Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/11351 E., 2025/1056 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11351 E., 2025/1056 K. (23.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11351
Karar No
2025/1056
Karar Tarihi
23.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11351 E. , 2025/1056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1111 E., 2024/1577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/288 E., 2024/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışırken 02.10.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %14,1 malul kaldığının tespiti ile olay tarihinin akabindeki devam eden aybaşından itibaren bu oran esas alınarak davalı SGK tarafından maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, dava konusu uyuşmazlığa müvekkil Kurumun sebebiyet vermediği, Kurumca mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yapıldığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı TTK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iş kazası geçirmesinde Kurumun kusuru olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 06.01.2021 tarihli ve 6 numaralı Kurum sağlık kurulu kararında; sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğu, YSK raporunda maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği görülmüş, Zonguldak 2.İş Mahkemesinin 2020/272 Esas sayılı dosyasında aldırılan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan aldırılan 03.08.2022 tarihli raporda; ...'ın 02.10.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu 09.12.2018 tarihinden itibaren yaşına göre %14,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan aldırılan 22.06.2023 tarihli 2047 sayılı kararı raporda; ...'ın 02.10.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu 09.12.2018 tarihinden itibaren yaşına göre %14,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş, davacı ...'ın 02.10.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik derecesinin Yargıtay İçtihatları doğrultusunda usul ve yasaya uygun olarak ve sürekli iş göremezlik derecesinin başlangıç tarihi ile beraber tespit edildiği anlaşılmış olup dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Kurum kayıtları, tedavi evrakları, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan aldırılan 03.08.2022 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan aldırılan 22.06.2023 tarihli 2047 sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'ın 09.12.2018 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %14,1 (ondörtvirgülbir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kurum sağlık kurulları ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan aldırılan 03.08.2022 tarihli raporu arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan aldırılan 22.06.2023 tarihli 2047 sayılı kararı ile giderildiği 2.Üst Kurulun tespit açısından en üst merci olması artık raporlar arasında çelişkiden de bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılmış olup davasının kısmen kabulü ile davacı ...'ın iş kazası maluliyet oranının %14,1 olduğunun başlangıç tarihinin 09.12.2018 olduğunun tespiti ile davacı ...'ın %14,1 maluliyet oranı üzerinden sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından (ATK 2. Üst Kurulu maluliyet tespit tarihi olan 09.12.2018 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2019 tarihinden itibaren) davalı SGK tarafından gelir bağlanması gerekçeleriyle -Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...'ın 02.10.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle 09.12.2018 tarihinden itibaren %14,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine, -Davacıya davalı SGK tarafından 01.01.2019 tarihinden itibaren %14,1 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanması gerektiğinin tespitine, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama neticesinde, dosya kapsamı ile mevcut delil durumu ve talep konusu dönem itibarıyla, davacının çalışmalarının işveren yönetiminde eylemli ve gerçek bir çalışmaya dayandığı ispatlandığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; -Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, -Davanın yasal süresinde açılmadığını, -Adli Tıp Kurumu raporlarının kurumlarını bağlayıcılığı olmadığından davacı hakkında %14,10 oranı üzerinden herhangi bir işlem yapılması ve tarafına gelir tahsisi yasal mevzuat çerçevesinde mümkün olmadığını, -Kurumları bir devlet kurumu olup yapmış olduğu tüm işlemlerin yasal mevzuata ve hukuk kurallarına uygun olduğunu, -Kurumlarının hiçbir şekilde dava açılmasına sebep olmadığından dava sonucunda yargılama giderleri ile vekalet ücretine kurumları açısından hükmedilmemesi gerektiğini, belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı TTK vekili temyiz dilekçesinde özetle; -Davacının maruz kaldığı olayın İş Yasası ve 5510 sayılı Kanun'da öngörülen bir iş kazası olmadığını, iş kazası sayılmayan bir olaydan müvekkili Kurumun sorumlu tutulmayacağını, -Olayla tespit edilen maluliyet arasında uygun neden sonuç bağı olmadığını, maluliyetin iş kazası sonucu değil iş yeri dışında başka nedenlerle meydana geldiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş göremezlik derecesinin tespiti ve gelir bağlanması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0029e5e73142974a c5ca13daf0ee6c25

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı