Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3853 E., 2025/5110 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3853 E., 2025/5110 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3853
Karar No
2025/5110
Karar Tarihi
17.06.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3853 E. , 2025/5110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2066 E., 2025/495 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1254 E., 2023/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesi gereği ücretinin, asgari ücretin % fazlası olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılından sonraki dönemde bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran uygulanmadan eksik ücret ödemesi yapıldığını, ücretinin düşürülmesine ilişkin muvafakatinin olmadığını ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında zam uygulanmış olmadığından ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacağa hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Kurum arasında 02.04.2018 tarihinden geçerli olmak üzere imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücretin belirlenmesine ilişkin hükmünde "İşbu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %... fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır." hükmünün yer aldığı, davaya konu uyuşmazlıkta davacı işçinin kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceği açıkça öngörülmediğinden ve Bakanlık uygulaması yerinde olduğundan, dava konusu fark alacak taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında davacının kadroya geçişi sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde işçinin aylık brüt ücretinin asgari ücretin % fazlası olarak belirlenmediğinin anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya kadroya geçerken işveren tarafından iki tane belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalatıldığını, bu sözleşmelerden birinde ücret maddesini belirleyen oran bölümü boşken, diğerinde ücret asgari ücretin % fazlasının oran kısmının dolu olarak belirlendiğini, dosyaya oran kısmı boş olan sözleşme sureti sunulduğunu, iki sözleşme aslının da dosyaya kazandırılarak inceleme yapılması gerektiğini, 2. Kaldı ki sözleşmedeki oran kısmı boş olsa dahi, davacı ile aynı konumda olup kadroya geçen işçilere artış oranı uygulanarak ücret tespiti yapılırken davacıya yapılacak farklı muamelenin eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, zira davacı tarafından kadroya geçiş sürecinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesinde belirtildiği üzere aynı özlük hakları ile geçtiğinin açıkça ortada olduğunu, 3. Dosya içeriğinde bulunan ücret bordrolarında davacının aldığı ücretin asgari ücretin % fazlası olduğunun açıkça belirtildiğini, belirsiz süreli iş sözleşmesinde açıkça ücretin yüzde fazlası ile ödeneceği belirtilmek suretiyle % simgesi konulduğunu, belirli bir miktarın rakamsal olarak ve mutlaka oransal olarak gösterilmesi gerektiği yönündeki bir yorumun, hukukun ruhuna ve atıfta bulunma ve yorumlama statüsüne aykırı olacağını, 4. Davacının kadroya geçmeden önceki son ihale şartnamesi ve sözleşmesine göre asgari ücretin oransal fazlasını aldığından ve 696 sayılı KHK gereği ihale sözleşmeleri ile aldıkları tüm hakları ile birlikte geçiş yaptıklarından ve sonrasında imzalanan bireysel sözleşmede de bu hakların ve tüm fer'îlerinin de korunarak aynı sistem üzerinden ücret ödeneceği yazıldığına göre davacının temel ücretinin her asgari ücret arttığında belirlenen asgari ücretin % fazlası olacağını, 5. Davacının, ücretinin düşürülmesine rızasının bulunmadığını ileri sürmüş ve inceleme sırasında resen gözetilecek sair nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 82355627dac0ef36 79f440ede3c1cb32

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı