Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/10994 E., 2025/1337 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10994 E., 2025/1337 K. (03.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10994
Karar No
2025/1337
Karar Tarihi
03.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/10994 E. , 2025/1337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/641 E., 2024/1287 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/171 E., 2022/27 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde 01.02.2002-30.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığının kabulü ile çalışılan fakat Kuruma bildirilmeyen ve primleri yatırılmayan çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile, davacının davalı şirket nezdinde yalnızca 12.01.2010-30.07.2015 tarihleri arasında çalıştığını, Düzce 1. İş Mahkemesinin 2018/185 E. sayılı dosyasıyla görülen davada da davacının 12.01.2010 tarihi öncesinde davalı şirket nezdinde herhangi bir çalışmasının bulunduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının davalı şirket nezdinde yalnızca sigortalı olarak gözüktüğü dönemlerle sınırlı kalmak kaydıyla vasıfsız entegre işçi olarak, çağrı üzerine, kısmi süreli ve yevmiye usulü ile çalıştığını, iş yoğunluğu sık sık değiştiğinden, dönem dönem artış veya azalma gösterdiğini, ücret ödemelerini de imzaladığı bordrolar doğrultusunda banka üzerinden tahsil ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, 1017848.81 sicil sayılı dosyada ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına işlem gören iş yerinin 11.01.2002 tarihinde kanun kapsamına alındığını, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının 1017848.81 sicil sayılı iş yerinden, kuruyemiş imal işçisi-8275.18 meslek kodu ile 12.01.2010-30.07.2015 tarihleri arasında sigortalılığının sağlandığının tespit edildiğini, davacıya ait başka herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığını, davacının müvekkil kuruma herhangi bir müracaatının bulunmadığını, dava açılmadan önce Kuruma başvuru şartı bulunduğundan davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kısmen ret kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili çalışması, açıkça çağrı üzerine kısmi süreli olan ve fabrikaya gelen mal miktarına, dolayısıyla yıl içindeki süreçlere göre değişen davacının tam ve kesintisiz çalıştığı hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, tanık beyanlarına dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Feri Müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, dinlenen bordro tanıkları ve diğer tanıklar davacının tam olarak işe başladığı tarihi ortaya koyamadığını dolayısıyla verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çalışmaların tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a4211f9dbdd01a22 79d141f2f9f1afef

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı