9. Hukuk Dairesi 2025/3682 E. , 2025/4702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1244 E., 2024/1214 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/59 E., 2024/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendikanın davalı Şirkette 2020 Aralık ve 2021 Ocak-Şubat aylarında örgütlenme faaliyetlerini yürüttüğünü, çalışanların e-Devlet üzerinden sendikaya üyelik başvurularında bulunmaya başladığını, bu süreçte 2.000’in üzerinde çalışanın müvekkili Sendikaya üye olduğunu, sendikal faaliyetlerden haberdar olan davalı Şirketin sendika üyeliklerini düşürmek ve ... Sendikasının yetki almasını engellemek amacıyla davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) yaptığı bir başvuruyla bünyesindeki 15 No.lu taşımacılık işkolunda görülen işyerlerinin büyük bir kısmının işkolunu değiştirdiğini, Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik'e göre davalı Bakanlık tarafından 09.02.2021 tarihinde işkollarındaki işyerleri ve çalışanlara ilişkin yapılan güncellemede davalı Şirketin taşımacılık işkolunda 25 işyeri ve 138 çalışanı görüldüğünü, oysaki 20.01.2021 tarihine kadar davalı Şirketin taşımacılık işkolunda 177 işyeri ve 6.121 çalışanı görüldüğünü, işkolu değişikliğinin bildirildiği işyerlerinin adreslerinin ve yapılan işin aynı olduğunu, çalışan işçilerin aynı olduğunu, yapılan eylemin tam bir hile/muvazaa işlemi yardımıyla sendikal hakların ihlali olduğunu, müvekkili Sendikanın davalı Bakanlığa yaptığı 17.06.2021 tarihli ve 2021/343 sayılı başvurusunda Yargıtay kararını da yazı ekinde sunarak hileli işlemden dönülmesini istediğini, davalı Bakanlığın hukuka ve Yargıtay kararına rağmen muvazaalı işlemi düzeltmediğini, davalı Şirketin kötüniyetli olduğunu, hileli/muvazaalı işlemlerle sendikal haklarını ihlal ettiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Elektronik İletişim ... Lojistik AŞ'nin (... AŞ) muhtelif işyerleriyle ilgili 19.01.2021 tarihi ile 10.02.2021 tarihi arasında yapılan işkolu değişikliklerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın işkolu tespitine itiraz davası olmadığını, zira ... tarafından Resmî Gazete’de yayımlanan bir işkolu tespiti kararının mevcut olmadığını, kuruluşundan beri perakende sektöründe faaliyet gösteren müvekkili Şirketin Sosyal Güvenlik Kurumundaki (SGK) bazı işyerlerine ilişkin hatalı kayıtların düzeltilmesini talep ettiğini, dolayısıyla işkoluna dair dava açılabilmesi için Kanun'daki yasal sürecin tamamlanması gerektiğini, işyeri tescil bilgileri ile NACE kodlarının daha sonradan düzeltilmesine mevzuatın izin verdiğini, ... AŞ’nin kuruluşundan beri elektronik ticaret kapsamında elektronik sistem üzerinden müşterilere satış ve pazarlama yaptığını, akabinde de başkalarının sattığı ürünleri değil sadece kendi sattığı ürünleri müşterilerine teslim ettiğini, birbirini tamamlar mahiyette olan bu işlerin, Şirketin ana faaliyet alanının 47.91.14 NACE kodlu "Radyo, TV, posta yoluyla veya internet üzerinden yapılan perakende ticaret, elektronik e-ticaret" oluşturduğunu, SGK işyeri tescil işlemlerinin muvazaalı gerçekleştirildiği iddiasının yerinde olmadığını, SGK tarafından geçmişte tescil aşamasında faaliyet kodu hususunun ihmal edildiğini, dolayısı ile hatalı olarak şirketin faaliyet alanına ve genelgeye aykırı yapılan tescil işleminin düzeltilmesi gereğinin hasıl olduğunu, davalı Şirketçe yapılan başvuru üzerine SGK tarafından 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi’ne göre gerçekleştirilen tüm işlemlerin hem mevzuata hem de fiilen yürütülen işe uygun olduğunu, sendika yetki tespit otomasyon sisteminde yetki tespitine konu olan işyerlerinin eskiden taşımacılık işkolunda görünmesinin tek sebebinin, Bakanlığın NACE kodu ve mahiyet koduna uygun olacak şekilde işyerlerinin işkolu kodunu güncellememesinden kaynaklı olduğunu, Türkiye’de işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin geçerli olduğunu, müvekkili Şirketle aynı işkolunda olmayan davacı Sendikaya veya taşımacılık işkolunda örgütlü bir başka sendikaya yetki verilmesinin toplu iş hukukundaki kamu düzenine ilişkin yetki kurallarına ters düşeceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Bakanlık tarafından yapılan işkolu tespiti ve devamındaki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, davacı tarafın talebinin reddi gerektiğini, davacının talebinin net olarak anlaşılamadığını, işkoluna dair dava açılabilmesi için yasal sürecin tamamlanması gerektiğini, ancak mevzuat gereği hakkında dava açılabilecek Bakanlık eliyle yapılan bir işkolu tespit kararının bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının somut olay yönünden yerinde bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kanun'a aykırı olarak işkolu değişiklikleri yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile "Davalı işyeri ile ilgili 19.01.2021 tarihi ile 10.02.2021 tarihleri arasında idari işlemle yapılan işkolu değişikliklerinin İPTALİNE" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, idari işlemle yapılan işkolu değişikliklerinin iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre ise işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip bu tespite karşı ilgililer, on beş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür. Yine aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de "Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz." 19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliği'nin "İşyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının dava tarihinde yürürlükte olan metni şöyledir: "Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda anlaşmazlık çıkması hâlinde, ilgililerin başvurusu üzerine, işkolu, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren onbeş gün içinde dava açabilir." 