9. Hukuk Dairesi 2025/3186 E. , 2025/4346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4008 E., 2025/85 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 64. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/594 E., 2024/353 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan genelge çerçevesinde 7, 10 ve 15'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını; ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı ve ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamalarda alacakların ve ödemelerin sadece ilgili ay özelinde mahsup edilerek her ay için ayrı mahsup ve hesaplama yapılması gerektiğini, b. Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna da itibar edilerek davacının pandemi dönemi öncesinde ve sonrasında bir kısım alacaklarının ödendiği değerlendirilerek yapılan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, 11 saati geçen çalışmalar ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini, pandemi dönemi öncesinde de davacının fazla çalışma yapmama, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmama gibi bir serbestisinin bulunmadığını, c. Davacının işyerinde yaptığı çalışmalar karşılığı hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre zamlı ödenmesi gerektiğini, d. Davacının alacaklarının eksik hesaplandığını, e. Gece 7,5 saatin üzerinde çalışma yapmak için yazılı onayı alınmadığı için söz konusu çalışmaların yasak çalışma kapsamında olduğunu, bu sebeple gece 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip zamlı ödeme yapılması gerektiğini, f. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. ve 62. maddeleri dikkate alındığında ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye farkı alacaklarının reddinin hatalı olduğunu g. Toplu iş sözleşmesinden yararlanma hususunun hatalı değerlendirildiğini, h. Müvekkili ile davalı Bakanlık arasında imzalanan “Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinde” fazla çalışma ve ara dinlenme hususlarında toplu iş sözleşmesi ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine atıf yapıldığını, iş bu iş sözleşmesinin birçok maddesinde açıkça 4857 sayılı Kanun'un uygulanacağının belirtildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyizi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususundadır. Somut uyuşmazlıkta davacının ... Şehri Yahya Kaptan Sevgi Evleri Bakım Sitesi nezdinde bakım personeli olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacağının 02.04.2018 tarihinden itibaren hüküm altına alınması talep edilmiştir. Davacı 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olup, bu sebeple sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten 31.10.2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Hakların Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne tâbidir. Öte yandan dosya kapsamına göre davacının çalıştığı işyerinin ev tipi sosyal hizmet birimi olduğu sabit olduğundan somut uyuşmazlıkta, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 16. maddesinin son fıkrası uyarınca 6098 sayılı Kanun'un hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Buna göre dava konusu alacaklar yönünden, 01.11.2020 tarihi ile 01.11.2019-31.10.2021 yürürlük ve 15.01.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinden işçinin yararlanmaya başladığı tarih arasındaki dönemde 6098 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Dosya içeriğine göre davacının, 15.01.2021 imza tarihli ve 01.11.2019-31.10.2021 yürürlük süreli ... Sendikası ile davalı arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 39. maddesine göre yararlanma koşullarının bulunduğu, yani somut dava bakımından dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanmak istediğini davalı işverene bildirdiği tarih itibarıyla yararlanabileceği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 02.04.2018 tarihinden itibaren başlayan uyuşmazlık konusu dönemin, pandemi öncesi ile sonrasına denk gelen tarih aralıkları esas alınarak dava konusu fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı alacaklarının hesaplandığı görülmektedir. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamaların yukarıda yer alan açıklamalara uygun olup olmadığı denetime elverişli değildir. Şöyle ki 15.01.2021 imza tarihli ve 01.11.2019-31.10.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 19. maddesinde hafta tatili günlerinde çalıştırılan işçilere o gün için imza tarihinden (15.01.2021) itibaren uygulanmak üzere toplam 3 (üç) günlük ücret ödeneceği kararlaştırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 15.01.2021 tarihinden sonraki döneme ilişkin hafta tatili alacağına ilişkin yapılan hesaplama denetlenememektedir. Belirtilen toplu iş sözleşmesinde hafta tatili günlerinde çalışan işçiye 15.01.2021 tarihinden itibaren toplam üç yevmiye ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve bir yevmiyenin maktu ücret içerisinde ödendiği dikkate alınarak, 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının bulunduğu dönem için hafta tatili alacağının iki yevmiye üzerinden hesaplanması gerektiğinin göz önünde bulundurulması gerekir. Davacının dava konusu dönemde ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece zammı çalışması yapıp yapmadığı ve anılan alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususunun da denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerekir. Belirtilen sebeplerle Mahkemece, anılan alacaklar bakımından hangi dönemde hangi toplu iş sözleşmesi ve hangi kanun hükmünün uygulandığının, davacının 15.01.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlandırıldığının ve hesaplamaların dayanağının açık ve denetime elverişli şekilde belirtildiği bir bilirkişi raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre anılan alacaklar hakkında yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Bozma sonrası kurulacak hükümde, kararın yalnızca davacı lehine bozulması nedeniyle miktar bakımından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurulmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6f696a08df84dcc c891723f3151e98d