Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/14029 E., 2025/945 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14029 E., 2025/945 K. (21.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/14029
Karar No
2025/945
Karar Tarihi
21.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2023/14029 E. , 2025/945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/822 E., 2023/1078 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/153 E., 2022/723 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıya ait işyerinde üzerine çelik konstrüksiyon platformun düşmesi sonucu bacağının koptuğunu, uzuv kaybının gerçekleştiğini, müvekkilin olayda kusursuz olduğunu ve davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, işverenin işyerinde iş güvenliği tedbirlerini almadığını, eğitimleri vermediğini, denetim gözetim görevini yerine getirmediğini, davalı işverenin dava konusu olayda çelik konstrüksiyonun yüklendiği platform devrilmelerine karşı ağırlık merkezinin mesnet arasında değil dış noktada oluşması, devrilmelere karşı moment oluşmalarını engellemeye karşı yeterli önlem almaması sebebi ile tam kusurlu olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması kaydıyla 501.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep ettiğinin, belirttiği görülmüştür.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: meydana gelen kaza olayında müvekkile atfedilebilecek bir kusur olmadığını, tüm kusurun davacıda olduğunu, işyerinde kazanın olduğu tezgahın kurulumunu ve dengesini ayarlama işini davacının yaptığını, boyacı olan davacının kendi el ve kol açısına göre ve dengeyi sağlayacak şekilde kolonları tezgaha vinçle yerleştirdiğini, ya da bu işi yapanları istediği şekle uygun yönlendirdiğini, tezgaha koydurup boyama işini yaptığını, davacının bu işi iş güvenliği tedbirlerine uygun bir şekilde yapmadığını, kendisini iki kolonun dengesiz olduğu konusunda uyarılmasına rağmen bu şekilde çalışmaya devam ettiğini, müvekkilin tüm iş güvenliği tedbirlerini aldığını, gerekli eğitimleri verdiğini, kazanın oluş nedeninin iş güvenliği tedbirlerinin eksikliğinden değil davacının kolonları usulüne uygun yerleştirmemesi ve umursamaz bir şekilde çalışması olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiğinin, belirtildiği görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''..davanın kısmen kabulü ile 1-) 712.429,00 TL maddi tazminat tutarının kaza tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-) 350.000,00 TL manevi tazminat tutarının kaza tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Fazlaya ilişkin istemin reddine, ...'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 1-) 888.079,53 TL maddi tazminat tutarının kaza tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-) 350.000,00 TL manevi tazminat tutarının kaza tarihi olan 04.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;meydana gelen iş kazası olayında müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumunda tüm kusurun davacı tarafta olduğunu, dosya kapsamındaki kusur oranlarının hatalı olduğunu, bu oranlara göre yapılan hesaplamaların fahiş miktarda olduğunu, gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, yine SGK tarafından davacı tarafa yapılan PSD ile geçici iş göremezlik ödemelerinin hüküm altına alınan tazminat miktarlarından mahsup edilmediğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a578267ddfb876bc ded1a57b1b6ee1eb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı