9. Hukuk Dairesi 2025/5113 E. , 2025/5545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/921 E., 2025/1022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/274 E., 2025/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yetki tespiti yazısının müvekkiline 26.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, sendika üye sayısının toplu iş sözleşmesi yapmak için yeterli sayıya ulaşmadığını, müvekkili Şirketin yalnızca .......Banyo Ürünleri San ve Tic AŞ'den ibaret olmadığını, aynı işkolunda çalışması olan dava dışı .......Yapı Ürünleri AŞ ve ... Satın Alma Ltd. Şti.nin de davacı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, anılan Şirketlerin aynı kurumsal kimlik ile piyasada yer aldığını; ancak davalı ... (Bakanlık) tarafından bu hususların değerlendirmediğini, tüm işyerlerinde birbirine bağlı işler yapıldığından söz konusu işyerlerinin bölünerek sadece bir kısmının toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmasının hukuken mümkün olmadığını, işletme bütünlüğünü oluşturan 14 işyerindeki toplam 2.416 çalışan işçi sayısına göre tespit ve değerlendirme yapılması gerektiğini, davalı Bakanlıkça yapılan incelemede müvekkili Şirkete ait tüm işyerlerinin nazara alınmaması nedeniyle tespitinin hatalı olduğunu, sendika üye sayısının doğru olup olmadığının denetlenemediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Bakanlığın yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, davacıya ait İşkolları Yönetmeliği'nin 11 sıra numaralı çimento, toprak ve cam işkolunda faaliyet gösteren .......... sicilli işyerinde yetki tespiti tarihi itibarıyla çalışan 346 işçiden 175'inin müvekkili Sendikaya üye olduğunu, işyeri düzeyinde çoğunluk sağlandığını, davacı Şirketin tüzel kişiliği kapsamında olmayan işyerlerinde istihdam edilen işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı vekilinin bu yöndeki iddialarının hukuken hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacı Şirketin farklı işkollarında yer alan işyerlerinin de yetki tespitinde dikkate alınması gerektiği iddiasının işkolu itirazı niteliğinde olduğunu, davanın somut delillere yer verilmeden toplu sözleşme sürecini sürüncemede bırakmak maksadıyla, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak açıldığını savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sistemdeki bilgilere göre davacı işverene ait 11 sıra numaralı çimento, toprak ve cam işkolunda yalnızca bir işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerinde başvuru tarihi itibarıyla 346 işçi çalıştığını, 175 işçinin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından yetki tespitinde dikkate alınması gerektiği ileri sürülen işyerlerinin farklı işkollarında ve farklı tüzel kişilere ait olduğu, davalı Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla davacı Şirkete ait ............ sicilli işyerinde 354 işçi çalıştığı ve 175 sendika üyesi bulunduğu, davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli yarıdan fazla çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Sendika vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı işyerinde çalışan işçi sayısının hatalı tespit edildiğini, b. Rapordaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. 2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; Bakanlığın yetki tespit başvurularını SGK kayıtlarını esas alarak değerlendirdiğini, söz konusu kayıtlara göre yetki tespit yazısı işleminde usul ve hukuka aykırılık olmadığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Toplu iş sözleşmesi kavramı 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 53. maddesinde düzenlenmiştir. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin 1. fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” Toplu iş sözleşmesi yetkisi ise toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip olan kişi veya kuruluşların mevzuatta öngörülen şartları sağlaması durumunda toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi olarak ifade edilebilir. 6356 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre sendikanın toplu iş sözleşmesi imzalayabilmek için gerekli çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı, başvuru tarihi itibarıyla değerlendirilecektir. 6356 sayılı Kanun’un 42/2 hükmüne göre Bakanlık tarafından başvuru tarihindeki kayıtlara göre yetki tespit başvurusu sonuçlandırılacaktır. 6356 sayılı Kanun’un 42/4 hükmüne göre ise “Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.” Toplu İş Sözleşmesi Yetki Tespiti ile Grev Oylaması Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) “Yetki tespit başvurusu” başlıklı 7. maddesine göre“(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Bakanlığa yazılı olarak başvurarak yetkili sendika olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa yazılı olarak başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. (2) Yetki tespit başvurusunun Bakanlık evrak kayıtlarına alındığı tarih başvuru tarihi olarak kabul edilir. (3) Yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi varsa, taraflar bu sözleşmenin sona ermesinden önceki yüz yirmi gün içerisinde yetki tespit başvurusunda bulunabilir. (4) Yetkili işçi sendikasının tespitinde, sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin olarak yetki tespit başvurusu tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmamış bildirimler dikkate alınmaz.” Bu düzenlemeler ışığında ifade etmek gerekir ki; 6356 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, başvuru tarihinden önce SGK'ya işe giriş bildirgeleri ve işten ayrılış bildirgeleri verilmeyen işçiler bakımından bu bildirgeler dikkate alınamaz. Diğer taraftan başvuru tarihi ile aynı gün verilen bildirgeler yönünden ise zaman itibarıyla değerlendirme yapılmalı, yetki tespit başvuru ânından önce işe girişi bildirilmeyen işçiler yetki tespitinde dikkate alınmamalı, yetki tespit başvuru ânından önce işten ayrılışı SGK'ya bildirilmeyen işçiler ise yetki tespitinde dikkate alınmalıdır. İnceleme konusu davada, ... tarafından 16.05.2023 başvuru tarihi itibarıyla davacıya ait işyerinde toplam 346 işçi çalıştığı ve 175 sendika üyesi bulunduğu gerekçesiyle davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığına dair 18.05.2023 tarihli ve 254074 sayılı olumlu yetki tespit kararı verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı işveren tarafından, yetki tespitine esas alınan işyeri dışında davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda faaliyet gösteren 14 işyeri daha bulunduğu, çalışan işçi sayısına dair tespitin hatalı olduğu ve davalı Sendika tarafından çoğunluğun sağlanamadığı iddia edilmiş; İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından yetki tespitinde dikkate alınması gerektiği ileri sürülen işyerlerinin farklı işkollarında ve farklı tüzel kişilere ait olduğu, davalı Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla davacı Şirkete ait ... sicilli işyerinde 354 işçi çalıştığı ve 175 sendika üyesi bulunduğu, davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli yarıdan fazla çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yetki tespitinin iptaline karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiş ise de dosya kapsamına göre yetki tespitine esas alınan işyerinde yetki başvuru tarihi itibarıyla çalışan işçi sayısı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediğinden, yapılan araştırma eksik olup hüküm kurmaya yeterli değildir. Dosya içeriğine göre Sendika tarafından 16.05.2023 tarihinde saat 14.26 itibarıyla yetki tespit başvurusu yapılmıştır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, Mahkemece belirtilen hususlar doğrultusunda araştırma yapılmalı, Bakanlıkça tespit edilen işçi sayısı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen işçi sayısı arasındaki çelişkinin hangi işçilerden kaynaklandığı belirlenmeli, Mayıs 2023 döneminde işyerinde işe girişi yapılan ve işten çıkışı gerçekleştirilen tüm işçiler yönünden işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin SGK'ya verildiği tarih ve saate dair tüm kayıtlar getirtilmeli, yetki tespit başvuru anından önce işe girişi ve işten ayrılışı SGK'ya bildirilmeyen işçilerin yetki tespitinde dikkate alınamayacağı hususu gözetilmeli, bu suretle toplanacak tüm deliller değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı Sendikaya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.