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli" kenar başlıklı 11. maddesinin 3. Fıkrası şöyledir: "İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür." 12.05.2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 27/1 hükmünün ilgili bölümü şöyledir: "İşyerinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi veya (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran, sigortalı çalıştırılan bir işyerini devir alan ya da bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen sürelerde vermekle yükümlü olduğu ... işyeri bildirgesini Kuruma (Değişik ibare:RG-5/12/2017-30261) elektronik ortamda göndermek zorundadır." Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 28/1 hükmü şöyledir: "Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine; Kurumca ‘Mahiyet kodu’, ‘İşkolu kodu’, ‘Ünite kodu’, ‘Sıra numarası’, ‘İl kodu’, ‘İlçe kodu’ ve ‘Kontrol numarası’nı ihtiva eden bir işyeri sicil numarası verilir ve bu numara işverene tebliğ edilir." Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 28/1-(b) hükmüde şöyledir: "(Değişik:RG-21/8/2013-28742) İşkolu kodu; yapılan işin (Değişik ibare:RG-18/8/2021-31572) 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre hangi iş koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört hane rakamdan ibarettir." Ayrıntılı olarak belirtilen mevzuat hükümlerine göre öncelikle tescil aşamasında işyerinin yer aldığı işkolu kodu ve buna uygun şekilde işkolu belirlenir ve işverene tebliğ edilir. İşyerinin tescil edildiği işkoluna, işverenin, sendikaların yahut ilgililerin itirazı olması durumunda işkolu tespiti için Bakanlığa müracaat edilmelidir. Bu aşamada Bakanlık tarafından yapılması gereken ise işyerinin girdiği işkolunun tespit edilerek bu tespiti Resmî Gazete'de yayımlamaktan ibarettir. İlgililer tarafından itiraz vaki olmaz ise işkolu tespiti bu aşamada kesinleşir. İlgililerin bu tespite de itiraz etmesi durumunda ise, işkolu tespit kararının iptali için dava açılmalıdır. Kuşkusuz bu ihtimalde mahkeme kararı ile işyerinin girdiği işkolu kesin olarak belirlenecektir. Bu noktada belirtmek gerekir ki tescil aşamasında bir işyerinin girdiği işkolu tespit edildikten sonra, tescil edilen işkolu ancak yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen yöntemin uygulanması suretiyle değiştirilebilir. Bir başka ifadeyle, işyerinin tescil edildiği işkolu, idari başvuru yoluyla işkolu kodunun değiştirilmesi suretiyle değiştirilemez ve bu anlamda olmak üzere işkolu kodunun değiştirilmiş olması, işkolunun da buna bağlı olarak değişeceği sonucunu ortaya çıkarmaz. Diğer taraftan yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen yönteme uyulmaksızın ... tarafından da bir işyerinin dâhil olduğu işkolu resen değiştirilemez. Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazları değerlendirilmelidir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Sendikanın örgütlendiği davalı ... AŞ'ye ait bir kısım işyerlerinin işkolunun ... tarafından resen değiştirildiğini ileri sürmüş, davalı ... AŞ de esasen ... tarafından işkolu değişikliği işlemi yapıldığını belirtmiş ise de cevap dilekçesinde belirttiği sebeplerle bu işlemin hukuka aykırı olmadığını savunmuştur. Gerekçesi yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen yönteme uyulmaksızın, ... tarafından bir işyerinin dâhil olduğu işkolu resen değiştirilemez. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin aynı yöndeki tespiti isabetlidir. Bununla birlikte İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesine uygun olduğu söylenemez. 6100 sayılı Kanun'un 297/2 hükmüne göre hüküm fıkrasında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm fıkrası "Davalı işyeri ile ilgili 19.01.2021 tarihi ile 10.02.2021 tarihleri arasında idari işlemle yapılan işkolu değişikliklerinin İPTALİNE" şeklinde yazılmakla, somut olarak hangi işyerlerine ilişkin olarak karar verildiği belirsiz niteliktedir. Diğer taraftan bu konuda hükmün gerekçesinde de yeterli açıklama yer almamaktadır. Mahkemece işkolu değişikliği yapılan işyerleri sicil numaraları ile belirlenmeli, somut olarak işyeri sicil numaraları da belirtilmek suretiyle infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... AŞ'ye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dca1383f4b51c0bc 2e758bbdf1511ed3