Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3522 E., 2025/4364 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3522 E., 2025/4364 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3522
Karar No
2025/4364
Karar Tarihi
14.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3522 E. , 2025/4364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/464 E., 2024/569 K. DAVA TARİHİ : 17.09.2020 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2012 tarihinde ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında (Vakıf) çalışmaya başladığını, 12.05.2020 tarihinde ise ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, müvekkilinin geçiş üzerine ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yaptığı başvuruya verilen cevapta nakille iş ilişkisi tasfiye edilmiş gibi değerlendirilerek kıdeminin sıfırlandığının bildirildiğini, yasal düzenlemeler gereği Türkiye genelindeki vakıfların ... Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı, aynı işverene ait aynı işkolundaki işyerleri olduğunu, müvekkilinin de bu kapsamda aynı işletme içinde farklı bir işyerine yani bir vakıftan başka bir vakfa nakil olduğunu, iş ilişkisinin tasfiye edilmediğini ileri sürerek kıdem süresi ile birikmiş ve nakilden sonra hak kazanılan yıllık izin sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğunu, yasal düzenlemeler gereği işçilerin özlük hakları konusunda Bakanlığın yetkisinin olmadığını, vakıfların her birinin ayrı işyeri olduğunu, birbirlerine veya Bakanlığa bağlı olmadıklarını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Bozmadan sonra dava kendisine yöneltilen davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet ve yetki hususlarında itirazlarının olduğunu, davacının daha önce çalıştığı işyerlerinin ayrı bir işyeri olup o işyerlerinde geçen sürelerin kıdem süresinden sayılamayacağını, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararı ile; 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun (3294 sayılı Kanun) 7. maddesi dikkate alındığında çalıştığı işyerinden nakil yoluyla aynı alanda çalışan başka bir işyerine geçiş yapan davacının önceki hizmetleri yok sayılarak iş ilişkisinin tasfiye edilmiş gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile; 3294 sayılı Kanun, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün yapısı ve görevleri, Vakıf Hizmetleri Daire Başkanlığının görevleri ile 09.06.2017 tarihli ve 2016/3 Esas, 2017/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra davanın 7144 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra açıldığı ve Bakanlıkça işyerlerinde uygulanmak üzere işletme toplu iş sözleşmesi bağıtlandığı dikkate alındığında Bakanlığa husumet yöneltilmesinin ve tespit davası açılmasının hukuka aykırı olmadığı, esasa yönelik olarak ise İlk Derece Mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli kararı ile; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının kamu tüzel kişisi olarak kabulü ile husumetin davalı olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mali yapısı, gelir kaynakları ile vakıf çalışanlarına ilişkin yasal düzenlemelere değinildikten sonra vakıfların kamu işyeri mahiyetinde olduğu, bu nedenle vakıf çalışanları ile ilgili açılan davalarda Bakanlığa husumet yöneltilmesinde hukuken engel bulunmadığı vurgulanmak suretiyle önceki hükümde direnilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli kararı ile; sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olduğu vurgulanarak bu nedenle husumetin davalı ... Bakanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davacının talebi üzerine davanın ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yöneltilmesi için süre davacıya süre verilmiş ve dava kendisine yöneltilen Vakıf yönünden yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; yeni kurulan iş sözleşmesinde önceki işyerlerinde geçen sürenin kıdem süresinden sayılamayacağını, davada hasım olarak gösterilmelerinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu davada taraf olmaktan çıkarılarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının daha önce çalıştığı farklı sosyal yardım ve dayanışma vakıflarında geçen sürelerin, davacının hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde dikkate alınıp alınamayacağı ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretine ilişkindir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının somut davada taraf sıfatı bulunmamasına rağmen, karar başlığında davalı olarak olarak yazılması, maddi hata olarak kabul edilmiştir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Vakıf vekilinin tüm, taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124/4 hükmü “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davada taraf olmaktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi hatalıdır. Diğer yandan, anılan Bakanlığın bu dava açısından taraf sıfatı kalmasa da aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği açıktır. Bu durumda, 6100 sayılı Kanun'un 124/4 hükmü gereğince lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi ve ayrıca aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Yargılama harçları kamu düzeni ile ilgili olduğundan temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine bakılmaksızın bu hususun resen dikkate alınması gerekir. Davalı Vakıf harçtan muaf olmadığı hâlde hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde harçtan muaf olduğunun yazılması ve karar tarihine göre alınması gereken harca hükmedilmemesi de hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Vakıf vekilinin tüm, taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf olmaktan çıkarılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, "2- Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin yatırılan 108,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 318,80 TL harcın davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yatırılan 108,80 TL harcın davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasına, "6- Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak taraf olmaktan çıkarılan davalı ... Bakanlığına verilmesine," şeklinde (6) numaralı bendin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının talep hâlinde davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cbeb32c479179f8e c0639aca2117595d This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/3522 E. , 2025/4364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/464 E., 2024/569 K. DAVA TARİHİ : 17.09.2020 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2012 tarihinde ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında (Vakıf) çalışmaya başladığını, 12.05.2020 tarihinde ise ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, müvekkilinin geçiş üzerine ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yaptığı başvuruya verilen cevapta nakille iş ilişkisi tasfiye edilmiş gibi değerlendirilerek kıdeminin sıfırlandığının bildirildiğini, yasal düzenlemeler gereği Türkiye genelindeki vakıfların ... Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı, aynı işverene ait aynı işkolundaki işyerleri olduğunu, müvekkilinin de bu kapsamda aynı işletme içinde farklı bir işyerine yani bir vakıftan başka bir vakfa nakil olduğunu, iş ilişkisinin tasfiye edilmediğini ileri sürerek kıdem süresi ile birikmiş ve nakilden sonra hak kazanılan yıllık izin sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğunu, yasal düzenlemeler gereği işçilerin özlük hakları konusunda Bakanlığın yetkisinin olmadığını, vakıfların her birinin ayrı işyeri olduğunu, birbirlerine veya Bakanlığa bağlı olmadıklarını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Bozmadan sonra dava kendisine yöneltilen davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet ve yetki hususlarında itirazlarının olduğunu, davacının daha önce çalıştığı işyerlerinin ayrı bir işyeri olup o işyerlerinde geçen sürelerin kıdem süresinden sayılamayacağını, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararı ile; 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun (3294 sayılı Kanun) 7. maddesi dikkate alındığında çalıştığı işyerinden nakil yoluyla aynı alanda çalışan başka bir işyerine geçiş yapan davacının önceki hizmetleri yok sayılarak iş ilişkisinin tasfiye edilmiş gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile; 3294 sayılı Kanun, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün yapısı ve görevleri, Vakıf Hizmetleri Daire Başkanlığının görevleri ile 09.06.2017 tarihli ve 2016/3 Esas, 2017/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra davanın 7144 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra açıldığı ve Bakanlıkça işyerlerinde uygulanmak üzere işletme toplu iş sözleşmesi bağıtlandığı dikkate alındığında Bakanlığa husumet yöneltilmesinin ve tespit davası açılmasının hukuka aykırı olmadığı, esasa yönelik olarak ise İlk Derece Mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli kararı ile; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının kamu tüzel kişisi olarak kabulü ile husumetin davalı olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mali yapısı, gelir kaynakları ile vakıf çalışanlarına ilişkin yasal düzenlemelere değinildikten sonra vakıfların kamu işyeri mahiyetinde olduğu, bu nedenle vakıf çalışanları ile ilgili açılan davalarda Bakanlığa husumet yöneltilmesinde hukuken engel bulunmadığı vurgulanmak suretiyle önceki hükümde direnilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli kararı ile; sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olduğu vurgulanarak bu nedenle husumetin davalı ... Bakanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davacının talebi üzerine davanın ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yöneltilmesi için süre davacıya süre verilmiş ve dava kendisine yöneltilen Vakıf yönünden yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; yeni kurulan iş sözleşmesinde önceki işyerlerinde geçen sürenin kıdem süresinden sayılamayacağını, davada hasım olarak gösterilmelerinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu davada taraf olmaktan çıkarılarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının daha önce çalıştığı farklı sosyal yardım ve dayanışma vakıflarında geçen sürelerin, davacının hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde dikkate alınıp alınamayacağı ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretine ilişkindir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının somut davada taraf sıfatı bulunmamasına rağmen, karar başlığında davalı olarak olarak yazılması, maddi hata olarak kabul edilmiştir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Vakıf vekilinin tüm, taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124/4 hükmü “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davada taraf olmaktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi hatalıdır. Diğer yandan, anılan Bakanlığın bu dava açısından taraf sıfatı kalmasa da aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği açıktır. Bu durumda, 6100 sayılı Kanun'un 124/4 hükmü gereğince lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi ve ayrıca aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Yargılama harçları kamu düzeni ile ilgili olduğundan temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine bakılmaksızın bu hususun resen dikkate alınması gerekir. Davalı Vakıf harçtan muaf olmadığı hâlde hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde harçtan muaf olduğunun yazılması ve karar tarihine göre alınması gereken harca hükmedilmemesi de hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Vakıf vekilinin tüm, taraf olmaktan çıkarılan davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf olmaktan çıkarılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, "2- Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin yatırılan 108,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 318,80 TL harcın davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yatırılan 108,80 TL harcın davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "davalılardan müştereken ve müteselsilen" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasına, "6- Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak taraf olmaktan çıkarılan davalı ... Bakanlığına verilmesine," şeklinde (6) numaralı bendin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının talep hâlinde davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cbeb32c479179f8e c0639aca2117595d ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı