9. Hukuk Dairesi 2025/3692 E. , 2025/5645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/524 E., 2025/602 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/374 E., 2023/320 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı bünyesinde 01.11.2017-21.09.2018 tarihleri arasında başkan danışmanı/müşavir olarak en son net 9.800,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve gerekçesiz şekilde sona erdirildiğini, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları yapmasına karşın bu çalışmalara ait ücretlerin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin yerinde olmadığını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bünyesinde 12.11.2017-31.08.2018 tarihleri arasında en son brüt 13.300,00 TL ücret ile çalıştığının anlaşıldığı, davacının ücretinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, çalışma süresi esas alınarak ihbar tazminatının hesaplandığı, buna göre davacının ücret alacağı ile ihbar tazminatı alacaklarının kabulü gerektiği, diğer alacak kalemleri yönünden ise davanın reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıdan sadır yazılar ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları dikkate alındığında taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, davanın alacak davası olduğu dikkate alındığında derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davacının iddiasının aksine davalı lehine birden fazla vekâlet ücretine hükmedilmediği gibi hükmedilen vekâlet ücretinde de bir hata bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafın gerek cevap gerekse beyan dilekçeleri ile mahkemeyi yanılttığını, 2. Reddedilen taleplerine ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, 3. Birden fazla vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 4. Hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 5. Davalı tarafından SGK'ya bildirilmeyen çalışma süresinin mahkeme kanalı ile tamamlanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.