Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3582 E., 2025/5159 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3582 E., 2025/5159 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3582
Karar No
2025/5159
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/3582 E. , 2025/5159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1754 E., 2025/446 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 57. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2023/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Kurumunda belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi kamu işçisi statüsünde çalıştığını, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'a (6772 sayılı Kanun) dayalı olarak dönemsel biçimde ödenen ilave tediyenin 2020 Aralık ve devam eden dönemlerde ödenmediğini ileri sürerek davacıya ilave tediye ödenmesi gerektiğinin tespitine, eksik ödenen aylık ücret alacakları ile ödenmeyen ilave tediye alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 15.07.2018 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 256 ve 257. maddeleri gereğince 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak istihdam edilen davalı Kurum personeli ücretlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) ek 11, 23 ve 28. maddelerine uygun olarak Bakanlık merkez teşkilatlarında belirlenen emsallerini aşmamak üzere yönetim kurulunca belirleneceğini, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yürürlüğe girmesiyle daha önceki ücret tespitine ilişkin yönetim kurulu kararlarının 2016/94 sayılı kararla yürürlükten kaldırıldığını, Ocak/2020'den itibaren 375 sayılı KHK'nın ek 11, 23 ve 28. maddelerine uygun olarak ödemelerin gerçekleştirildiğini, davalı Kurum personelinin bir kısmının.......... - Koop İş Sendikasına üye olduklarını, 2010 yılında imzalanan toplu iş sözleşmesinde katsayı cetvelinde personelin ünvanlarına göre belirlenen taban ve tavan katsayılarına göre ilave tediye ödenmesinin kararlaştırıldığını, emsal Yargıtay kararlarında davalı Kurum Kanunu'nun özel kanun olması gerekçe gösterilerek personele taban ve tavan katsayıları dikkate alınmak suretiyle ilave tediye ödenmesi gerektiği yönünde karar verildiğini, 2016 yılından sonra bağıtlanan toplu iş sözleşemesi çerçevesinde Kurum personeline taban ve tavan katsayılarına bakılmaksızın 6772 sayılı Kanun çerçevesinde ilave tediye ödemeleri gerçekleştirildiğini, diğer yandan Sayıştayın 375 sayılı KHK'nın ek 11. maddesinin (c) ve (ç) bentleri gereği Kurum personeline ilave tediye ödemesi yapılamayacağı görüşünde olduğunu, bir taraftan davalı Kurum personelinin işçi statüsünde olması, 6772 sayılı Kanun'a tâbi olması, Anayasa'dan kaynaklı sendika üyesi olma hakkına sahip olması, davalı Kurumla bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinde ilave tediye ödeneceğine dair hüküm bulunması, diğer taraftan davalı Kurum personelinin mali ve sosyal haklarına ilişkin ayrı bir düzenleme yapılmış olmasının dava konusu uyuşmazlığa sebebiyet verdiğini, bu uyuşmazlığın çözümü için bir düzenleme yapılması gerektiğinin düşünüldüğünü, ancak davalı Kurumun tâbi olduğu mevzuat hükümleri ve yargı kararları gereğince ilave tediye ödemesi yapılmasının bu aşamada mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına alınan yazı cevapları uyarınca davalı tarafından davacı tarafa ilave tediye ödemesi yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporuna göre ücret farkı alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Mahkemenin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dosyaya sunulmuş olan beyan ve itirazlara dikkat edilmediğini, istinaf nedenleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme yapıldığını, 2. Müvekkili Kurumun ücret ödemelerinde 375 sayılı KHK'ya tâbi olduğunu, 3. Toplu iş sözleşmelerinin kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceğini, 4. Davacının ilave tediye ve ücret alacağına hak kazanıp kazanamadığına ilişkin detaylı bir değerlendirme yapılmadığını, 5. Davacıya yasal sınırların üzerinde ödeme yapılması durumunda kamu zararı oluşacağını, 6. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi içtihatlarında da açıkça yer aldığı üzere müvekkili Kurumun ilave tediye ödemesi durumunda yasal sınırlamalara uyması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta davacıya yapılan ödemelerin zaten yasal sınırda olup davacıya ilave tediye ödemesi yapılması hâlinde Bakanlık merkez teşkilatlarında belirlenen emsallerine ilgili mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarının aşılacağını, işbu nedenle gerek yasal düzenlemeler çerçevesinde gerekse Yargıtay kararı doğrultusunda müvekkili Kurumun davacıya ilave tediye ödemesinin söz konusu olamayacağını, 7. Yasal sınırlama nedeniyle davacının katsayıya göre ücret almasının mümkün olmadığını, 8. Bakanlık teşkilatlarında belirlenen emsal ücretin araştırılmadığını, 9. Müvekkili Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin alabileceği ücret ve ücret niteliğindeki tüm ödemelerin bir üst sınıra tâbi olup olmadığı ve bu miktarın nasıl belirleneceği, buradan hareketle talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılmayacağı ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. 1. Mesleki Yeterlilik Kurumu, 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun (5544 sayılı Kanun) ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve bu Kanunda belirtilen hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tâbi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip ve özel bütçeli bir yapıya sahiptir. Kurum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşudur. Kurum personelinin ücretinin belirlenmesine dair Kurumun kendi mevzuatında, yani 5544 sayılı Kanun'un 25/1 hükmünde, "Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, malî ve sosyal hakları; bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir." şeklinde düzenleme mevcuttur. Yine dosya kapsamında bulunan, Yüksek Hakem Kurulu kararı ile bağıtlanmış olan toplu iş sözleşmelerinin ilgili maddelerinde de toplu iş sözleşmesinden yararlanan personelin aylık temel ücretlerinin hesaplanmasında, Kurum Başkanının her yıl ocak ayındaki temel ücret tutarı üzerinden, yapılan işe göre birtakım katsayılardan faydalanılacağı kararlaştırılmıştır. Kurum personeline dair gözden kaçırılmaması gereken bir diğer yasal düzenleme ise emredici niteliğe sahip 375 sayılı KHK'nın ek 11/1-(c) ve (ç) hükümleridir. İlgili fıkralarda Mesleki Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı ünvanlı personel ile uzman ünvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarının; genel müdür ve genel sekreterler için Bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcıları için Bakanlık genel müdür yardımcısı, uzman ünvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını; istihdam edilen personelden anılan bentlerde emsali belirlenmemiş olan personele, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının ise Cumhurbaşkanı'nca belirlenecek emsali Devlet memuruna ilgili mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği ifade edilmiştir. Emsal alınacak memur ünvanlarının tespitinde, kadro veya pozisyon ünvanları ile ifa ettikleri görevler itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre girebilecekleri sınıflardaki aynı veya benzer görevlerin aynı veya benzer kadro, unvan veya derecesinin dikkate alınacağı ve diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı yine ek 11. maddede belirtilmiştir. Ayrıca Kurum personelinin ücretlerinin belirlenmesine dair toplu iş sözleşmesinin ilgili maddelerinde de Kurum başkanının her yıl ocak ayındaki temel ücret tutarı üzerinden, yapılan işe göre birtakım katsayılardan faydalanılacağının kararlaştırılmasının yanında 375 sayılı KHK'nın ek 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerine göre de belirleme yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Bütün bu düzenlemelerden ve özellikle 375 sayılı KHK'nın ek 11/1-(c) ve (ç) hükümlerinden varılacak sonuç şudur ki "her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı" şeklindeki yasal düzenleme, Kurum personelinin ücretine dair bir üst sınır/tavan öngörmüştür. Açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında; davacının 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye ödemesinden yararlanacak işçilerden olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Ancak davacıya yapılan aylık ödemeler toplamının, ilgili Kanun Hükmünde Kararname gereği tavan sınırlamasına tâbi olduğu da muhakkaktır. Dosya kapsamında bu yönde bir araştırma ve incelemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının, varsa mali hakları ile buna bağlı talepleri, ilgili mevzuat hükümlerinde tarif edilen emsali bulunduktan sonra emsaline göre tespit edilecek üst sınır aşılmamak kaydıyla belirlenmelidir. Mahkemelerce eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Diğer yandan, alacak davası yönünden dava dilekçesinde yer alan tespit talebi ayrı bir dava değil, eda davasında ele alınması gereken bir ön sorundur. Ön sorun, davanın görülüp karara bağlanabilmesi için Mahkemece öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken sorundur ve ayrı bir dava niteliği yoktur. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince tespit talebi ayrı bir dava gibi değerlendirilmek suretiyle alacak taleplerinin kabulü yanında ayrıca tespit talebi yönünden de hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e8993b04fc4cd0bd 30923b47c1382165

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı