Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/4143 E., 2025/5831 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4143 E., 2025/5831 K. (03.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4143
Karar No
2025/5831
Karar Tarihi
03.07.2025
Konu
Tazminat, Miras

9. Hukuk Dairesi 2025/4143 E. , 2025/5831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/179 E., 2025/525 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/125 E., 2024/426 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14 yaşından beri 28 yıl boyunca muris ... yanında marangoz ustası olarak çalıştığını, ...'ın 19.01.2024 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra da davacının davalı mirasçılar ile arasında iş ilişkisinin devam etmediğini, müvekkili ile mirasçı davalıların anlaşamadığını, bunun üzerine somut davanın açıldığını, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ödenmeyen ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını ve davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... ortak vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 28 yıl boyunca çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da böyle bir çalışmanın bulunmadığını, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ..., davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yapmış olduğu arabuluculuk görüşmesinin başladığı tarihin 06.02.2024 günü olduğu, arabuluculuk son tutanağının ise 26.02.2024 tarihinde, başvurucunun vazgeçmesi ile sonuçlandırıldığı, dolayısıyla davacının arabuluculuk sürecinde iken başvurusundan vazgeçmesi sonucunda arabuluculuğa konu edilen alacak kalemlerine yönelik arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun şekilde tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan arabuluculuk belgelerine göre arabulucu tarafından arabuluculuk sürecinin başvurucunun vazgeçmesi şeklinde sonlandırıldığı, davacı tarafça anılan arabuluculuk tutanağına dayanılarak dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, ortada arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak/anlaşmama belgesi bulunmadığı, bu hâlde İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların müvekkili ile akraba olmaları nedeniyle görüşmeler yapıldığını, anlaşma umudu ile arabuluculuk başvurusundan vazgeçirildiğini, fakat herhangi bir anlaşma sağlanamadığından dava açıldığını, arabuluculuk başvuru şartının gerçekleştirilerek yasal yükümlülüğün yerine getirildiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/3398 Esas, 2022/5294 Karar sayılı kararında kanunun aradığı şartın yalnızca başvuru noktasında olduğuna ve sürece devam edilmesinde veya anlaşıp anlaşmama noktasında taraflara herhangi bir zorunluluk yüklenmediğine karar verildiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu kararında Anayasa Mahkemesinin 2017/178 Esas, 2018/82 Karar sayılı kararından da bahsedildiğini, sonuç olarak kanunda dava şartı olarak nitelendirilen hususun yalnızca arabuluculuğa başvuru yapılması olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk faaliyetinin davacı tarafından başvurudan vazgeçilmesi üzerine sonlanması hâlinde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1 hükmünde öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! df1b6f375862cbdb 23fbe66adb1ac611

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı