10. Hukuk Dairesi 2024/11271 E. , 2025/2464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2542 E., 2024/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/117 E., 2021/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren yanında 01.09.2016 tarihinde ayakkabı üretiminde sayacı olarak çalışmaya başladığını, 08.02.2018 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, çalışmış olduğu süre zarfında davalı işveren tarafından SGK'ya girişinin zamanında yapılmadığını, hizmet dönemlerinin ve prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediğini, 01.09.2016 - 09.02.2018 arasında kesintisiz olarak hizmet akdine istinaden davalı yanında 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hizmet ve prime esas kazanç tespitine yönelik, davacının tüm iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirkette şirkette işe başlayan işçilere yönelik, işe giriş bildirgeleri tam ve eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, davacının çalışmaya başlamasıyla işe giriş bildirgesinin süresinde SGK'ya bildirildiğini, Mahkememizce celp edilen SGK kayıtlarında müvekkil işyerinde yapılan denetimlerde sigortasız çalışana rastlanılmadığına, yine bu denetimlerde işyerinde asgari ücret ile çalışmanın esas olduğunun tespit edildiğini, davacının da asgari ücret ile çalıştığını, işe başlama tarihinin Kurum kayıtlarına yer aldığını, bu tarihten önce ve sonra yapılan denetimlerde davacının iddia ettiği gibi bir çalışmasının tespit edilmediğini, müvekkil şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep edilmiş ve Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının, davalının yanında 22.04.2017 - 12.02.2018 tarihleri arasında 286 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespit edildiğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.2016 - 09.02.2018 tarihleri arası dönem davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespiti ile 13.10.2018 tarihinden evvel (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı şirket ile SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının taraflı ve yanıltıcı olduğunu, tanıkların zaten işverene karşı açılmış davalarının bulunduğunu, buna göre hükme esas alınamayacağını, bunun dışında eksik araştırma ile karar verildiğini beyan etmektedir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurum kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının dosyasında ve bilgisayar kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde Wanetti Ayakkabı İnş. Oto. Turz. Pet. Ür. A.Ş. işyerinde çalıştığının tespitine yönelik kayıtlarda davacının 22.04.2017 ila 12.02.2018 tarihleri arasında 286 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespit edildiğini, bunun dışında çalışma kaydına ilişkin olarak herhangi bir delilin bulunmadığını, dinlenen tanık beyanlarından davacının çalışma süreleri konusunda kesin bilgi sahibi olmadıklarını, somut beyanda bulunmadıklarının anlaşıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.09.2016 - 09.02.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298. maddesinde hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi; “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” şeklinde olup, Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297. maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298. maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır. Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur. Eldeki dava dosyasında, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Buna karşılık, davacının 22.04.2017 - 12.02.2018 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1181623 sicil numaralı işyerinden bildiriminin yapıldığı, davacı tarafından da dava dilekçesinde Kuruma bildirimin zamanında yapılmadığı beyan edildiği halde Mahkemece 01.09.2016 - 09.02.2018 tarihleri arasında geçen tüm süreler yönünden hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, davacı adına davalı işverene ait işyerinden bildirimi yapılmayan sürelerin hükümde açık olarak gösterilmemesi ve infaza elverişli hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 inci bendinde yer alan “Davanın kabulü ile davacının 01.09.2016 - 09.02.2018 tarihleri arası dönem davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespiti ile 13.10.2018 tarihinden evvel (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin tespitine ” cümlelerinin silinerek yerine “Davanın kabulü ile davacının Kuruma bildirilen hizmetleri dışında 01.09.2016 - 21.04.2017 tarihleri arası dönem davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespiti ile 13.10.2018 tarihinden evvel (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin tespitine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.