Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11996 E., 2025/1510 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11996 E., 2025/1510 K. (05.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11996
Karar No
2025/1510
Karar Tarihi
05.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11996 E. , 2025/1510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1013 E., 2024/2313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2022/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 03.09.2015 - 13.06.2019 tarihleri arası davalı işveren nezdinde ilk aşamada 2.000,00 TL, daha sonrasında 3.750,00 TL maaşla çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili, davacının asıl mesleğinin taksi şoförlüğü olduğunu, bir takside şoför olarak çalışan davacının, 92 yaşında olan müvekkilini zaman zaman gitmek istediği yerlere müvekkilinin aracı ile götürmek, yaz mevsimlerinde Çeşme’ye getirip götürmek ve basit alışverişleri yaparak eve taşımak gibi devamlılık arzetmeyen hizmetlerde bulunduğunu, bu hizmetleri nedeniyle kendisine sadece taşıma yaptığı günlere ilişkin yevmiye usulü ödeme yapıldığını, davacının müvekkiline bağlı sürekli çalışan birisi olmayıp taksi şoförü olarak görev yaptığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile .... TC kimlik numaralı ...’un; davalı ...’a ait fer’i müdahil Kurumda “Tescilsiz” iş yerinde makam şoförü olarak 12.10.2015-13.06.2019 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 1323 gün çalıştığının, 10.05.2019-13.06.2019 tarihleri arasındaki 35 günlük hizmetinin 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 1. fıkrası kapsamında çalıştırılacak sigortalılar için "ev hizmetlerinde on gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirge" düzenlenerek fer’i müdahil Kuruma bildirildiğinin, 1288 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespiti ile fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının müvekkili tarafından makam şoförü olarak kullanıldığı varsayımına dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin 93 yaşında olduğunu, belli bir işi ve makamının bulunmadığını, yaşı icabı dışarıya çok seyrek çıkabildiğini, 2019 yılında SGK’ya verilen bildirime dayalı olarak davacının ev hizmetlerinde çalıştığı kabul edilse dahi, ev hizmetleri Borçlar Kanunu kapsamında bir hizmet ilişkisi olup İş Kanunu'na tabi olmadığını, tanıkların beyanlarına itibar edilmediğini, neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklamaya da yer verilmediğini, hükmün bu yönleriyle eksik olduğunu, davacının, bir takside şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin zaman zaman gitmek istediği yerlere müvekkilini aracı ile götürdüğünü, yaz mevsimlerinde Çeşme’ye götürüp getirmek ve basit alışverişi yaparak eve taşımak gibi devamlılık arz etmeyen hizmetlerde bulunduğunu, bunlar karşısında yevmiye usulü ödeme aldığını, sadece 2019 yılının Haziran ayından sonra müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle daha fazla zaman ayırdığı için sigortaya bildirimde bulunulduğunu beyanla, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, karara dayanak olarak; dava dosyasına sunulan yazılı belgelerin varlığı, davalının yaşı ve ekonomik durumu itibariyle makam şoförü çalıştıracak güce sahip olduğunu, tanık beyanlarına göre ayrıca evinde başkaca hizmetli çalıştırdığı halde Kurumda tescilli iş yeri dosyasının olmadığını, davalının kış aylarında İstanbul'da uzunca bir süre ikamet ettiğini ve davacının İstanbul'da olduğuna dair sunulan belgelerin varlığı gösterilmiş ise de dayanak olarak sunulan bu hususlar davacının davalının yanında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının ispatına elverişli olmadığını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4. Dosyanın incelenmesinde, 25.03.1980 doğumlu davacının hizmet cetveline göre, işveren ...'un yanında, 10.05.2019 - 13.06.2019 devresi dışında sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davalı ... adına kayıtlı .... sicil no.lu “Taksi İşletmesi” işi iş yerinin 24.09.2012 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 22.03.2012 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamından çıkarıldığı, işverenin, 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 1. fıkrası kapsamında çalıştırılacak sigortalılar için "ev hizmetlerinde on gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirge" düzenleyerek 16.05.2019 tarih, .... sayı ile (yasal süresi içinde) Kuruma teslim ettiği, söz konusu bildirgeye göre sigortalının "makam şoförü" olarak 10.05.2019 tarihinden itibaren asgari ücret üzerinden ayda 30 gün çalıştırılmak üzere işe alındığı, sigortalının 13.06.2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, bu bildirimin de 18.06.2019 tarih, 8784121 sayılı bildirge ile (yasal süresi içinde) Kuruma bildirildiğinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı belgelerin incelenmesinde ise davalı adına ..... Bayii tarafından düzenlenen 09.01.2019 tarihli “açılış iş emri” evrakında ... Marka 2011 model .... plakalı aracın araç teslim işlemlerini davacı ...’un yaptığına dair isim ve imzasının bulunduğu, uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait araca ilişkin bakım ve onarım işlemlerine yönelik ırsaliye faturalarında davacı ...’un isim ve imzasının bulunduğu, yine 26.03.2016 tarihli trafik ceza tutanağının.... plakalı otomobil ile davacı ...’un yüzüne karşı düzenlendiği, bu suretle dosyadaki kayıtlar nazarında davacının davalıya ait aracı kullandığı anlaşılmakta ise de dosya kapsamında dinlenilen bir kısım tanıklarca davacının haftanın 2-3 günü çalıştığı, yaz aylarında davalıyı Çeşme'deki yazılığına götürdüğü, arada İstanbul'a götürdüğüne yönelik beyanları karşısında, davacının çalışmasının kısmi olup olmadığı, davacının aracı kullanmadığı zamanlarda ne iş yaptığı hususları tam olarak ortaya konulamadığından, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğu değerlendirilmektedir. 5.Bu kapsamda, davalıya ait tescilsiz iş yerinde ev hizmetlerinde çalıştığı tespit edilen kişilerin etraflıca beyanı alınmak suretiyle, davacının çalışmasının sürekli olup olmadığı, davalıya ait aracı kullanmadığı zamanlarda ne işle iştigal ettiği, davacının çalışma gün ve saatlerinin ne olduğu, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı husususları yeterince araştırılmalı, gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b737313466bdf8a7 95b08e05** *** ** ** This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/11996 E. , 2025/1510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1013 E., 2024/2313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2022/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 03.09.2015 - 13.06.2019 tarihleri arası davalı işveren nezdinde ilk aşamada 2.000,00 TL, daha sonrasında 3.750,00 TL maaşla çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili, davacının asıl mesleğinin taksi şoförlüğü olduğunu, bir takside şoför olarak çalışan davacının, 92 yaşında olan müvekkilini zaman zaman gitmek istediği yerlere müvekkilinin aracı ile götürmek, yaz mevsimlerinde Çeşme’ye getirip götürmek ve basit alışverişleri yaparak eve taşımak gibi devamlılık arzetmeyen hizmetlerde bulunduğunu, bu hizmetleri nedeniyle kendisine sadece taşıma yaptığı günlere ilişkin yevmiye usulü ödeme yapıldığını, davacının müvekkiline bağlı sürekli çalışan birisi olmayıp taksi şoförü olarak görev yaptığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile .... TC kimlik numaralı ...’un; davalı ...’a ait fer’i müdahil Kurumda “Tescilsiz” iş yerinde makam şoförü olarak 12.10.2015-13.06.2019 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 1323 gün çalıştığının, 10.05.2019-13.06.2019 tarihleri arasındaki 35 günlük hizmetinin 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 1. fıkrası kapsamında çalıştırılacak sigortalılar için "ev hizmetlerinde on gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirge" düzenlenerek fer’i müdahil Kuruma bildirildiğinin, 1288 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespiti ile fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının müvekkili tarafından makam şoförü olarak kullanıldığı varsayımına dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin 93 yaşında olduğunu, belli bir işi ve makamının bulunmadığını, yaşı icabı dışarıya çok seyrek çıkabildiğini, 2019 yılında SGK’ya verilen bildirime dayalı olarak davacının ev hizmetlerinde çalıştığı kabul edilse dahi, ev hizmetleri Borçlar Kanunu kapsamında bir hizmet ilişkisi olup İş Kanunu'na tabi olmadığını, tanıkların beyanlarına itibar edilmediğini, neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklamaya da yer verilmediğini, hükmün bu yönleriyle eksik olduğunu, davacının, bir takside şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin zaman zaman gitmek istediği yerlere müvekkilini aracı ile götürdüğünü, yaz mevsimlerinde Çeşme’ye götürüp getirmek ve basit alışverişi yaparak eve taşımak gibi devamlılık arz etmeyen hizmetlerde bulunduğunu, bunlar karşısında yevmiye usulü ödeme aldığını, sadece 2019 yılının Haziran ayından sonra müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle daha fazla zaman ayırdığı için sigortaya bildirimde bulunulduğunu beyanla, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, karara dayanak olarak; dava dosyasına sunulan yazılı belgelerin varlığı, davalının yaşı ve ekonomik durumu itibariyle makam şoförü çalıştıracak güce sahip olduğunu, tanık beyanlarına göre ayrıca evinde başkaca hizmetli çalıştırdığı halde Kurumda tescilli iş yeri dosyasının olmadığını, davalının kış aylarında İstanbul'da uzunca bir süre ikamet ettiğini ve davacının İstanbul'da olduğuna dair sunulan belgelerin varlığı gösterilmiş ise de dayanak olarak sunulan bu hususlar davacının davalının yanında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının ispatına elverişli olmadığını, bu tür hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4. Dosyanın incelenmesinde, 25.03.1980 doğumlu davacının hizmet cetveline göre, işveren ...'un yanında, 10.05.2019 - 13.06.2019 devresi dışında sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davalı ... adına kayıtlı .... sicil no.lu “Taksi İşletmesi” işi iş yerinin 24.09.2012 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 22.03.2012 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamından çıkarıldığı, işverenin, 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 1. fıkrası kapsamında çalıştırılacak sigortalılar için "ev hizmetlerinde on gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirge" düzenleyerek 16.05.2019 tarih, .... sayı ile (yasal süresi içinde) Kuruma teslim ettiği, söz konusu bildirgeye göre sigortalının "makam şoförü" olarak 10.05.2019 tarihinden itibaren asgari ücret üzerinden ayda 30 gün çalıştırılmak üzere işe alındığı, sigortalının 13.06.2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, bu bildirimin de 18.06.2019 tarih, 8784121 sayılı bildirge ile (yasal süresi içinde) Kuruma bildirildiğinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı belgelerin incelenmesinde ise davalı adına ..... Bayii tarafından düzenlenen 09.01.2019 tarihli “açılış iş emri” evrakında ... Marka 2011 model .... plakalı aracın araç teslim işlemlerini davacı ...’un yaptığına dair isim ve imzasının bulunduğu, uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait araca ilişkin bakım ve onarım işlemlerine yönelik ırsaliye faturalarında davacı ...’un isim ve imzasının bulunduğu, yine 26.03.2016 tarihli trafik ceza tutanağının.... plakalı otomobil ile davacı ...’un yüzüne karşı düzenlendiği, bu suretle dosyadaki kayıtlar nazarında davacının davalıya ait aracı kullandığı anlaşılmakta ise de dosya kapsamında dinlenilen bir kısım tanıklarca davacının haftanın 2-3 günü çalıştığı, yaz aylarında davalıyı Çeşme'deki yazılığına götürdüğü, arada İstanbul'a götürdüğüne yönelik beyanları karşısında, davacının çalışmasının kısmi olup olmadığı, davacının aracı kullanmadığı zamanlarda ne iş yaptığı hususları tam olarak ortaya konulamadığından, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğu değerlendirilmektedir. 5.Bu kapsamda, davalıya ait tescilsiz iş yerinde ev hizmetlerinde çalıştığı tespit edilen kişilerin etraflıca beyanı alınmak suretiyle, davacının çalışmasının sürekli olup olmadığı, davalıya ait aracı kullanmadığı zamanlarda ne işle iştigal ettiği, davacının çalışma gün ve saatlerinin ne olduğu, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı husususları yeterince araştırılmalı, gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b737313466bdf8a7 95b08e05** *** ** ** ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı