Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/11613 E., 2025/1944 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11613 E., 2025/1944 K. (13.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11613
Karar No
2025/1944
Karar Tarihi
13.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11613 E. , 2025/1944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3213 E., 2024/1473 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/121 E., 2022/278 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yerde 25.09.2012 tarihinde temizlik ve yardımcı elemanı olarak işe başlamış olduğu halde SGK giriş işlemlerinin 31.10.2016 tarihinde yapıldığını beyanla müvekkilinin davalı yanında 25.09.2012 - 10.09.2017 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Aile Hekimi olarak görev yaptığı ... Aile Sağlığı Merkezinde çalışan bir kişinin sigortasını yalnızca kendisinin yaptırma zorunluluğu olmadığından neden sadece müvekkilinin davalı olarak gösterildiği ve belirtilen sürelerde çalışmaya yapmayan davacının bu davayı hangi somut delile dayandırdığının anlaşılamadığını, müvekkilinin görev yaptığı ... Aile Sağlı merkezi 100 m2 lik bir alana sahip olup burada davacının devamlı olarak çalışmasına ihtiyaç duyulması söz konusu olmadığını, Aile Sağlığı yakın yerde ikamet ettiği ve müşkül durumda olduğu öğrenilen davacıya, yardım amaçlı olarak günde bir kaç saat part-time olarak Aiel sağlığı mekrkezine gelerek temizlik yapmasının teklif edildiğini ve bunun karşılığında kendisine sigorta yapıldığını, ücret ödemesi yapıldığını, müşkül durumdaki davacıya yardım amacı ile sigortası da yapılmak suretiyle verilen günlük part-time çalışma sona erdiğinde Aile Sağlığı Merkezinin özellikle kış aylarında sıcak ve temiz olması nedeniyle müvekkilinin ve diğer doktorların uyarılarına rağmen davacı tarafından işyeri terkedilmediğini, muhtemelen ikametinde yakıt masrafı yapmamak amacıyla Aile Sağlığı merkezi kapanana kadar el işi yapmak, hemşirelerle ve hasta yakınları ile sohbet etmek gibi uğraşlarla ve kesinlikle part-time haricinde fazla çalışma doğuracak herhangi bir çalışma yapmayacak şekilde iş yerinde bulunduğunu, kaldı ki davacının sürekli olarak işyerine gelmediği de tutanaklardan anlaşılacağından arz olunan nedenlerle mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile; davacı ... ve bahriye kızı, 03.04.1969 doğumlu.... TC kimlik numaralı ...'nın 28621010110937510.... işyeri sicil numaralı davalı ...'e ait Aile Hekimliği iş yerinde 25.09.2012-10.09.2017 tarihleri arasında; -2012 yılında; Eylül ayında 3 gün, Ekim 14 gün, Kasım 14 gün, Aralık 14 gün, -2013 yılında; Ocak 14 gün, Şubat 14 gün, Mart 14 gün, Nisan 14 gün, Mayıs 14 gün, Haziran 14 gün, Temmuz 14 gün, Ağustos 14 gün, Eylül 14 gün, Ekim 14 gün, Kasım 14 gün Aralık 14 gün, -2014 yılında; Ocak 14 gün, Şubat 14 gün, Mart 14 gün, Nisan 14 gün, Mayıs 14 gün, Haziran 14 gün, Temmuz 14 gün, Ağustos 14 gün, Eylül 14 gün, Ekim 14 gün, Kasım 14 gün Aralık 14 gün, -2015 yılında; Ocak 14 gün, Şubat 14 gün, Mart 14 gün, Nisan 14 gün, Mayıs 14 gün, Haziran 14 gün, Temmuz 14 gün, Ağustos 14 gün, Eylül 14 gün, Ekim 14 gün, Kasım 14 gün Aralık 14 gün, -2016 yılında; Ocak 14 gün, Şubat 14 gün, Mart 14 gün, Nisan 14 gün, Mayıs 14 gün, Haziran 14 gün, Temmuz 14 gün, Ağustos 14 gün, Eylül 14 gün, Ekim 13 gün, Kasım 6 gün Aralık 6 gün, -2017 yılında; Ocak 6 gün, Şubat 6 gün, Mart 6 gün, Nisan 6 gün, Mayıs 6 gün, Haziran 6 gün, Temmuz 6 gün, Ağustos 10 gün, Eylül 3 gün olmak üzere toplam 755 günlük süresiyi 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası gereğince kısmi süreli (Part-Time) olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86. ve 506 sayılı Kanun'un 79. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 3.506 sayılı Kanun'un 4. maddesinde; işveren, bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler olarak belirtilmiş olup 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ise 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanununda ise “bir iş sözleşmesine dayanarak …… işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denilmektedir. 4. Davacı, ... Aile Sağlık Merkezi işyerinde 25.09.2012-10.09.2017 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiştir. Dosyada bulunmayan ve Alo 170 hattına yapılan ihbar neticesinde söz konusu iş yerinde 2 yıldır sigortasız çalışan bir kişi olduğunun beyan edilmesi üzerine düzenlenen 03.01.2017 tarih ve 2017/HKK/03 sayılı Durum Tespit Raporuna göre 31.10.2016 tarihinde yerel denetim yapılarak iş yerinde fiilen çalışan 1 sigortalı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından imzalanan tutanakta işe giriş tarihini 31.10.2016 tarihi olarak beyan ettiği ve iş yerinin davalı adına 31.10.2016 tarihi itibariyle tescil edilerek davacı hakkında 2016/10 dönemi için 1 gün aylık prim hizmet belgesi düzenlenmesi gerektiği belirtilmiş olup davacının, 31.10.2016-10.09.2017 tarihleri arasında sorumlu hekim ... üzerine kayıtlı 1093751 sicil numaralı iş yerinden kısmi olarak bildirimleri olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve tüm bilgi ve belgelerin irdelenmesi neticesinde, davacının, sorumlu hekim adına kayıtlı Aile Hekimliği iş yerinde 25.09.2012-10.09.2017 tarihleri arasında ayda 14 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir. Sorumlu hekim, dava konusu dönem boyunca Aile Sağlığı Merkezi’nde birkaç aile hekimi olarak çalıştıklarını, diğer aile hekimlerine de husumet yöneltilmesini istemiştir. Mahkemece, bu husus incelenmeden sadece sorumlu hekim hakkında hüküm tesisi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davalı dışındaki diğer işverenleri tespit etmek için, uyuşmazlık konusu d��nemde ... Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan tüm aile hekimlerinin görev süreleriyle birlikte Bakanlıkla yaptıkları aile hekimliği sözleşmeleri celbedilmeli ve gelecek bilgi ve belgelere göre aile hekimleri belirlendikten sonra HMK. 124. maddesi gereği husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli; onların da gösterecekleri deliller toplandıktan sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d84601ed72bcbfd2 626190147ea6fe5e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı