluşumu üzerindeki kusur oranı gözetildiğinde, 506 sayılı Kanun'un 111. maddesinde tanımlanan bağışlanmaz kusur düzeyinde kusurunun bulunmadığı, dava dilekçesinde de dile getirilen ve suç sayılır hareketiyle iş kazasının oluşumu üzerinde % 40 oranındaki kusurlu davranışıyla etkide bulunan davacıya bağlanan gelire, 506 sayılı Kanun'un 110/2 maddesi uyarınca sigortalının %40 kusurunun yarısı oranında indirim uygulanarak, sigortalının işgöremezlik derecesi %25'in üstünde olduğundan, 506 sayılı Kanun'un 96/4 maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 78. maddesi gereğince tespit edilen günlük kazanç alt sınırının 30 katının % 70’i üzerinden gelir hesabı dikkate alınarak, hesaplama yapan bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak davacının hak ettiği gelir tutarları belirlenerek, 1-Davanın kabulü ile; -Davacının iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik geliri miktarının Temmuz 2003 ayı itibarıyla 259,16 TL; Mart 2016 dava tarihi itibarıyla ek ödeme dahil 520,81 TL olduğunun tespitine, -Davacı ...’ın 506 sayılı Kanun'un 110/2. maddesi uyarınca %40 kusurunun yarısı oranında indirimli gelir hesaplandığında dava tarihi olan 18.03.2016 tarihine kadar; 30.07.2003 tarihinde 73,72 TL, 23.08.2003 tarihinde 96,15 TL, 23.09.2003 tarihinde 96,34 TL, 23.10.2003 tarihinde 98,17 TL, 23.11.2003 tarihinde 99,55 TL, 23.12.2003 tarihinde 101,15 TL, 23.01.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.02.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.03.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.04.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.05.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.06.2004 tarihinde 73,38 TL, 23.07.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.08.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.09.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.10.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.11.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.12.2004 tarihinde 80,72 TL, 23.01.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.02.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.03.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.04.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.05.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.06.2005 tarihinde 85,56 TL, 23.07.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.08.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.09.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.10.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.11.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.12.2005 tarihinde 90,70 TL, 23.01.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.02.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.03.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.04.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.05.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.06.2006 tarihinde 98,10 TL, 23.07.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.08.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.09.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.10.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.11.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.12.2006 tarihinde 102,38 TL, 23.01.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.02.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.03.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.04.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.05.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.06.2007 tarihinde 107,50 TL, 23.07.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.08.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.09.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.10.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.11.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.12.2007 tarihinde 111,66 TL, 23.01.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.02.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.03.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.04.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.05.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.06.2008 tarihinde 113,89 TL, 23.07.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.08.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.09.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.10.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.11.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.12.2008 tarihinde 122,10 TL, 23.01.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.02.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.03.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.04.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.05.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.06.2009 tarihinde 126,79 TL, 23.07.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.08.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.09.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.10.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.11.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.12.2009 tarihinde 129,11 TL, 23.01.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.02.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.03.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.04.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.05.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.06.2010 tarihinde 129,11 TL, 23.07.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.08.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.09.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.10.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.11.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.12.2010 tarihinde 133,75 TL, 23.01.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.02.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.03.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.04.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.05.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.06.2011 tarihinde 127,87 TL, 23.07.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.08.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.09.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.10.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.11.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.12.2011 tarihinde 132,99 TL, 23.01.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.02.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.03.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.04.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.05.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.06.2012 tarihinde 142,02 TL, 23.07.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.08.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.09.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.10.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.11.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.12.2012 tarihinde 151,44 TL, 23.01.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.02.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.03.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.04.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.05.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.06.2013 tarihinde 150,77 TL, 23.07.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.08.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.09.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.10.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.11.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.12.2013 tarihinde 156,80 TL, 23.01.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.02.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.03.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.04.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.05.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.06.2014 tarihinde 161,93 TL, 23.07.2014 tarihinde 171,15 TL, 23.08.2014 tarihinde 171,15 TL, 23.09.2014 tarihinde 55,82 TL, 23.10.2014 tarihinde 55,82 TL, 23.11.2014 tarihinde 55,82 TL, 23.12.2014 tarihinde 55,82 TL, 23.01.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.02.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.03.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.04.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.05.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.06.2015 tarihinde 89,48 TL, 23.07.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.08.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.09.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.10.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.11.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.12.2015 tarihinde 123,66 TL, 23.01.2016 tarihinde 128,44 TL, 23.02.2016 tarihinde 128,44 TL, olmak üzere toplam 17.837,91 TL eksik ödeme yapıldığından, eksik ödenen tutarların karşılarında belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; salt istinaf incelemesi esnasında alınana bilirkişi raporlarına istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zira davaya konu trafik kazası hakkında tutulan trafik tespit tutanağı ve kaza ile ilgili olarak düzenlenen 31.05.2003 tarih ve 34 sayılı iş müfettişi raporunun da dikkate alınması gerektiğini, her iki raporda da kazanın oluşunda davacı sigortalının tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik gelirinden yapılan indirime ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu indirim neticesinde eksik ödenen gelirin yasal faiziyle tahsiline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı mülga Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (506 sayılı Kanun) 111. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı