Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11639 E., 2025/3133 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11639 E., 2025/3133 K. (27.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11639
Karar No
2025/3133
Karar Tarihi
27.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11639 E. , 2025/3133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1678 E., 2024/1632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2022/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının Mayıs 2020 - Temmuz 2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde sigortasız olarak plastik makinesinde çalıştığını, 4 ayrı deliğinden plastik parçalar çıkan çalıştığı makinede deliklerden birinde parça çıkmaması üzerine davacının elleri ile parçaları aldığı sırada 17.06.2020 tarihinde parmağının sıkıştığını, sıkışan parmağının 15 dk sonra işveren geldikten sonra çıkarıldığını, hastanede yapılan müdahalelere rağmen sol el parmak ucunda kopma olduğunu, hastane kayıtlarına olayın iş kazası olarak geçirilmediğini, bu durumu fark eden davacının Konya Cumhuriyet Savcılığı 2020/46344 Sor. numaralı dosyası üzerinden şikayetçi olduğunu, Kuruma iş kazasının tespiti için başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından söz konusu kazanın iş kazası sayılmadığını belirterek dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili; kaza olayının meydana geldiğine ilişkin somut bir delile ulaşılamadığından 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince iş kazası sayılamayacağına karar verildiğini Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hata veya hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili; davacının müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başlamak amacı ile şirkette işe alımlarla ilgili yetki verilen ve ustabaşı olarak çalışan ... ile görüştüğünü, iş görüşmesi gerçekleştirdiği gün içerisinde kendisine iş makinelerinin tanıtıldığını, işyeri ve işleyişleri hakkında bilgi verildiğini ve makinelere kesinlikle dokunmaması konusunda uyarıldığını, henüz davacının işe başlamadan görüşmek için geldiği ilk günde müdahale etmemesi gereken ve yetkisi dahi olmayan iş makinesine elini sokmak suretiyle sıkışan parçayı çıkarmayı amaçladığını, meydana gelen kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, akabinde hemen müdahale edilerek parmağın makineden çıkarıldığı, şirket yetkilisine haber verildiği ve şirket yetkilisi ile birlikte hastaneye götürüldüğü, doktor tarafından, ilaçların düzenli kullanılması ve her gün pansumana gelinmesi konusunda davacının uyarıldığını, davacının pansumanlara düzenli olarak gitmediği, bilgisinin ilk tedaviyi gerçekleştiren doktorun şirket yetkilisini arayarak haber vermesi nedeniyle öğrenildiğini, parmağın iltihap kapması ve kangren olması sonucu parmak ucunun kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışma izin belgesi bulunmadığı, davacıya ait 17.06.2020 tarihli ... .... Hastanesi hasta giriş evrakında "gelişinden 1.5 saat evvel elini çelik kapıya sıkıştırdığı, kendi imkanlarıyla hastaneye başvurduğunu" beyan ettiği, giriş raporu esas alındığında Kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının işyerinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 11. ve 13. maddelerine göre kazanın iş kazası sayılamayacağı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, Mahkemece davacının çalışma izninin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, çalışma izninin işveren tarafından alınabildiğini, davalı işverenin çalışma izni başvurusunu yapmadan ve çalışma izni almadan davacıyı çalıştırdığını, dosyada bulunan bütün deliller özellikle de tanık anlatımları müvekkil davacının davalı iş yerinde çalışması esnasında iş kazası geçirdiğini doğruladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının 17.06.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.5510 sayılı Kanun'un anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c) Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde ise iş kazası, "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. 506 sayılı Kanun'un 2. maddesi; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacağını, 4. maddesi; bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğunu düzenlemiştir. anılan Kanun'un 11-A maddesinde ise iş kazasının tanımına ve koşullarına yer verilerek “a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c)Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olayın iş kazası olduğu belirtilmiştir. 2.Somut olayda, Suriye uyruklu olan davacının Mayıs 2020 ile Temmuz -2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, 17.06.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ettiği Mahkemece çalışma izin belgesi bulunmadığı, davacıya ait 17.06.2020 tarihli Konya Hospital Hastanesi hasta giriş evrakında "gelişinden 1.5 saat evvel elini çelik kapıya sıkıştırdığı, kendi imkanlarıyla hastaneye başvurduğunu" beyan ettiği, giriş raporu esas alındığında Kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının işyerinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği kazanın 5510 sayılı Yasa'nın 11. ve 13. maddelerine göre kazanın iş kazası sayılamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmişse de kararın eksik inceleme ve hatalı değerledirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.. Öncelikle davacının 17.06.2020 tarihli iş kazasına ilişkin Konya 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/14 Esas sayılı dosyasında yaptığı şikayet üzerine açılan davada davalı şirket sahibinin beyanında davacının çalışmasını kabul ettiği ve iş kazasına ilişkin açık ifadesi olduğu, bu sanık hakkında ceza verildiği ve kesinleştiği, yine bu dosyada dinlenen tanık ...'in olaya ilişkin beyanlarının mevcut olduğu, bu tanığın aynı zamanda bordro tanığı da olduğu tespit edilmiş olup Mahkemece salt davacının hastaneye başvurudaki beyanı ve yabancı olupda çalışma izni bulunmadığından hareketle olayı iş kazası olarak kabul etmemiş olması hatalıdır. Yapılacak iş ceza dosyasındaki beyanların dosya içerisine alınarak değerlendirilmesi gerek görülmesi durumunda burada dinlenen tanıkların ve çalışmayı bilen başkaca tanıkların da tespit edilip beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d8e11d85962ddc1 ef224e4077d06c19 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/11639 E. , 2025/3133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1678 E., 2024/1632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2022/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının Mayıs 2020 - Temmuz 2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde sigortasız olarak plastik makinesinde çalıştığını, 4 ayrı deliğinden plastik parçalar çıkan çalıştığı makinede deliklerden birinde parça çıkmaması üzerine davacının elleri ile parçaları aldığı sırada 17.06.2020 tarihinde parmağının sıkıştığını, sıkışan parmağının 15 dk sonra işveren geldikten sonra çıkarıldığını, hastanede yapılan müdahalelere rağmen sol el parmak ucunda kopma olduğunu, hastane kayıtlarına olayın iş kazası olarak geçirilmediğini, bu durumu fark eden davacının Konya Cumhuriyet Savcılığı 2020/46344 Sor. numaralı dosyası üzerinden şikayetçi olduğunu, Kuruma iş kazasının tespiti için başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından söz konusu kazanın iş kazası sayılmadığını belirterek dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili; kaza olayının meydana geldiğine ilişkin somut bir delile ulaşılamadığından 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince iş kazası sayılamayacağına karar verildiğini Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hata veya hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili; davacının müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başlamak amacı ile şirkette işe alımlarla ilgili yetki verilen ve ustabaşı olarak çalışan ... ile görüştüğünü, iş görüşmesi gerçekleştirdiği gün içerisinde kendisine iş makinelerinin tanıtıldığını, işyeri ve işleyişleri hakkında bilgi verildiğini ve makinelere kesinlikle dokunmaması konusunda uyarıldığını, henüz davacının işe başlamadan görüşmek için geldiği ilk günde müdahale etmemesi gereken ve yetkisi dahi olmayan iş makinesine elini sokmak suretiyle sıkışan parçayı çıkarmayı amaçladığını, meydana gelen kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, akabinde hemen müdahale edilerek parmağın makineden çıkarıldığı, şirket yetkilisine haber verildiği ve şirket yetkilisi ile birlikte hastaneye götürüldüğü, doktor tarafından, ilaçların düzenli kullanılması ve her gün pansumana gelinmesi konusunda davacının uyarıldığını, davacının pansumanlara düzenli olarak gitmediği, bilgisinin ilk tedaviyi gerçekleştiren doktorun şirket yetkilisini arayarak haber vermesi nedeniyle öğrenildiğini, parmağın iltihap kapması ve kangren olması sonucu parmak ucunun kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışma izin belgesi bulunmadığı, davacıya ait 17.06.2020 tarihli ... .... Hastanesi hasta giriş evrakında "gelişinden 1.5 saat evvel elini çelik kapıya sıkıştırdığı, kendi imkanlarıyla hastaneye başvurduğunu" beyan ettiği, giriş raporu esas alındığında Kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının işyerinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 11. ve 13. maddelerine göre kazanın iş kazası sayılamayacağı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, Mahkemece davacının çalışma izninin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, çalışma izninin işveren tarafından alınabildiğini, davalı işverenin çalışma izni başvurusunu yapmadan ve çalışma izni almadan davacıyı çalıştırdığını, dosyada bulunan bütün deliller özellikle de tanık anlatımları müvekkil davacının davalı iş yerinde çalışması esnasında iş kazası geçirdiğini doğruladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının 17.06.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.5510 sayılı Kanun'un anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c) Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde ise iş kazası, "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. 506 sayılı Kanun'un 2. maddesi; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacağını, 4. maddesi; bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğunu düzenlemiştir. anılan Kanun'un 11-A maddesinde ise iş kazasının tanımına ve koşullarına yer verilerek “a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c)Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olayın iş kazası olduğu belirtilmiştir. 2.Somut olayda, Suriye uyruklu olan davacının Mayıs 2020 ile Temmuz -2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, 17.06.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep ettiği Mahkemece çalışma izin belgesi bulunmadığı, davacıya ait 17.06.2020 tarihli Konya Hospital Hastanesi hasta giriş evrakında "gelişinden 1.5 saat evvel elini çelik kapıya sıkıştırdığı, kendi imkanlarıyla hastaneye başvurduğunu" beyan ettiği, giriş raporu esas alındığında Kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının işyerinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği kazanın 5510 sayılı Yasa'nın 11. ve 13. maddelerine göre kazanın iş kazası sayılamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmişse de kararın eksik inceleme ve hatalı değerledirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.. Öncelikle davacının 17.06.2020 tarihli iş kazasına ilişkin Konya 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/14 Esas sayılı dosyasında yaptığı şikayet üzerine açılan davada davalı şirket sahibinin beyanında davacının çalışmasını kabul ettiği ve iş kazasına ilişkin açık ifadesi olduğu, bu sanık hakkında ceza verildiği ve kesinleştiği, yine bu dosyada dinlenen tanık ...'in olaya ilişkin beyanlarının mevcut olduğu, bu tanığın aynı zamanda bordro tanığı da olduğu tespit edilmiş olup Mahkemece salt davacının hastaneye başvurudaki beyanı ve yabancı olupda çalışma izni bulunmadığından hareketle olayı iş kazası olarak kabul etmemiş olması hatalıdır. Yapılacak iş ceza dosyasındaki beyanların dosya içerisine alınarak değerlendirilmesi gerek görülmesi durumunda burada dinlenen tanıkların ve çalışmayı bilen başkaca tanıkların da tespit edilip beyanları alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d8e11d85962ddc1 ef224e4077d06c19 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı