9. Hukuk Dairesi 2025/3743 E. , 2025/4324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/227 E., 2025/94 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İşçileri Sendikasının (...-İş) üyesi olduğunu, davacının davalıya ait işyerlerinde davalıdan ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde işletme mesul teknisyeni olarak çalıştığını, davacının ilgili işçi sendikasına Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin karar tarihinden önce üye olduğunu, davacının üyesi bulunduğu işçi sendikası ile ilgili alt işverenler arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 51. maddesi gereğince konunun Yüksek Hakem Kuruluna intikal ettirildiğini, Yüksek Hakem Kurulunca ilgili alt işverenlerin taraf olduğu toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve davacıya ödenmeyen sosyal yardım ile fark ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, ihalelerin anahtar teslim mahiyetinde olduğunu, davalının asıl işveren olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, davacı dava dışı şirket ve kişilerin işçisi olduğundan davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davalı Kurum ile davacı arasında iş ilişkisi olmadığını, davalı Kurumun bahsi geçen toplu iş sözleşmelerinin tarafı olmadığını, davacı ile davalı Kurum arasında hukuki bir bağlantı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararı ile; davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla davacının çalışmalarından doğan alacaklardan sorumlu olduğu, davacının sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı ...'ne (TEİAŞ) ait trafo merkezinde dava dışı alt işverenler yanında çalışmaya devam ettiği, davalı TEİAŞ tarafından hizmet alım ihalelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 3/(g) hükmü gereğince yapıldığı, davacının sendika üyesi olduğu, ancak söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı, davalı ile davalıdan ihale ile iş alan yüklenici firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, asıl işveren olan davalının, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7 hükmüne göre toplu iş sözleşmesi uyarınca davacıya ödenmesi gereken işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, hesaplamalarda hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının ücret seviyesi tespit edilirken 01.04.2016 ile 01.04.2017 tarihlerinde aldığı çıplak ücrete yapılması gereken ücret zammı miktarının seyyanen günlük 10,00 TL yerine 30,00 TL olarak esas alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası ek bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi hükmü gereği seyyanen günlük 10,00 TL zam yapılarak ücret seviyesinin tespit edildiği ve buna göre hesaplanan fark alacakların hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı TEİAŞ'ın ihale makamı konumunda bulunduğunu, davacının çalışmaları sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 2. Alt işverene verilen hizmet alım işinin 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, aynı Kanun'un 62/(e) hükmündeki fiyat farkından kaynaklı ödemelerin bu madde kapsamındaki işlere ilişkin olduğunu, ihale edilen işlerin bu kapsamda yer almadığını, 3. Hesaplamaların fâhiş yapıldığını, 4. Davacı lehine de hatalı vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davacının ücret seviyesinin belirlenmesine ve vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c1d1651746d1e83 d8463693617b8b9d