Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2848 E., 2025/4927 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2848 E., 2025/4927 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2848
Karar No
2025/4927
Karar Tarihi
28.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/2848 E. , 2025/4927 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/502 E., 2024/2468 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/107 E E., 2021/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına ait işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın 2019 yılından itibaren davalı tarafından sözleşmedeki düzenleme gözetilmeksizin ücret belirlendiğini ve eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına ait işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı KHK hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın 2019 yılından itibaren davalı tarafından sözleşmedeki düzenleme gözetilmeksizin ücret belirlendiğini ve eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ikramiye farkı, ilave tediye farkı, hizmet zammı farkı, gece çalışması zamlı ücreti farkı, hafta tatili ve fazla çalışma ücreti farkı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kadroya geçişi yapılan işçilerin ücret, mali ve sosyal haklarının Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, bu hükme göre davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak bu ücretin üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini ve takip eden dönemlerde de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yazısındaki zamların uygulandığını, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, işçilerin sözleşmesinde belli oranların yazılmış olması hâlinde dahi oranların geçersiz olduğunu, davacı tarafça istenen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki imzalanmış 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret esas ve ödeme şekli" başlıklı 7/1 hükmünde "İş bu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %84 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır" hükmü bulunduğundan, davacının dava konusu uygulama nedeni ile ücret farkı alacağı bulunduğu yönünde kanaate varıldığı, talep gibi dava tarihi dikkate alınarak en son 2020/10 dönemine ait ücret farkının hesaplandığı, davacının dava konusu uygulama nedeni ile ücretin yanlış hesaplandığı ve işçilik alacaklarının eksik hesaplandığı yönünde kanaate varıldığı, dava konusu işçilik alacağı farklarının hesaplanarak hüküm altına alındığı, ancak fark, ikramiye, hizmet zammı ve hafta tatili çalışma alacağı sübut bulmadığından bu taleplerin reddedildiği, tüm dosya kapsamı ve hesaplama yöntemi itibarıyla denetime elverişli 01.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alındığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre ileri sürülen istinaf sebepleri ile resen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 2018 yılı asgari ücreti korunarak bu ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesinde diğer taraftan da toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, 2. İlk Derece Mahkemesince birleşen dava yönünden cevap dilekçesine rastlanılmadığı tespitinin yerinde olmadığı, UYAP sistemi üzerinden sunulduğunu, cevap dilekçelerinin incelenmeksizin savunma hakları ihlal edilerek hüküm kurulduğunu, 3. İşçilerin ücretlerinin asgari ücretle ilişiğinin kesilerek brüt ücrete geçişi yapıldığından hizmet alım sözleşmesinde geçen yüzdelik dilimin kıyas yoluyla toplu sözleşme hükümlerinin yanında kullanılmasının mümkün olmadığını, davacıya toplu iş sözleşmesi ile yapılan ek ödemeler de dikkate alındığında davacının ödenmeyen işçilik alacağının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353. maddesine göre bölge adliye mahkemesi davanın esası ile ilgili olarak üç türlü karar verebilir. Bunlardan ilki, başvurunun esastan reddi; ikincisi, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında; üçüncüsü ise yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında karar vermektir. Kanun hükmü, başvurunun esastan reddi ile aynı anda yeniden esas hakkında veya düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına imkân tanımamaktadır. Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun'un "İncelemenin kapsamı" başlıklı 355. maddesine göre bölge adliye mahkemesi, istinaf sebepleri ile bağlı ise de kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetebilir. Ancak anılan düzenleme tamamen incelemenin kapsamına ilişkin olup bölge adliye mahkemelerince 353. madde gereğince kurulacak hükmün şekline etkili değildir. Bu bakımdan bölge adliye mahkemesince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzenine aykırılık hâlleri bakımından ayrım yapılarak Kanun'da yer verilmeyen şekilde hüküm kurulması mümkün değildir. Kaldı ki kamu düzenine aykırılık bakımından bir inceleme yapılabilmesi de istinaf başvurusunun kabulüne bağlıdır. Örneğin 6100 sayılı Kanun'un "Ön inceleme" başlıklı 352/1-(d) hükmünde "başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin gösterilmemesi" hâline yer verilmiştir. Bu hâlde bölge adliye mahkemesince 353. madde gereğince sadece kamu düzenine aykırılık bağlamında inceleme yapıldıktan sonra yine başvurunun esastan reddine veya kabulüne karar verilerek hüküm kurulmaktadır. Belirtilen sebeplerle taraflardan birinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve kamu düzenine aykırılık bakımından yapılacak incelemenin sonucunda, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını yahut düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını gerektiren bir hâl tespit edildiği takdirde artık istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemez. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi kararında; davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. maddesi ile; ''Davacı tarafından yatırılan asıl dava ve birleşen davada alınan toplam 113,70 TL peşin harcın ve 460,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde karar verilmesinin yerinde olmadığının belirtilmesi isabetlidir. Ancak söz konusu hata esasa etkili olmadığından hüküm fıkrasındaki bu hatanın düzeltilmesi suretiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği açıklanarak, hüküm fıkrasında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin ilgili hüküm fıkrasının çıkarılarak yerine yeni hüküm fıkrasının eklenmesi yönünde karar verilmesi hatalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yukarıda belirtilen Kanun hükümlerine açıkça aykırı olduğundan, Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bcaf9c92b0643109 5f0bcc9de01b5bdb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı