Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3794 E., 2025/5368 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3794 E., 2025/5368 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3794
Karar No
2025/5368
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/3794 E. , 2025/5368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 09.01.2025 İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/286 E., 2022/316 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 09.01.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de davacının dava tarihi itibarıyla davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği ve somut davadaki ücret tespiti yönünden hükmün ileriye yönelik etkisi bulunduğu dikkate alındığında 6100 sayılı Kanun’un 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 09.01.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü emrinde geçici işçi statüsünde işe başladığını, 01.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılması üzerine İl Özel İdaresine, İl Özel İdaresinin kapatılması üzerine Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine (Belediye) devredildiğini, Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi emrinde çalıştığı süre boyunca fiilî olarak köy tesisleri teknisyeni olarak çalışmasına rağmen pozisyonunun düz işçi olarak gösterildiğini bu nedenle düşük ücret aldığını ve Belediyeye de düşük ücretle devredildiğini, kanun gereği devirden sonra davacının Yol-İş Sendikası ile İl Özel İdaresi arasında akdedilen toplu iş sözleşmesine göre ücret ve diğer haklarını aldığını, ilgili toplu iş sözleşmesinin 28.02.2015 tarihinde sona ermesi üzerine ... Sendikasına üye olarak Belediye ile ... Sendikası arasında akdedilen toplu iş sözleşmesi kapsamına alındığını, davacının kök ücret, yıpranma primi, ağır hizmet ve tehlike sorumluluk primleri ile diğer yan haklarını almakta iken yaptığı iş değişmemesine rağmen bu haklarından yıpranma primi ve ağır hizmet primlerinin yeni sözleşmede olmadığı için kaldırıldığını ve aylık kazancında düşme meydana geldiğini ayrıca davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış bulunan 15.01.2014-14.01.2016 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesinin 34. ve 35. maddelerinin hatalı yorumlanarak ücretinin taban ücretten yüksek olmasına rağmen taban ücret seviyesine düşürüldüğünü, daha sonra kıdem zammı ve ücret artış zammı eklenerek ücretinin tespit edildiğini ancak taban ücret uygulamasının belirtilen ücretin altında ücret alan işçileri kapsadığını, taban ücretin üstünde ücret alan işçileri kapsamadığını, toplu iş sözleşmelerinin yanlış uygulanması neticesinde müvekkilinin maddi kayıplar yaşadığını ileri sürerek öncelikle Belediyeye devir tarihinde olması gereken ücretinin tespit edilerek buna göre ... Sendikası kapsamında ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı, fazla çalışma ücreti farkı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız, usul ve kanuna aykırı olup reddinin gerektiğini, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi ilçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile Tekirdağ İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği kaldırıldığından, davacının Belediyeye devredilerek çalışmaya başladığını, davacının ücret fark alacağı, ilave tediye fark alacağı, ikramiye fark alacağı bulunmamakla birlikte davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin 28.02.2015 tarihine kadar devirle geldiği Kurumda yürürlükte bulunan............Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödendiğini, 23.02.2015 tarihinde davacının ... Sendikasına üye olması sebebiyle bu tarihten sonra da Genel - İş Sendikası ile davalı ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespit edildiğini, 15.01.2014-14.01.2016 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde taban ücretin tüm işçiler için kararlaştırıldığını, ilgili sözleşmede günlük ücreti belirlenen tabanın üstünde olanların yevmiyelerinin de kendi taban ücreti olarak kabul edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının da ücretinin taban ücret olduğunun kabulü ile toplu iş sözleşmesinin 34. ve 35. maddeleri uyarınca hesaplama yapıldığını, dava konusu olmayan 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde günlük ücretin taban ücretin üzerinde olanların yevmiyesinin kendi taban ücreti olacağının açıkça kararlaştırıldığını, söz konusu ibareye 15.01.2014-14.01.2016 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde yer verilmediğini, taraf Sendikanın da uygulamaya ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, bu durumun da tarafların üzerinde mutabakat sağlayarak yazdıkları madde hükmüne uygun olduğunu gösterdiğini, davacının ................Genel Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi bünyesinde çalıştığı dönemde düz işçi pozisyonunda olmasına rağmen zaman zaman köy tesisleri teknisyeni, iş makinesi yağcısı, matbaa usta yardımcısı ve pozisyonlarında da görev yaptığını, pozisyonu dışında görevlerde çalıştırılanlar için toplu iş sözleşmesinde hüküm bulunduğunu, gündelik ücretlerin buna göre belirlendiğini ayrıca işçi lehine primler ve seyyar görev tazminatının da ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının İl Özel İdaresinde kadroya geçirilirken fiilen yaptığı işin nazara alınmadığı, davacının düz işçi kadrosunda gösterilmesine rağmen fiilen köy tesisleri teknisyeni olarak çalıştığının davacı tanıklarınca doğrulandığı bu itibarla ................Sendikası ile Belediye arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması için yapılacak ücret tespitinde 14.01.2014 tarihindeki kadro derecesinin 10-22 yerine 15-22 olması gerektiği, 28.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ancak mükerrer ödemeye sebep olunmaması adına hesaplanan miktarlardan davacının daha önce açmış olduğu Tekirdağ İş Mahkemesi'nin 2018/592 Esas, 2019/441 Karar sayılı dava dosyasında hükmedilen miktarların mahsubu ile hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararına dayanak teşkil eden Tekirdağ İş Mahkemesi'nin 2018/592 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2019/3182 Esas, 2023/2960 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesine tâbi tutulduğu ve " Dairemizce söz konusu Yargıtay içtihadı da dikkate alınarak davacının alacak taleplerinin değerlendirilmesi ve hesaplanması için dosya bilirkişiye gönderilmiş olup, söz konusu Yargıtay kararı doğrultusunda uygulama yapıldığında, taban ücrete davacının 23 yıllık kıdemine göre hesaplanan kıdem zammı eklendiğinde ulaşılan miktar 95,00 TL+8,74 TL=103,74 TL olacaktır. Bu miktar davacının 14.01.2014 tarihindeki günlük ücreti olan 99,14 TL'den fazla olduğu için davalı ... tarafından uygulanan ücretin doğru olduğu ve davacının herhangi bir ücret farkı oluşmadığı tespit edildiği..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, bu itibarla davacının ücret farkı oluşmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 09.01.2025 tarihli ek kararı ile verilen kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili asıl ve ek kararlara ilişkin temyiz dilekçelerinde; 1. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve Yargıtay uygulaması olarak toplu iş sözleşmesinin uygulanmasından ve yorumlanmasından kaynaklanan davaların miktar gözetilmeksizin temyize tâbi olduğu yönündeki uygulamalar dikkate alındığında mahkeme kararının temyize tâbi olduğunu, 2. Hükme esas alınan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29.Hukuk Dairesinin 2019/3182 Esas, 2023/2960 Karar sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/3675 Esas, 2024/7371 Karar sayılı kararı ile bozulduğunu ve halen derdest olduğunu bu nedenle tesis edilen hükmün açıkça maddi hataya dayalı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin pozisyon farkından kaynaklanan alacağının mevcut olup bu konunun Yargıtay kararları ile kesinleştiğini, 3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/3322 Esas, 2023/5280 Karar sayılı kararı ile; "... Böylece nakil olunan işyerinde yeni toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar, mevcut sözleşmenin yürürlük süresi veya sendika üyeliği vb. şartlar ile bağlı kalınmaksızın önceki toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edilir. 10. Buna göre somut olayda davacının, ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabul edilmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının buna göre hesaplanması gerekir. Davacının 01.03.2015 tarihinden itibaren ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması hatalı olmuştur." şeklinde karar verdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının filen çalıştığı pozisyona göre ücretinin hatalı belirlenip belirlenmediği, nakil tarihinden önceki toplu iş sözleşmesinin ve nakilden sonra nakledildiği işyerindeki toplu iş sözleşmesinin doğru şekilde uygulanıp uygulanmadığı ve bu bağlamda davacının talep konusu fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmüne göre "... Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tâbi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir." Davacının Tekirdağ İl Özel İdaresinde çalışırken 6360 sayılı Kanun kapsamında 31.03.2014 tarihinde davalı Belediyeye nakledildiği anlaşılmaktadır. Davacının nakledildiği Tekirdağ İl Özel İdaresinde nakil tarihinde yürürlükte bulunan ve davacının yararlandığı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri olarak belirlendiği görülmektedir. Davacının davalı işyerine devrinden sonra davalı ile yetkili sendika arasında imzalanan ilk toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ise 12.05.2016 tarihi olup yürürlük süresi 15.01.2016-14.01.2018 tarihleri olarak kararlaştırılmıştır. Bu hususlar dikkate alındığında; yukarıda ifade edilen 6360 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar, davacının ücret, mali ve sosyal haklarının nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de kararda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2019/3182 Esas, 2023/2960 Karar sayılı kararı, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 29.04.2024 tarihli ve 2024/3675 Esas, 2024/7371 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu verilen hükmün ise, işbu dava ile aynı gün yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 2025/4696 Esas, 2025/5366 Karar sayılı karar ile ikinci kez bozulduğu tespit edilmiştir. Söz konusu ikinci bozma ilâmında; davacının Tekirdağ İl Özel İdaresinin tarafı olduğu 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden kanun hükmü gereği, davalı işyerinde devir sonrası imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar yararlanabileceği, ancak 28.02.2015 tarihinden sonraki dönemde ilgili toplu iş sözleşmesinde yer alan ücret zammına ilişkin hükümlerin yürürlük süresinin aşılması mümkün olmadığından, bu toplu iş sözleşmesinin bitim tarihinden sonra ücret zammına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, davacının, davalı işyerinin tarafı olduğu 12.05.2016 imza tarihli ve 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceği ifade edilmiştir. Yukarıda sözü edilen dava dosyasında (2025/4296 Esas) davacının Belediyeye nakledildiği döneme kadar fiilî olarak çalıştığı pozisyon ile kadrosunun farklı olduğu ve bu itibarla düşük ücretle davalı Belediyeye nakil olduğu yönünde bir iddiası mevcut değil ise de diğer fark ücrete dayalı taleplerin dayanağı işbu davanın konusu ile aynı olduğundan; Mahkemece öncelikle Dairemizin 24.06.2025 tarihli ve 2025/4696 Esas, 2025/5366 Karar sayılı bozma ilâmı doğrultusunda verilecek kararın akıbeti araştırılmalı ve söz konusu davanın neticesine göre, işbu davada mükerrer ödemeye sebep verilmeyecek şekilde bir karar verilmelidir. Ayrıca somut davada, davacının hem Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü hem de İl Özel İdaresinde çalıştığı süre boyunca fiilen köy tesisleri teknisyeni olarak çalışmasına rağmen kadrosunun düz işçi pozisyonunda gösterilmesi nedeniyle düşük ücretlendirme yapıldığı ve bu itibarla davalı Belediyeye düşük ücretle nakledildiği iddiası bulunmaktadır. Bu iddia karşısında davacının fiilî olarak hangi pozisyonda çalıştığının tespiti noktasında, Kurum kayıtlarının aksinin ancak eşdeğer bir belge ile ispat edilebileceği, salt tanık beyanı ile sonuca gidilemeyeceği hususu dikkate alınmalı ve fiilen köy tesisleri teknisyeni olarak çalışıldığı iddia olunan döneme dair tüm kayıtlar titizlikle incelenerek dosya kapsamına uygun bir karar verilmelidir. Açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.01.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, Asıl karar yönünden peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8a32b75450509ddf fa298256094c303a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı