Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/11029 E., 2025/901 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11029 E., 2025/901 K. (21.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11029
Karar No
2025/901
Karar Tarihi
21.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/11029 E. , 2025/901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2289 E., 2024/2072 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/488 E., 2022/279 K. Taraflar arasındaki iş kazası olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 27.09.2012 tarihinden itibaren ... Bölge Müdürlüğüne bağlı ... Kız Yurdunda temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, halen de aynı Kurumda çalışmaya devam ettiğini, davacının 10.10.2015 tarihinde kendisi ile birlikte aynı işi yapan ... ile Kız Yurdu içerisindeki çöpleri toplayıp asansör ile aşağıya taşımak için tüm çöpleri asansörün kapısının önüne yığdıkları esnada asansörün gelip kapısı açılınca davacının çöpleri asansör içine koyduğu sırada asansörün kapısının aniden kapanarak davacının sol koluna ve omzuna hızlı bir şekilde çarptığını, davacıya çarptıktan sonra kapının tekrar açılıp kapanarak davacıya 2. kez çarptığını, kazanın cumartesi günü saat: 17:00 sıralarında olduğu için yurtta görevli memur bulunmadığından davacı ile kimsenin ilgilenmediğini, kazanın ardından davacının mesaisi bittikten sonra evine gittiğini, olayın sıcağı ile kolunda ezilme olduğunu düşünen davacının herhangi bir girişimde bulunmadığını, ancak ağrılarının artması üzerine 12.10.2015 Pazartesi günü Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji bölümüne gittiğini, burada yapılan kontroller sonunda davacının sol kol omzunda kırıklar olduğunun tespit edildiğini ve 14.10.2015 tarihinde ameliyat olduğunu, sonrasında ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 2 defa yaklaşık 2,5 ay süren yatarak fizik tedavi gördüğünü, kolunun tam olarak iyileşmediğini, kazayla ilgili olarak SGK'ya gerekli bildirimlerin yapılması istenmiş ise de, işten çıkarılma korkusu ile herhangi bir girişimde bulunamadığını, kazanın meydana geldiği asansörün sık sık arıza yaptığı gibi işverenler tarafından gerekli kontrol ve bakımlarının yaptırılmadığını ileri sürerek, davacının 10.10.2015 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... İnşaat Hiz. Taah. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketçe iş güvenliğine ilişkin gerekli eğitimlerin ve iş güvenliği için gerekli-yeterli ekipmanların işçilere verildiğini, bu nedenle şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, olayın davacı işçinin ve dava dilekçesinde belirtilen diğer işçi ...'ın asansör kullanma talimatlarına aykırı kusurlu davranışlarıyla meydana geldiğini, asansörün yük asansörü olmayıp çöplerin taşınmasına uygun olmadığını, davacının merdivenleri kullanmak suretiyle çöpleri atması gerekirken emir ve talimatlara aykırı bir şekilde asansörü kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan inceleme sonucunda 14.10.2019 tarihli 1208 karar numaralı Komisyon kararında, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olmadığına kanaat getirildiğini, Kurum denetmenince verilen kararların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davacının davasını ispata yönelik somut bir belge sunamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müdürlükleri nezdinde görev yapan temizlik personellerinin, hafta sonları yarım gün mesai yaptığını ve saat 13:00'de mesailerinin bittiğini, bu nedenle davacının asansör kapısının koluna çarpması olayının saat 17:00'de gerçekleştiğini ve yurtta görevli memur bulunmadığı yönündeki iddiaların dayanıksız olduğunu, davacının, dava konusu olay ile ilgili nöbetçi memura gün içerisinde herhangi bir başvurusunun ya da bildiriminin olmadığını, hastaneye gitme konusunda da herhangi bir istekte bulunmadığını, mesai bitimine kadar (13:00) normal işine devam ettiğini, davacının olayın gerçekleştiğini iddia ettiği günden iki gün sonra hastaneye başvurduğunu, 378 kapasiteli öğrenci yurdunda asansörlerin gün içerisinde yoğun olarak kullanıldığını, ancak ne davacı tarafından belirtilen tarih ne de öncesi ve sonrasında herhangi bir çalışan ya da öğrenci tarafından asansörün çalışma arızası verdiğine dair şikayetin gelmediğini, asansörlerin bakım ve onarımlarının sözleşmeli firma tarafından aylık düzenli olarak yapıldığını, arıza durumunda ise asansörün kapatılıp sözleşme esaslarına göre belirlenen sürede sözleşmeli firma tarafından müdahale edilerek arızasının giderildiğini, asansör periyodik bakım ve kontrollerinin düzenli yapıldığına dair bakım formlarının ekte sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya münderacatına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının 10.10.2015 tarihinde geçirdiği kazasının iş kazası olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, olay tarihinde davacının kız yurdu içerisinde çöpleri toplayıp asansör ile aşağıya taşımak isterken asansör kapısının 2 kez omuzuna çarpması sonucu, olay günü olan Cumartesi günü saat 17:00 sıralarında yaralandığı, ağrılarının artması üzerine Pazartesi günü yani 12.10.2015 tarihinde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvurması üzerine 14.10.2015 tarihinde ameliyat olduğu, bu olayın iş kazası olduğu yönündeki iddialar karşısında, olay tarihinde, Kız Öğrenci Yurdunda çalışan bordrolu tanıklar, olay sırasında davacının yanında olan tanıklar ve yine olay tarihinde nöbetçi olan yurt görevlileri tanık olarak dinlenilmiş, olaya ilişkin olarak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosya içerisine alınan 22.05.2020 tarihli Ortopedi ve Tramvatoloji Uzmanı, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Makine Mühendisi ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olan bilirkişi heyetinden alınan olayın oluşuna uygun ve denetime elverişli raporla olayın oluşundan ve dosya içerisinde bulunan epikiriz raporundan, muayenenin bir parçası olan hikaye ve şikayet kısımlarında hastanın düşme sonrasında şikayetlerinin başladığını ifade etmiş olması, bunun nedeninin düşme olarak kayıt altına alındığı, akabinde dosyada dinlenen tanıklardan ...'ın da ifadesinde Pazartesi günü ortak bir arkadaşlarının arabası ile davacı ile birlikte gelirken, kendisinin köyde düştüğünü söylemesi üzerine davacıyı hastanede indirdiklerinin anlaşıldığı, tanık ...'ın beyanlarında da davacının müdürlere kendisinin köyde düştüğünü söylediğini duyduklarını, hastanın 12.10.2015 tarihli röntgen ve tomografi görüntüleri bilirkişi heyetince incelendiğinde, omuz eklemine uyan bölgede çok parçalı ve aynı zamanda ayrılmış bir kırığının olduğunun görüldüğü, bu tip kırıkların ağrılarının çok olması, el kol ve omuz işlevlerinde kayba sebep olması yüzünden basit bir incinme veya eziklik ile karıştırılmasının mümkün olmadığı, kişinin hastaneye başvurma zamanının 2 gün sonra olması ve bir kısım tanık beyanları ve epikriz raporu ile de anlaşılacağı üzere davacının düşmesi üzerine bu olayın meydana geldiğini ifade ettiği, asansörün yük asansörü olmayıp insan taşımasında kullanıldığı, insan asansörü kapısının çarpması ile bu tip bir kırığın oluşmasının mümkün olmadığının bilirkişilerce de tespit edildiği göz önüne alınarak, davacının subut bulmayan davasının reddi yönünde hüküm kurulmuştur. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davacının omuzundan ciddi şekilde yaralanmasına sebebiyet veren kazanın çalışmakta olduğu işyerinde meydana geldiğinin yargılama esnasında dinlenen tanık ifadelerince şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlandığını, tanık ...'ün ifadesinde davacının müdürden çekindiği için köyde düştüğünü söyleme ihtimalinin bulunduğunu örtülü de olsa beyan ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının gerek 12.10.2015 günü hastene acil giriş kaydında, gerekse ortopedi ve travmatoloi kliniği epikriz raporunda düşme sonrası kolunda ağrı şikayetinin bulunduğunun belirtildiği, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına göre yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 10.10.2015 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18. ve 95. maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı