9. Hukuk Dairesi 2025/907 E. , 2025/3884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2359 E., 2024/2462 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/720 E., 2024/648 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.11.2016-09.01.2018 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde satış pazarlama müdürü olarak en son brüt 13.331,40 TL ücretle çalıştığını, ayrıca prim aldığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, prim, fazla çalışma ücreti ve masraf alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılması gerekçesi ile haklı nedenle sona erdirildiğini, bu nedenle tazminat hakkı doğmayacağını, davacının satış pazarlama müdürü gibi üst düzey bir konumda çalışması sebebiyle mesai saatlerini kendisinin belirlediğini, davacının yıllık ücretli izin, masraf ve ücret alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının davacının çalışma düzeni ile prim alıp almadığını bilebilecek konumda bulunmadıkları, davalı Şirkette davacıyla aynı statüde üretim müdürü olarak çalışan davalı tanığının ise davalı işyerinde ücret haricinde prim ve ikramiye uygulamasının bulunmadığını beyan ettiği, davacının prim aldığının ispatlanamadığı, dinlenen davacı tanıklarının tamamının davacının çalışma düzenine yönelik somut beyanda bulunmadıkları, bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça fazla çalışmanın kanıtlanamadığı, masraf alacağı bulunduğunun da ispatlanamadığı, davacının ücret alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmiş ise de yalnızca davacı yönünden bir iş ilanı verilmesinin söz konusu olmadığı ve bu hususun davalı işverenin, davacının aynı işkolunda faaliyet gösteren şirket kurduğundan haberdar olduğunu tek başına ortaya koymak için yeterli olmadığı, davacının, davalı Şirketin Türkiye satış müdürü olarak görev yapmakta iken yine davalı Şirkette Ar-Ge müdürü olarak görev yapmakta olan H.G. ile birlikte 28.11.2017 tarihinde 50.000,00 TL sermayeli "... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"ni kurduklarının sabit olduğu, söz konusu Şirketin davalı Firma ile aynı işkolunda faaliyet gösterdiği hususunun tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davalı Şirket tarafından tescil ettirmeden kullanıldığı belirtilen "..." isimli markaların, davacı ve dava dışı .... ile birlikte hareket eden .... tarafından tescil ettirildiği ve iş sözleşmesinin fesih tarihinden sonra anılan markaların davacının ortağı olduğu ... Şirketine devredildiği, davacının iş sözleşmesi devam ederken sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı müvekkilinin iş sözleşmesi feshedilmeden önce davalı Firmanın, davacının pozisyonu için iş ilanı verdiği ve bu tarihte de davacının bir şirket ortağı olduğunun davalı işverence bilindiği hususunun ispatlandığını, kıdem ve ihbar tazminatının reddinin hatalı olduğunu, 2. Dosyada mevcut tüm beyanların tekrar edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ve talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 837e6f5fdd837179 1153614cddfe79a6