Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/3003 E., 2025/3954 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3003 E., 2025/3954 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3003
Karar No
2025/3954
Karar Tarihi
24.04.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/3003 E. , 2025/3954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2345 E., 2025/168 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu İş Mahkemesi SAYISI : 2024/211 E., 2024/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacının hizmet süresi, iddia edilen ücreti ve talep edilen alacak kalemleri ile bilirkişi raporu ve dava dilekçesi içeriği birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Somut uyuşmazlıkta açılan dava, İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu (yargı yolunun caiz olmaması) gerekçe gösterilerek esası incelenmeden usulden reddedilmiş; davacının istinaf talebi sonrasında da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararı usule ilişkin olduğu için bu aşamada reddedilen bir miktardan söz etmek mümkün değildir. Hâl böyle olunca kararın miktar bakımından kesinliğinden söz etmek de mümkün değildir. Açıklanan nedenle yargı yolunun caiz olmadığı yönündeki saptamanın doğruluğunun irdelenmesi, bir başka ifadeyle bu aşamada uyuşmazlığa bakma görevinin adli yargıya mı yoksa idari yargıya mı ait olduğuyla sınırlı inceleme yapılması gerektiği şeklindeki kanaatim nedeniyle, sayın çoğunluğun kararın miktar bakımından temyiz edilemez kararlardan olduğu şeklindeki görüşüne katılamıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74932060feafdefe 8320e28c6bb9426b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı