Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/2938 E., 2025/3585 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2938 E., 2025/3585 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2938
Karar No
2025/3585
Karar Tarihi
21.04.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/2938 E. , 2025/3585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/946 E., 2025/57 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2024/262 E., 2024/320 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; işçi sendikasının yetki tespiti talebi ile Bakanlığa müracaat ederken sendika üyesi işçilerin listesini işverene vermek zorunda olduğunu, müvekkiline Sendikaca herhangi bir belge ve bilgi verilmediğini, davalı Sendikaya üye olması mümkün olmayan işçilerin üye sayılarına dâhil edildiğini, müvekkiline ait tüm birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunu, bu hususun keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edileceğini ileri sürerek Bakanlığın 16.08.2024 tarihli ve 398582 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; işverenin maddi dayanağı olmayan, soyut nedenlerle itiraz etmek suretiyle süreci uzatmaya çalıştığını, davacı tarafından ileri sürülen itirazların ve herhangi bir somut kanıt veya veriye dayalı olmadığını, davacı itirazlarının hakkın kötüye kullanımı örneği olması nedeniyle davanın dinlenebilmesinin mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın İşkolları Yönetmeliği'nin 12 sıra numaralı metal işkolunda kurulu olduğunu, davacı Şirketin metal işkolunda faaliyette bulunan 2 işyeri bulunduğunu, bu nedenle başvurunun işletme düzeyinde değerlendirildiğini, başvuru tarihi itibarıyla söz konusu işyerlerinde çalışan 62 işçiden 32'sinin davalı Sendikaya üye olduğunu, davalı Sendikanın kanunda aranan çoğunluk şartını sağladığını, yetki tespit başvuruları karşılanırken işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirkete ait işyerinde ancak işyeri toplu iş sözleşmesi yapılabileceği hususunun kesinleşen mahkeme kararları ile tespit edildiğini, 2. Davalı Bakanlıkça işletme toplu iş sözleşmesi için olumlu yetki tespit yazısı verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Yetki tespitine konu birimlerin bağımsız işyeri olmadığının tespitine yönelik keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve delilleri toplanmaksızın karar verildiğini, 4. Davalı Bakanlık cevap dilekçesindeki beyanlara göre davalı Sendika tarafından yapılan yetki başvurusunun süresinde olmadığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4bfa51e11808f133 1208a974f2e2d05d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı