Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/383 E., 2025/3195 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/383 E., 2025/3195 K. (08.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/383
Karar No
2025/3195
Karar Tarihi
08.04.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/383 E. , 2025/3195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4111 E., 2024/2665 K. DAVA TARİHİ : 24.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/642 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; haksız olarak işten çıkarılan davacının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca taplanacak delillere göre kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmeyen ücret, fazla çalışma, gece mesaisi, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, geç ödeme, asgari geçim indirimi ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, geç ödeme, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının yargılamayı gerektirmeksizin dava tarihi itibarıyla belirlenebilir nitelikte olduğu, dava süresince toplanan delillerin de aynı doğrultuda olması dikkate alındığında söz konusu alacak kalemlerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar görülmediği gerekçesiyle belirtilen bu alacaklar yönünden davanın usulden reddine, gece mesaisi ile hafta tatili alacak kalemleri yönünden ise davacıya hangi alacak kalemi yönünden ne miktarda alacak talep ettiğini gösterir açık bir şekilde talep sonucunu içerir dilekçesini sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen ara karar yerine getirilmediğinden belirtilen bu alacak kalemleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vakıa ve hukuki değerlendirme ile gerekçede ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının reddi ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; 1. Aynı kişiye ait iki ayrı şirkette iç içe geçmiş çalışma ve brüt ücret eksiltmelerinden doğan karışıklık dolayısıyla dava bedelinin net olarak hesaplanabilmesinin mümkün olmadığını, 2. Dava dosyasına sunulan belgelere göre bilirkişi tarafından hesaplanmak ve daha sonra güncellenmek üzere dava dilekçesinde toplam bedellerin belirtildiğini, 3. Davada sübut eksikliği ya da davanın açılmamış sayılmasını gerektirecek hiçbir belge eksikliği bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince duruşmada istenen açıklamanın yapılmasına ve davalı tarafından açıklama sunulmamasına rağmen, adli ara verme döneminde duruşmasız olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, geç ödeme, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilip edilmeyeceği ile davacı tarafından davayı somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı