9. Hukuk Dairesi 2025/6971 E. , 2025/8838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1007 E., 2025/1759 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/619 E., 2024/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik'te (Yönetmelik) belirtilen değerlerin üzerinde gürültü ölçüldüğünü ve 8,5 saat çalışan davacının buna göre günde 7,5 saat çalıştırılmayı ve buna bağlı haklarının ödenmesi gerekirken davalı işveren tarafından davacının çalıştığı işyerinin bu kapsama alınmadığını, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerine rağmen kısa çalışma primi ödenmediğini, ayrıca günlük 8,5 saat çalıştırıldığı ve ara dinlenmesi hariç günde yarım saat fazla çalışma yaptığı hâlde ücretinin ödenmediğini ileri sürerek günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yaptığı işin niteliği gereği Yönetmelik kapsamında olmadığını, günde 8,5 saat ve haftada 42,5 saat çalışmasına rağmen haftada 45 saat çalışmış gibi ücret ödemesi yapıldığını bu nedenle davacı lehine fazla çalışma alacağı hesaplaması yapılmasının ve hesabın %80 zamlı yapılmasının zaten fiilen çalışılmadığı hâlde toplu iş sözleşmesi hükmü gereğince ödenmiş olan ücretin tekrar ödenmesine sebebiyet vereceğinden kabulünün mümkün olmadığını ve davacı iddialarının tamamen haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi kurulu raporunun denetime uygun olduğunun anlaşılmasına göre hükme esas alındığı, Yönetmelik'te açıkça günlük (8 saatlik) kişisel gürültü düzeyinin en yüksek maruziyet etkin değeri olan 85 dB(A) değerini aşması durumunun belirtildiği, buna göre davacının çalıştığı işyeri ve gürültü maruziyeti bakımından dava konusu çalışmasında günlük kişisel gürültü maruziyetinin belirtilen sınırın üstünde tespit edildiği, dolayısıyla Yönetmelik kapsamında olduğunun anlaşıldığı, Yönetmelik kapsamında günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği tespit edildiğinden toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %14 kısa çalışma priminden yararlandırılması gerektiği, puantaj kayıtlarının incelenmesinde ise davacı işçinin çalışmasının haftalık 45 saati aşmasa da günlük 7,5 saat sınırını aşan sürenin Yönetmelik ve toplu iş sözleşmesi gereği fazla çalışma niteliğinde olduğu, yarım saat ara dinlenmesi ile 8,5 saat çalışılan günler için davacı yönünden 8 saat - 7,5 saat = 0,5 saat fazla çalışma hesabı yapılması gerektiği, fazla çalışmalar için prim ödenemeyeceğinden %14 kısa çalışma priminin 7,5 saat ve daha az çalışılan süreler için hesaplandığı ve verimliliği teşvik primi ödendiğinden mükerrer olmaması için yapılan hesaplamadan tenzil edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin çalışma yaptığı iş ve alan gözetilerek davalı Bakanlık tarafından yapılan ölçümler ile yargılama esnasında İlk Derece Mahkemesince mahallinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla gerçekleştirilen keşif ve daha sonrasında alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporunda davacının çalıştığı işyeri ve gürültü maruziyeti bakımından Yönetmelik kapsamında olduğunun belirtildiği, davacının ... Sendikası üyesi olduğu, dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, davacının alacaklara hak kazandığı, zamanaşımı def’inin dikkate alındığı, dava konusu alacaklara uygulanan faiz türü ile başlangıcında isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Mahkemenin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Yönetmelik'in 7. maddesine göre işçiye fazla çalışma yaptırılamayacağının düzenlendiğini, Yönetmelik'e göre fazla çalışma yaptırılamayan bir durumda evveliyetle fazla çalışma yaptırılmasının söz konusu olamayacağı için davacı tarafın talebi doğrultusunda 7,5 saati aşan çalışmanın fazla çalışma kabul edilmesi ve ücretin zamlı ödenmesinin mümkün olmadığını, 3. 21- 22... tarihlerinde davacı personelin çalıştığı atölyelerin ortam ölçümlerinin Yönetmelik prensiplerine uygun olarak tarafsız bir firma tarafından yerine getirildiğini, yapılan ölçümlerde iç ortam ve dış ortam olmak üzere 2 ayrı ölçümün yapıldığını, davacı işçinin sürekli olarak 85 dB(A) değerinin üzerinde çalışıyormuş gibi kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 4. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini, 5. İşletilen faiz türü ile faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, 6. Savunma ve savunmaya dayanak belgeler dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamında çalışıp çalışmadığı ve buna göre fazla çalışma ücretine ve kısa çalışma prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı Millî Savunma Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c3c525fc6d8255b1 3b113cc53eefbde6