Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3754 E., 2025/5006 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3754 E., 2025/5006 K. (16.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3754
Karar No
2025/5006
Karar Tarihi
16.06.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3754 E. , 2025/5006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1483 E., 2025/342 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/331 E., 2022/198 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından bireysel iş sözleşmesindeki söz konusu oran dikkate alınmaksızın eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek 01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arası döneme ilişkin ödenmeyen ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacı tarafça talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Bakanlık arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri doğrultusunda bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçirildiği sırada yapılan bireysel iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belli oranda fazlası olacağına dair düzenlemenin mevcut olduğu, bu düzenlemenin her asgari ücret artış döneminde işvereni bağlayacağı, bilirkişi raporu kapsamında verilen hükmün dosya kapsamına uygun olduğu ancak davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Davacının iş sözleşmesindeki ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, Ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini, Davalı tarafından ödemelerin usulüne uygun yapıldığını, eksik ödeme bulunmadığını, Faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının talep edilen fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davanın, Sağlık Bakanlığı adına Sağlık Bakanlığı vekilince takip edildiği görülmekle; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçeli karar başlığında davalı olarak Sağlık Bakanlığı yazılması gerektiği hâlde, "İstanbul Sağlık İl Müdürlüğü" yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6047389532ec004a fddd863d8c124a96

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı